Yemesek de tweet mi etsek?

Sosyal medyanın nelere kadir olduğunu Koltukname’de ara ara tartışıyoruz.  Bir sosyal medya rehberi bile sunmuştuk. Yayıncıların okurla yeni ilişkiler kurmasından, ülke bazında sansüre kadar sosyal medyanın hem yeni olanaklar sağlayan bir yüzü hem de aslında var olan ilişkilere eklemlenen bir yüzü var. Bir de yarattığı kendi kültürü var. Özellikle yemek kültürü sosyal medyadan çok etkilenmişe benziyor. Organik gıdadan gurme lezzetlere, bütçelere uygun, hem de zengin bir mutfak kültüründen, farklı memleketlerin yemeklerini pişirmeye, yemek pişirme ve tatma konusunda internette bir patlama yaşandığı kesin. Bu Türkiye’ye de yansıdı elbette. Ben kaçırmışım ama aslında şu tarifi arar dururdum diyenlere Café Fernando‘nun Yemekosfer arama motorunu öneriyoruz. Buradaki yemek blog‘ları bazı kriterleri tamamladıktan sonra dahil Devamı »

Sylvia Plath ve limonlu pudingli kek

Daha önce kadın şairler ve yemek konusuna değinmiş, Emily Dickinson ve hindistancevizli kekten bahsetmiştik. Tarifini de vermiştik. Bugün de sevdiğimiz yeni bir blog‘da, Paper and Salt‘ta gördüğümüz Sylvia Plath’in limonlu pudingli kekinin tarifini çevirmek ve biraz da Plath’ten bahsetmek istiyoruz. Plath konusunda Türkçede şanlısıyız aslında. Günceleri Oğlak Yayınları‘ndan yayımlanmıştı. Gerçekten Plath’in tartışmalı hayatını kendisinden okumak büyük bir şans. (Gerçi tükenmiş gözüküyor yayınevinin Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Brad Pitt’in filmlerde yediği yemekler

New York Magazine‘in eğlence sayfası olan Vulture‘ın yazarları, geçen yıl Kazanma Sanatı‘nın vizyona girmesiyle birlikte Brad Pitt‘in rol aldığı filmlerde ne kadar çok yediğine dikkat etmişler. Biz bunu Ocean’s filmlerine özgü bir durum sanıyorduk ama hazırladıkları listeyi görünce çok yanıldığımızı anladık. İşte, yarısı Türkiye’de bulunan yarısı ise bulunamayan çeşitli –ve çoğunlukla abur cubur– yiyeceklerden oluşan o liste (resmi üstüne tıklayarak büyütebilirsiniz).

Amherst Güzeli’nden hindistancevizli kek tarifi

Emily Dickinson gelmiş geçmiş en yalnız şairlerden biridir. Ayrıca, “Şiirleri belki de hiç okunamayabilirdi,” dediğimiz şairler kervanındaki bilinen kadın şairlerdendir. “Hiç okunamayabilirdi, nasıl olur!” dediğimiz yazarlar listesinin başında ise herhalde Franz Kafka vardır. Emily Dickinson kardeşine, Franz Kafka ise Max Brod‘a tüm yazılarının yakılması talimatını vermişlerdi. Dickinson’ın yazıları arasında yakılanlar neredeyse tüm yazışmaları olmuş, şiirler ise ölümünün ardından yayımlanmış. (Yanan ve yanmaktan kurtulan kitaplarla ilgili İngilizce kısa bir bilgi için buraya bakabilirsiniz.)

Yaşarken kendisine “Amherst’lü Efsane” denilmiş. Ölümünün ardından adı “Amherst’lü Rahibe”ye çıkmış. Şiirlerinin yayımlanmasının Devamı »

GDO’lu yem ve tartıştıklarımız, tartışmadıklarımız

Son iki hafta yine ülke gündeminde gıda siyasetiyle ilgili bir konu tartışıldı. Yeteri kadar tartışılmadı ama özellikle daha önce de haber yaptığımız Fikir Sahibi Damakların ve birçok gönüllünün sayesinde en azından konunun farkına varıldı. Konu ise GDO’lu ithalat ürünlerine verilen ve maalesef verilmeye devam edilecek gibi gözüken izinlerin düzenlenmesi, mevzuatının oluşturulması. Bu konuda internet üzerinden halka da fikri soruluyormuş gibi gözükse de, aslında fikrimizi soran yok. Fikrimizi bağırmaya çalışanlar var ama. Konuyla ilgili bir kampanya Fikir Sahibi Damaklar’dan geldi. Öyle ki kampanya sonunda bu ithalatın düzenlenmesi yönünde çalışan ve izinler için başvuruyu yapan TÜGİDER (Tüm Gıda İthalatçıları Derneği) üyelerinden bir şirket dernekten çekildi. Kampanya şirketlere neden bu başvuruyu yapıyorsunuz diye soruyordu ve bu yönde bir dilekçe imzaya açılmıştı. Biz bu yazıyı hazırladığımız esnada TÜGİDER’in internet sitesine ulaşılamıyordu. Bir diğer kampanya da Greenpeace’den: yemezler.Devamı »

Denizde neler oluyor?

Fikir Sahibi Damaklar: İstanbul Slow Food Hareketi, Türkiye’deki gıda üretimiyle ilgili farklı bir kaynak oluşturan bir avuç örgütlenmeden biri. İnternet sitelerinden ziyade Twitter üzerinden takip ettiğimiz Fikir Sahibi Damaklar, burada çok ciddi bir meseleyi gündeme getiriyorlar: balıkçılık ve balıklara ettikleri. Mevsim dışı avlanma; trol gibi, sadece avlamaya niyet ettiğine değil aslında avlamak istemediğine ve tüm deniz canlılara zarar verenDevamı »

Yerde gökte neler oluyor

!f Bağımsız Film Festivali bugün basın toplantısıyla 2012 programını açıkladı. Hemen gözümüze Buğday Derneği‘nin bunu takip eden açıklaması çarptı: Festival altın madenlerine karşı Kaz Dağları’yla dayanışıyor (değirmenlere karşı gibi, İspanyol romanları Kızılok/Ortaçgil şarkıları gibi). Festivali büyük şehirlerin dışına taşıyan !F 2’yle İstanbul’la eş zamanlı gösterimler gerçekleşecek, hatta yönetmenlerle söyleşiler bile canlı yayınlanacakmış. Hem de ücretsiz olan bu etkinliğini takip etmek isteyeni buraya yönlendiriyoruz.

Bu fırsattan istifade festivalde yerde gökte neler oluyor, ne yiyoruz, nasıl yaşıyoruz gibi çok temel olduğuna inandığımız Devamı »

Ette sütte neler oluyor

Haber bugünkü Radikal‘den. Tarım Bakanı Mehdi Eker sütte kanser yapıcı maddelerin olabileceğini söylemiş. Tam alıntı şöyle:

Bakanlığımızca yürütülen kontrol ve denetimlerde sütlerde antibiyotik kalıntısına ve aflatoksin M1’e rastlanabilmekte olup bunlarla ilgili gerekli yasal işlem yapılmaktadır.

Haberin tamamı için şuraya buyrun.

Bu ülkede et ve süt tüketen bir yandan da sağlığını korumaya çalışan insanlar olarak öncelikle şunu soruyoruz: Yasal işlemler nedir? Para cezası ve faaliyetten men seçenekler arasındaymış. Neye göre bunlara karar Devamı »