The New Yorker 76 yıl önce reddettiği Fitzgerald öyküsünü basıyor

Sanırız Koltukname’deki minimalist poster çılgınlığını F. Scott Fitzgerald tutkusu izliyor. Caz Çağı’nın adını koyan yazarın daha önce sesine, kızına verdiği nasihatlara, tercih ettiği kokteyle ve başyapıtının çeşitli uyarlamalarına yer vermiştik. Fitzgerald son günlerde Leonardo DiCaprio’lu son Muhteşem Gatsby filmiyle gündemde. Herhalde bunu fırsat bilen The New Yorker dergisi, yazarın tam 76 yıl önce reddedikleri bir öyküsünü nihayet yayımlamaya karar vermiş. Melville House’un haberine göre, bugüne dek hiç yayımlanmamış öyküyü Fitzgerald’ın torunları “kasada” keşfetmişler.

“Thank You for the Light” (Ateş için Teşekkürler) “sert ve lastikli korseler satan, güzelliği hafif solmuş kırklarındaki bir kadın” olan Mrs. Hanson’ın hikâyesini anlatıyor. Yeni satış bölgesindeki insanlar sigara alışkanlığını Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Evli çiftler için Kama Sutra

Erkek bulaşıkları makineye yerleştirirken her şeyi yanlış yaptığı için kadının yanına gitmesine “bulaşık makinesi pozisyonu” denir.

 

Erkeğin kadının yanında özür dilemeye bile tenezzül etmeden gaz çıkarmasına “standardın düşmesi” denir.

 

Erkekle kadın Hint yemeği yedikleri için mideleri pirinçten şişip bırak sevişmeyi, sohbet bile edemeyecek hale geldiklerinde buna “balinaların kıyıya vurması” denir.

 

Erkek kadının boynuna ufak öpücükler kondurduğuna, kadın erkeğin göğsünü şefkatle okşadığında, o sırada çocuk korkutucu bir ses duyduğu gibi saçma sapan bir bahaneyle odaya koştuğunda buna “bölünen oturum” denir.

 

Kadın adamı yatakta kendiyle oynarken yakaladığında ve gördüklerine inanamadığını ifade eden bir ses tonuyla “Gerçekten mi?” dediğinde, adamsa kadına sırtını dönüp işine devam ettiğinde buna “azimli tavşan” denir.

 

(The New Yorker aracılığıyla.)

Bir fotoğrafla başladı her şey

Sanatçı her şeyden etkilenir, her şey sanatçıya ilham verir. Bir kitap okuyup resim yapanlar, resme bakıp şarkı yazanlar, fotoğraftan ilham alıp şiir yazanlar az olmasa gerek. The New Yorker dergisi, bir fotoğraftan etkilenip şarkı yazan müzisyenlere ait bir liste yayımlamış. Bu listeden en ilginç bulduklarımızı aşağıda okuyabilirsiniz:

1) Crosby, Stills, Nash & Young / “Teach Your Children”

Fotoğraf meraklısı Graham Nash, bir öğleden sonra Santa Clara’daki bir sanat galerisinde sergilenen portreye takılıp kalmıştı. Portre, II. Dünya Savaşı sırasında silah üretcisi olan Alman Arnold Krupp’a aitti. Krupp, muhtemelen sayısız insanın ölümüne yol açmış silahları üretmişti. Nash, bir başka ikonik fotoğrafı, Diane Arbus tarafından çekilmiş “Oyuncak elbombalı çocuk” fotoğrafını hatırlayıp savaş ve çocuklarla ilgili düşüncelere daldı.Devamı »

Haftadan Kalanlar // 21-27 Temmuz 2014

Bayram tatilinde tatile çıkamayanlar için tadımlık okumalar niyetine haftanın notları:

TED-Ed_Tattos_YouTube_Preview_1-248x330* Etgar Keret İsrail’le ilgili görüşlerini bir kere daha açıkladı. Bu sefer The New Yorker için.

