Neden yalnız kalabilmeliyiz: Tarkovski’den tavsiyeler

tarkovskyBrainpickings, yalnızlık üzerine bir dizi alıntıya, Tarkovski’nin bir videosunu eklemiş. (Biz de daha önce ustanın polaroidlerini paylaşmıştık.) Üstelik eksik olan İngilizce altyazıyı arkadaşına tamamlatmış. (Biz de bu altyazıları yakında Türkçeye çevirebileceğimizi umuyoruz.)

Yalnızlık ve can sıkıntısına odaklanmış Brainpickings. Biz ise daha çok “kendini yalnız hissetmemek için başkalarıyla beraber olmak” temasına takıldık. Türkçe edebiyatta aklımıza gelen ilk anı kitabı, Tezer Özlü’nün Yaşamın Ucuna Yolculuk‘u ve oradaki sayısız aynı temalı kısımları. “Küçük burjuva” hayatın torba dolusu kalabalığından kaçan kadın, sırf yalnız hissetmemek için birileriyle olmayı reddeder.

Aklımıza gelen diğer bir kadın yazar ise Bachmann oldu. Otuzuncu Yaş derlemesinde yine aynı temalı bol bol bölüm bulunabilir. Kitabı açtık ve “Otuzuncu Yaş” adlı öyküden zamanında bizi etkilemiş olan bir pasajı, Tarkovski’nin öğütlerinin yanına yakıştırdık — yalnız kalamayan otuz yaşında birinin (evet, yani bir gencin) pek tanıdık öyküsünden bir kesiti ile Tarkovski’nin yalnız kalınabilecek en güzel yerlerin birindeki sohbeti:

Günün birinde parasız pulsuz yollara düştü, otostop yaptı, pek tanımadığı bir oğlanın üçüncü bir elden alarak verdiği adreslerden yararlandı, orada burada bir süre kalıp sonra yoluna devam etti. Avrupa’yı gezdi dolaştı, derken ansızın bir kararla döndü, işe yarar bulduğu bir meslek dalının sınavlarına hazırlanmaya başladı, ancak bu mesleğe en son mesleği gözüyle de bakmak istemedi ama sınavları kazandı. Her fırsatta bir dostluğa, bir sevgiye, bir öneriye evet dedi ve bütün bunları da eğreti olarak, arkadan yine hayır demek üzere yaptı. Dünyayı işine son verilebilir, kendisini işine son verilebilir bir nesne gibi gördü hep.

Şimdiki gibi otuzuncu yaşın eşiğinde perdenin kalkacağından, kendisi için başla işaretinin verileceğinden ve günün birinde şimdiye kadar neler düşünüp neler yapabildiğini göstermesi, gerçekte neye önem verdiğini açıklaması gerekeceğinden bir an olsun korkmadı. (…)

Asla düşünmedi ki…

Hiçbir şeyden korkmadı.

Kendisinin de kapana kısıldığını ancak şimdi anlıyor.

İnsanlara ne söylemek istersiniz?

Bilmem… Sanırım yalnız olmayı öğrenmeleri gerektiğini ve kendi başlarına mümkün olduğu kadar çok zaman geçirmek için uğraşmalarını söylemek isterim. Bugünün gençlerinin hatalarından biri gürültülü, bazen neredeyse agresif etkinliklerde bir araya gelmeye çalışmaları. Kendini yalnız hissetmemek için bu başkasıyla beraber olma arzusu bence çok talihsiz bir gösterge. Her insan çocukluktan itibaren kendiyle zaman geçirmeyi öğrenmeye ihtiyaç duyar. Yalnız olması gerekmez ama kendiyle kaldığında sıkılmamalıdır. Kendi kendine kaldıklarında sıkılan insanlar bana kendilerine verdikleri değer açısından bir tehlikenin içindeler gibi gelir.

Reklamlar

9 Yorum

Filed under Kitaplar, Sinema

9 responses to “Neden yalnız kalabilmeliyiz: Tarkovski’den tavsiyeler

  1. Çok güzel kendimle vakit geçiririm.

    Beğen

  2. Anonim

    hayatta en iyi dostum kendimim

    Beğen

  3. hatice

    hayat kendini sevebilmekle devam eder. herşey başlamıştır çünkü yüzyıllardır dönmektedir dünya, sen de bi ara katılmışsındır o döngüye. her şey koşar adım ilerlerken kendini unutmamak gerekir ama bu egolarını besleyip büyütmek manasına gelmemeli.yaşayan tüm canlılar gibi öleceğiz bir gün, bunu unutmadan yaşamak gerekir. ölüm var ve sen de varsın, varolduğumuz için ölüm bu kadar manalı…

    Beğen

    • Mehmet TANRIVERMİŞ

      Düşüncelerinize katılmamak mümkün değil benim görüşümde bu yönde çok güzel bir yazı.
      Emeğinize sağlık.

      Beğen

  4. zeugmagoria

    Reblogged this on zeugmagoria.

    Beğen

  5. Erosenninn

    kendimle ilgili gereğini yapacağım.

    Beğen

  6. Mehmet TANRIVERMİŞ

    Hayatı boyunca yalnız olan yalnızlık ile barışık olan insanlar da var ama ben mesela 🙂
    şayet benim görüşüm şu ki; insan neye sahipse o sahip olduğu şeyden sıkılıyor ve değişiklik arıyor ama uzun vadede vazgeçtiği şeyleri de özlüyor
    örneğin her insanın bir anı vardır hiç bir şey yapmak istemez hep canı sıkkındır yalnız kalmak ister sürekli ve etrafında ki insanları kendinden dışlar ama o an düşünemediği şey ruh halinin sürekli böyle kalmayacağıdır.

    Beğen

  7. ayşe düzkan

    sevgili koltukname, türkçede yalnız hissetmeyiz, kendimizi yalnız hissederiz. edebiyatla ilgili bir mecrada ve böyle güzel bir metinde bu çeviri türkçeyi görmek üzücü.

    Beğen

Yanıt Verin

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s