Nasıl zengin olunur ya da bir soğan hikâyesi

an everlasting mealYemek Kültürü bölümümüzden anlaşılacağı üzere, sadece yemek yapmayı ve yemeyi değil, aynı zamanda yemek üzerine okumayı da çok seviyoruz. Belki de bu yüzden içinden sadece bir iki tarifi denediğimiz yemek kitaplarımız raflarımızı bol bol işgal etmesine utanmadan izin veriyor, hatta alıp başucu kitabı yapıyoruz.

İşte bu yüzdendir ki, kitap tanıtımlarına yer vermememize rağmen, çok sevdiğimiz Chocolate & Zucchini‘de okuduğumuz yeni kitabın haberini paylaşmadan edemeyeceğiz. Tamar Adler‘in kaleme aldığı ve pek ünlü Alice Waters‘ın önsözüyle yayımlanan An Everlasting Meal: Cooking with Economy and Grace (Bitmeyen Yemek: Tasarruflu ve İncelikli Yemekler), “Nasıl başlanır” adlı bir bölümle açılan, “Bir yumurtaya uçmayı nasıl öğretirsiniz” gibi başlıklarla devam eden bir çalışma. Hem başlıklardan hem de kitapla ilgili yorumlardan anlıyoruz ki bu bir “tarif” kitabı değil, bir “mutfak” kitabı. Okuyacakların amatörler olduğunu unutmadan, mutfağın hem tasarruf edilen hem de zerafetlerin sergilendiği bir yer olduğu göz önüne alırak yazılmış. Her iyi yemek kitabı gibi, tuz miktarından çok daha fazlasını anlatıyor. 

Kitabı özel kılan da bu “fazlası”, yani tariflerin ve tanımların yanı sıra yemek üzerine anlattığı kültürel hikâyeler. En sevdiklerimizden biri, “Nasıl zengin olunur” başlıklı bu soğan hikâyesi:

Değeri bilinmeyen sebzelerini altına çevirmeyi başarmış şanslı bir adamın hikâyesi bu:

Dönümler boyunca sadece soğan eken bir çiftçi soğanlarını evde satmaya çalışmaktan sıkılır. Bir arabayı soğan çuvallarıyla doldurur ve kısmetini yollarda aramaya karar verir. Bir süre sonra soğanların hiç bilinmediği bir ülkeye varır. Soğanların mucizelerini oradaki saray ahalisine kanıtlar. Kral çiftçiyi tüm soğan çuvallarını altınla doldurarak ödüllendirir.

Çiftçi eve döner ve herkese hikâyesini anlatır. Sarımsak eken komşusu aynı ülkeye aynı yolculuğa girişir.

Saray yine gördüklerine hayran kalır. Sarımsak çorbasının nabızları yükselttiği, sarımsaklı tavuğun insanları kendinden geçirdiği bir ziyafetin ardından sarımsak eken çiftçi ödüllendirilir. Sarımsak çuvalları hazineyle doldurulur. Çiftçi doğrudan eve gelir, servetini görmek istiyordur. Eve vardığında ve dolu çuvalları açtığında bu uzaktaki krallığın en kıymet varilen hazinesiyle doldurulduklarını görür. Çuvallar, soğanlarla doludur.

Chocolate & Zucchini’nin de dediği gibi, insanın çocuklarına anlatmak isteyeceği türden bir hikâye bu. Biz de, daha daha hikâyeler paylaşabilmemiz için kitabın kısa sürede Türkçede çıkması ümidiyle kapatıyoruz yazımızı.

Reklamlar

Yanıt Verin

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s