* Zenci bir genç olduğu için süpermarketlerde hırsızlık yapacağı korkusuyla sürekli çalışanlar tarafından takip edilen çocuk, kendisini izleyenleri Vine’la tüm dünyaya ifşa etti.

* Gerçekten hırsızlık yapan bir yankesici, üstelik eskilerden, efsanevi bir yankesici ise hikâyesini parmaklıkların ardından The New York Times‘a anlattı. Nasıl yakalandığına polislerin bile şaştığı yankesici, kimlik hırsızlığı çağında insanların kredi kartı bile kullanmadığı, ceplerinde hep nakit taşıdığı zamanları yad ederek “Nerede o eski günler!” diyor.

* Bir başka Times haberi: İşleri ertelemek kötüdür de, erkenden bitirmek iyi midir? Araştırmalara göre o kadar da iyi değilmiş. Ayrıntılar burada.Devamı »

Fitzgerald’dan yeni bir öykü: “Kibrit İçin Teşekkür Ederim”

F. Scott Fitzgerald
Michael Daye çalışması. Daha fazla bilgi için resmin üstüne tıklayınız.

Geçtiğimiz yıllarda, The New Yorker dergisinin vakti zamanında reddettiği bir F. Scott Fitzgerald öyküsünü aradan 76 yıl geçtikten sonra yayımlayacağını duyurmuştuk. Şimdi de “Kibrit İçin Teşekkür Ederim” adlı bu öyküyü, İskenderiye Dörtlüsü; Tüfek, Mikrop ve Çelik gibi kitapların yanı sıra Fitzgerald’ın Caz Çağı Öyküleri ve Uçarı Kızlar ve Filozoflar’ının usta çevirmeni Ülker İnce‘nin bize özel yaptığı çeviriyle sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyuyoruz.

“Kibrit İçin Teşekkür Ederim”i dilerseniz aşağıda okuyabilir, dilerseniz bu bağlantıdan PDF olarak indirebilirsiniz.  Devamı »

Yetişkinler için Hansel ve Gretel keki

hansel-and-gretelYılın birkaç hafta öncesine kadar, Noel kutlanan ülkelerde yoğun bir zencefil ve diğer çeşitli yoğun aromalı baharatların kullanıldığı, bol içki ve tatlının tüketildiği bir dönemdeydik. Sıcak şarap, baharat ve alkolü bünyesinde birleştirmiş şahane bir icattır mesela. Zevkle takip ettiğimiz Yummybooks da mevsime de uyarak bol zencefilli, pekmezli, kakuleli, ama aynı zamanda biralı bir kek yapmış. Karanlık ve yapışkan bu keki isterseniz Grimm Masalları‘nı okurken, isterseniz masalları eleştirdiğiniz dost sohbetlerinde yiyebilirsiniz.

Tarife geçmeden önce, Grimm Kardeşlerin kimi –hatta çoğu– masallarında yer alan şiddet ve dehşet öğelerine değinmesek olmaz. Bu konuyu her açıdan tartışan derli toplu The New Yorker makalesinden özetlemek gerekirse, Grimm Kardeşler masallarındaki temelinde zalimlik aslında onları bu masalları derledikleri sözel olarak nesilden nesile aktarılan halk hikâyelerinden kaynaklanıyor. Grimm Kardeşler satışlarla tavırlarını değiştirmiş ve kitaplarının sonraki baskılarında birçok öğeyi değiştirmiş, kötü anneyi üvey anne yapmış, çocuklarını terk eden babalara pişmanlık duyguları atfetmişler.Devamı »

Penguin avansları geri almak için kendi yazarlarına dava açıyor

Melville House’un haberine göre, Amerika (ve dünyanın) en büyük yayınevlerinden Penguin, yüklü avanslar almalarına karşın kitapları teslim etmeyen kimi yazarlarına dava açmış. Öne çıkan adlar şöyle:

Prozac Toplumu‘nun yazarı Elizabeth Wurtzel, 2003’te, “depresyonla başa çıkabilmeleri için gençlere bir kitap” yazmak için 100.000 dolara anlaşmıştı. Penguin Wurtzel’in 33.000 dolarlık avansını (en az 7500 dolar faizle) geri vermesini istiyor.

