İyi okur bulmak zor

Flannery O'Connor'ın okul gazetesi için çizdiği karikatürlerden. Daha fazlası için resmin üstüne tıklayınız.

Flannery O’Connor’ın okul gazetesi için çizdiği karikatürlerden. Daha fazlası için resmin üstüne tıklayınız.

Flannery O’Connor, çağdaş Amerikan edebiyatının en önemli öykücülerinden. Güney gotiği olarak tabir edilen edebiyat akımının da öncülerinden. Hayatı boyunca sistemik lupus hastalığıyla cebelleşen ve 39 gibi genç bir yaşta ölen O’Connor’ın öyküleri de hayatı gibi acı doludur. Derindir; belki yer yer zor anlaşıldığı da söylenebilir ama asla da aşağıdaki abuk yorumlara açık değildir. 1961’de, bir İngilizce profesörü O’Connor’a öğrencileri adına bir mektup göndererek “İyi İnsan Bulmak Zor” öyküsüne açıklık getirmesini rica etmiş. Aşağıdaki örnek paragraftan da görebileceğiniz üzere, sevgili hoca ile öğrencileri, “şair burada ne demek istiyor”u iyice uç noktalara taşımışlar. DİKKAT! Bu paragraf öykünün sonuna dair bilgiler içeriyor!

Birkaç olası yorumu uzun uzun değerlendirdik; hiçbiri bizi tam tatmin etmedi. Genel anlamda, Misfit’in ortaya çıkışının, öykünün ilk yarısındaki olaylar gibi “gerçek” olduğuna inanmıyoruz. Bailey’nin Misfit’in ortaya çıktığını hayal ettiği kanaatindeyiz; çünkü seyahatten önceki gece ve bir de yol kenarındaki lokantada mola verdiklerinde Misfit’in uğraşlarından haberdar olmuştu. Dahası, Bailey’nin kendini Misfit’le özdeşleştirdiği, bu yüzden öykünün son yarısındaki hayali bölümde iki rol oynadığını düşünüyoruz. Ama tüm çabalarımıza rağmen gerçeğin bir ilüzyona ya da hayale hangi noktada dönüştüğünü bir türlü belirleyemedik. Kaza gerçekten yaşanıyor mu yoksa bu Bailey’nin rüyasının bir parçası mı? İçine düştüğümüz bu zorluktan kolay bir çıkış yolu bulmaya çalıştığımızı sanmayın lütfen. Öykünüzü çok beğendik ve büyük bir titizlikle inceledik ama anlamamızı istediğiniz mühim bir noktayı kaçırdığımıza eminiz. Yukarıda özetini geçtiğim yoruma dair görüşlerinizi ve “İyi İnsan Bulmak Zor”u yazmaktaki hedeflerinize dair yorumlarınızı iletebilirseniz size müteşekkir kalacağız.

O’Connor’ın ağzına sağlık, lafı yetiştirmekte gecikmemiş. Yazardan, öyküsünü hiçbir şekilde anlamadıklarını belirten bu mektubu aldıktan sonra öğrencilerin ama daha önemlisi profesörlerin edebi metinleri irdeleyeceğiz derken cıvkını çıkarmamak konusunda iyi bir ders aldıklarını umuyoruz. Flannery O’Connor’ın mükemmel öykülerini okumak için Metis Yayınları’na buyurabilirsiniz. (Üstelik çevirmenler Nazım Dikbaş, Fatih Özgüven, Tomris Uyar ve Aylin Ülçer.) Yazarın iki romanından yalnızca biri, Bilge Kan Türkçeye çevrilmiş, o da uzun yıllardır piyasada yok. Onun için sahaflara bakmanız gerekecektir. (Letters of Note aracılığıyla.)

28 Mart ’61

Doksan öğrenciniz ile üç öğretmeninizin yorumları tamamen akıl dışı ve benim hedeflediklerimden alabildiğince uzak. Bu yorum doğru olsaydı, öykü ucuz bir numaradan öteye geçemezdi ve ilgi alanı anormal psikolojiyle sınırlı kalırdı. Ben anormal psikolojiyle ilgilenmiyorum. Öykünün ilk bölümüyle Misfit’in sahneye girdiği ikinci bölüm arasında bir gerilim farkı var ama bu gerçekliğin azaldığı anlamına gelmiyor. Elbette bu öykü, Georgia’lıların gündelik hayatlarını yansıtması açısından gerçekçi sayılamaz. Oldukça biçimlendirilmiş ve öykünün anlamı ciddi olsa da düzeni karikatürleştirilmiş. Bailey’nin tek önemi, babaannenin oğlu ve arabanın sürücüsü olması. Ayarsız’ı ilk fark eden ve öykü boyunca Ayarsız’la ilgili en çok endişelenen babaanne. Öykü, babaanne ve yüzeysel inançları ile Ayarsız’ın İsa’nın davranışıyla –Ayarsız’ın dünyasını altüst eden davranışıyla– ilgili çok daha samimi hisleri arasında bir tür düello. Okur bir öykü üstüne düşünmeyi sürdürdükçe öykünün onun için anlamı genişlemeli; ama anlam, bir yorumla yakalanamaz. Öğretmenler öykülere, verilen her bariz yanıtın doğru kabul edilebildiği araştırma sorularıymış gibi yaklaşmayı alışkanlık edindiyse, öğrenciler edebiyattan zevk almayı asla öğrenemeyeceklerdir. Fazla yorum yapmak kuşkusuz az yorum yapmaktan daha kötüdür ve öykü okura bir his vermiyorsa bu hissi teori sağlayamaz. Amacım rahatsız edici bir tonla yazmak değil. Şok içindeyim.

Flannery O’Connor

 

Reklamlar

1 Yorum

Filed under Edebiyat, Kitaplar

One response to “İyi okur bulmak zor

  1. Geri bildirim: Flannery O’Connor: Dostlar, dostlara Ayn Rand okutmaz! | koltukname

Yanıt Verin

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s