Blog yazarı Ana Marie Cox, 2006’ta “bir sonraki siyasi eylemci neslinin komik bir incelemesi”ni yazmak için anlaşmış ve 81.250 dolarlık avansı (ve en az 50.000 dolarlık faiz) için dava edilmiş durumda. Penguin sözleşmesinin toplamı 325.000 dolar ediyordu.

The New Yorker dergisinde yazan Rebecca Mead, Penguin’in iddiasına göre yayınevine 20.000 dolar (ve en az 2000 faiz) borçlu. Mead 2003’te “dergi yazılarını derlemek” için 50.000 dolarlık bir anlaşmaDevamı »

Bob Dylan’ın yalancısıyım

null

Bob Dylan, yaşamı boyunca sürekli gündemde kalan bir yıldız. Daha önce, açtığı sergideki resimlerin eski fotoğraflardan kopyalandığı iddiasıyla ilgili haberi aktarmıştık. Bu kez de bir gazeteci tarafından uydurulmuş ya da değiştirilmiş sözleriyle, Bob Dylan yine karşımızda.

Fitzgerald’ın 76 yıl önce reddettiği öyküsünü yeniden yayımlayacağını aktardığımız The New Yorker dergisi için çalışan Jonah Lehrer, geçtiğimiz günlerde, Imagine: How Creativity Works (Hayal et: yaratıcılık nasıl çalışır) adlı, yaratıcı zekâ hakkındaki kitabını yayımladı. Ve yayımlanmasından hemen sonra, Tablet adlı, Yahudilere yönelik sanat ve fikir dergisi,Devamı »

Jonathan Franzen hiçbir şeyi sevmemeye devam ediyor

Resim: Tom Jellet.

Jonathan Franzen, yeni bir Ernest Hemingway, bir J. D. Salinger, yani Amerika’yı temsil eden ve geleceğe kalacak önemli bir yazar sayılıyor (yahut kendisini öyle sayıyor, henüz tam anlayamadık). 2001 yılında yayımlanan The Corrections‘la (kelime anlamıyla Düzeltiler; Türkçeye Aile Sırları olarak çevrilmişti) büyük bir başarı yakalayan yazar, tam 10 yıl sonra  Freedom‘la (Özgürlük) tekrar okurlarla buluşmuştu. Hem de ne buluşma. The Corrections vakti zamanında Oprah Winfrey’nin meşhur kitap kulübüne seçildikten sonra, Devamı »

Fitzgerald’dan kızına, kafaya takılacak şeyler listesi

Amerikan edebiyatının vazgeçilmez yazarlarından F. Scott Fitzgerald, eserleriyle olduğu kadar özel hayatıyla da hatırlanan bir isim. Zelda Fitzgerald’la olan çalkantılı evliliği, Ernest Hemingway’le olan çalkantılı dostluğu… Çalkantıların adamıdır Fitzgerald! Ancak, kızı 11 yaşındayken ona verdiği listeye bakılırsa, aynı zamanda sevgi dolu bir baba imiş.

Haberi aldığımız Flavorwire sitesinin Scottie Fitzgerald’la ilgili notu şöyle:Devamı »

James Baldwin’in İstanbul günleri

 

james baldwin1Romancı, öykücü, oyun yazarı, insan hakları savunucusu ve denemeci: James Baldwin, tüm sıfatlarıyla 20. yüzyıl Amerikan edebiyatının unutulmaz isimlerinden.

Amerika’daki sivil haklar hareketinin ortasında çalkantılı bir hayat süren Baldwin, ülkesinden kaçıp kendisini kimsenin tanımadığı bir yerde çalışabilmek için 1961’de Engin Cezzar’ın kapısını çalmıştı. Geleceğini haber vermeden, bir düğün davetinin ortasında bir anda ortaya çıkan Baldwin, iki ay boyunca İstanbul’da, Gümüşsuyu’nda kaldı ve 60’lar boyunca şehre sık sık geldi. The New Y orker‘dan Claudia Roth Pierpont’un sözleriyle:

Bu uzak şehirde onunla söyleşi yapmak isteyen, ondan toplumsal kehanetlerde bulunmasını isteyen kimse yoktu. Çok az kişiyi tanıyordu. Dili konuşamıyordu. Çalışacak zaman bulabiliyordu. İstanbul’da iki ay kaldı ve Bir Başka Ülke‘nin son noktasını burada,  bir başka partide –Baldwin her zaman bir başka parti bulurdu– kadehler, kâğıtlar ve kanepelerle dolu bir mutfak tezgâhında sakin sakin yazarken koydu. Kitaba süslü bir şekilde, “İstanbul, 10 Aralık 1961” diye tarih atılmıştı.

Sedat Pakay’ın fotoğrafları, yazarın hayatındaki bu sükunet dönemine ayna tutuyor. Baldwin’i yemek yaparken, nargile içerken, Boğaz manzarasını seyrederken gösteren bu fotoğraflar sevenlerine yazarın özel hayatına kısa da olsa göz atma ayrıcalığı tanıyor.
Baldwin’in Türkçedeki kitapları Yapı Kredi Yayınları’nda. (Yes! Magazine aracılığıyla.)
james baldwin2
james baldwin3
james baldwin4
james baldwin6
james baldwin7
james baldwin8james baldwin9
james baldwin10
james baldwin11
james baldwin13
james baldwin15
james baldwin16
james baldwin17
james baldwin18
james baldwin20
james baldwin21
james baldwin22
james baldwin23

Haftadan Kalanlar // 30 Aralık 2013-5 Ocak 2014

Haftadan Kalanlar adlı bölümümüze hoş geldiniz. Adından da anlaşılabileceği üzere, bu köşede haftadan kalanları, okuyup da blog yazısına uzamayanları, bir tweet’e sığmayanları, bir arada daha mı güzel dururlar dediklerimizi sizlerle paylaşıyoruz.

MV5BMTg1MTE1NTIxMl5BMl5BanBnXkFtZTcwMDEzMjE5OQ@@._V1_SX214_* Veronica Mars filminin vizyon tarihi belli oldu! Dizinin tüm hayranları gibi biz de, filmin Kickstarter’da toplanan parayla çekileceğini duyunca pek sevinmiştik. Türkiye’de ne zaman gösterime gireceği henüz bilinmese de, Amerika vizyon tarihinin 14 Mart olarak belirlenmesine de bir o kadar heyecanlandık. Fragman burada.

* İnsanın aklını başından alacak bir diorama çalışması: POMA TOMA’ya karşı. Korkut Varol’un ellerine sağlık. (Siren’in Sesi aracılığıyla.)

* Tim Burton ve Doctor Who sevenlerin hoşune gidecek bir sentez.

* Listelerle ilgili şurada kısa bir yorum yapmış, ama esasında Siren’in Sesi ve Metin Celâl‘in konuyla ilgili yazılarına bağlantı vermiştik. Gözümüzden kaçmış, geç de olsa paylaşalım: Elif Batuman’dan yıl sonu listeleri üzerine bir liste.

Haftadan Kalanlar // 8-14 Temmuz 2013

Haftadan Kalanlar adlı bölümümüze hoş geldiniz. Adından da anlaşılabileceği üzere, bu köşede haftadan kalanları, okuyup da blog yazısına uzamayanları, bir tweet’e sığmayanları, bir arada daha mı güzel dururlar dediklerimizi sizlerle paylaşıyoruz.

* Gezi Parkı Direnişi’nde bilgisayar oyuncusu gençliğin en önlerde yer aldığı malumunuzdur (örnek ve örnek). Doğal olarak direnişin kendisinin de bir bilgisayar oyununa dönüşmesi kaçınılmaz. Büyük “savaş” oyunları geliştirilene kadar ilgilenenler bu “Tweet Atma Oyunu“na göz atabilirler.

* Gezi’yle ve direnişle meşgul olduğumuz şu günlerde uluslararası camiada edebiyat haberleri devam etmekte elbette. Daha önce aday adayı ve aday listelerine yer verdiğimiz IMPAC Dublin Edebiyat Ödülleri’nin 2013 sahibi belli oldu: City of Bohane adlı kitabıyla Kevin Barry. Kitabın Türkçede yayımlanacağına dair bir habere henüz ulaşamadık.

* Jane Austen’ın Gurur ve Önyargı adlı romanının meşhur karakteri, Bay Darcy, kısa bir televizyon dizisinde Colin Firth tarafından ölümsüzleştirilmişti. Şimdi, filmin –ve elbette kitabın– en sevilen bölümlerinden olan göl sahnesi, Hyde Park’taki göle konuşlandırılan bir heykelle ölümsüzleşirildi. Heykel, duruma göre, hayallerinizi ya da kâbuslarınızı süsleyecek.Devamı »

Haftadan Kalanlar // 16-22 Temmuz 2012

Koltukname’de yeni bir bölümle karşınızdayız: Haftadan Kalanlar. Adından da anlaşılabileceği üzere, bu köşede haftadan kalanları, okuyup da blog yazısına uzamayanları, bir tweet’e sığmayanları, bir arada daha mı güzel dururlar dediklerimizi sizlerle paylaşacağız.

The Dark Knight Rises‘ı sabırsızlıkla beklerken, memlekette geç vizyona girmesinin sancılarını çekiyoruz: Her yer spoiler dolu! Ama tamamen ilgisiz kalmak da olmaz. Bu yüzden huzurlarınızda yılın en geyik şakası.
* Neden pantolon giydiğimizi hiç merak etmiş miydiniz? Meğer ata binebilmek içinmiş.
* Televizyonda futbolcu transferlerinin haberlerinin döndüğü şu yaz günlerinde, Alkışlarla Yaşıyorum geçmişe bir yolculuk yapıp tarihin en onursuz golünü anmış.
* Farklı kitap formatlarına doyamıyorum fakat hepsini de alamıyorum derseniz pek muzur neşriyat, Victoria Çağı’na özgü bir pop-up kitabı Brain Pickings hareketlendirmiş.
* Pop-up‘larla eğlendikten sonra düzyazı kitabınıza geri dönerken en ideal kitap okuma pozisyonunu bir türlü bulamadıysanız, şu videoya Devamı »

Yeni sezonla birlikte kızışan Game of Thrones tartışmaları

Game of Thrones, yayınlandığı andan itibaren büyük bir hayran kitlesine sahip olmuş, ikinci sezondan önceki uzun arayla da birçok insanı delirtmişti. Elbette diziyle beraber edebiyat tartışmaları da kızıştı. Çoğu kimsenin aklında artık şu soru var: J. R. R. Tolkien‘in tartışmasız elinde tuttuğu fantazi edebiyatın krallığını George R. R. Martin Taht Oyunları‘yla gerçekten aldı mı? Aslında Martin’in yazdığı kitabın adı Buz ve Ateşin Şarkısı. Kitap toplam 7 ciltten oluşacak ve şimdiye kadar Amerika’da 5 cildi, Türkiye’deyse 3 cildi yayımlandı. Taht Oyunları ilk cildin alt başlığı ve tabii ki aynı zamanda Devamı »