Haftanın Eğlencesi: Ali Amca’nın giysileri

Berlinli Ali Amca, her sabah yürüyüşü sırasında önünden geçtiği bir kafede çalışan garsonun dikkatini çekmiş. Ali Amca’nın dikkat çekici yanı, giysileri. Üstünde ister takım elbise olsun ister kot pantolon ve ceket, Ali Amca görünümüyle her zaman yakıyor. Fotoğrafçı Zoe Spawton da, tüm bu kıyafetleri, “What Ali Wore” (Ali Ne Giydi) adlı Tumblr bloğunda paylaşıyor.

İşte sosyal medyayı sarsan Ali Amca’nın giysilerinden bir seçki. Biz en çok vişne çürüğü takımla aynı renkteki yağmurluğu beğendik, ya siz?

ali1Devamı »

Tanışınız: Fareler Oyunda

Tanışınız: bölümümüze hoş geldiniz. Burada sizlerle, her zaman aklınızın bir köşesinde bulunması, düzenli olarak takip edilmesi yahut her gün ziyaret edilmesi gereken, her halükârda internet tarayıcınızın kitap ayracını  arasına koymanızı şiddetle tavsiye ettiğimiz internet sitelerini tanıtacağız.

fareleroyundaOyunun hep üzerine düşünülecek ciddi bir mesele olduğuna inandık. En son The Big Bang Theory‘den ilhamını alan kitap listesinde Huizinga’nın Homo Ludens kitabından bahsetmiştik. Oyun oynayan insanın tarihine dalan bir kitaptır. Oyunun sadece bir zaman öldürme ve gerçeklerden kopma (escapist) aktivitesi olarak değil de, tam tersi zamanı farklı düzenmenin, zamana ve mekâna müdahalenin bir yöntemi olarak düşünebileceğine inanıyoruz. Zaten insan sosyalleşmesindeki yeri de inkâr edilemez. İşte bu duyguları paylaşan ama çok daha fazlasına kafa yoran, dert edinen bir ekip bir araya gelmiş, blog maceralarını internet dergisine dönüştürmüşler. Adı Fareler Oyunda. Onların ağzından anlatmak gerekirse:

Oyundan sadece video oyununu, oyun yazısından da “inceleme”yi anlamıyor. Her türlü oyuna, tüm toplumsallığı ve tarihselliği içinde eleştiri getirmeyi, oyunlarla ilgili hikâyeler anlatmak gerektiğini düşünüyor. Mutfağında, oyun dergiciliği dahil yayıncılığın birçok alanında çalışmış K. Mehmet Kentel, Yiğitcan Erdoğan ve Ezgi Keskinsoy’un yer aldığı derginin ilk sayısında farklı çehreleriyle “Oyun Mekânları” masaya yatırılıyor. İlk sayının giriş yazısı, okurunu çağırıyor: “Bu dergiyi, dünya üzerine, hayat üzerine düşünen insanların okumasını istiyoruz. Bu dergiyi, oyun oynayan insanların okumasını istiyoruz. Bu dergiyi, oyun üzerine düşünen insanların okumasını istiyoruz.”Devamı »

LEGO 55 yaşında

Çocuklardan yetişkinlere büyük bir hayran kitlesi bulunan, türlü türlü çılgınlıklara neden olan LEGO, 55. kuruluş yıldönümünü kutluyor. Üstelik daha öncekilere taş çıkartacak bir reklam kampanyasıyla: LEGO bulmacalar.

Kolay olanlar yanıtı bulunca tebessüm ettiren, zor olanlar ise insanı çileden çıkartan bu 55 bulmacadaki tek ipucu, sağ alt köşedeki “Hayal edin” yazıları. “Bir şarkı hayal edin,” “Bir film hayal edin,” “Bir kitap hayal edin,” “Bir masal hayal edin,” “Bir grup hayal edin,” başlıkları bulmacanın kategorisine işaret ediyor. Yanıtlar için resmin üstüne tıklayabilirsiniz. (Favulous aracılığıyla.)

01 Stairway to HeavenDevamı »

Depoların Amazon’u

Amazon depo 10

İnternet devi Amazon’un bir iki yıl içinde Türkiye’de de açılacağı haberi 2012’de yayılmıştı. Koltukname’de az biraz değinmiştik: Amazon son yıllarda yalnızca satış politikalarıyla değil, bizzat yayıncılık yaparak da dünya devlerini tabiri caizse kışkırtıyor. (Konuyla ilgili İngilizce haberleri buradan takip edebilirsiniz.) Amazon.com.tr’nin Türkiye’deki yayın piyasasını, kitapçıların yanı sıra dağıtımcı ve yayıncıları da nasıl etkileyeceği merak konusu. Nitekim yalnızca internet üzerinden kitap satan bir başka şirket olarak kalmayacağı aşikâr. Türkiye’nin en büyük online alışveriş dükkânlarından İdefix’in 2012’nin son günlerinde Doğan Online’a satılması da bu konudaki teorileri renklendiriyor.

Amazon’un gerçekten ne kadar büyük olduğunu merak edenler için internet devinin deposunun resimlerini paylaşıyoruz. Karşılaştırma yapmak isteyenlerse en altta İdefix’in dağıtım ağı olan Prefix’in tanıtım videosuna göz atabilirler. (Sirenin Sesi aracılığıyla.)Devamı »

Swartz Manifestosu: İnternet kimin? (2)

aaron swartzDijital çağın genç dâhilerinden kabul edilen, aynı zamanda bu mecranın siyasetine de bulaşmaktan çekinmeyen Aaron Swartz (26) geçtiğimiz günlerde intihar etti. Depresyon geçmişi bulunan Swartz’un intiharında ABD savcılarının ona karşı açtığı soruşturmaların ve son olarak 30 sene hapsinin istenmesinin de rolü olduğunu neredeyse hiç kimse reddetmiyor.

Swartz’un hapsinin istenmesinin sebebi ise bilimsel makalelerin herkesin bedava paylaşımına sunulmasıyla ilgili eylemleri. Dolayısıyla bu erken ölüm bizim de kafamızı kurcalayan internet kimin sorusuna yeni bir bakışı kışkırtıyor. Nitekim ölümünün ardından yapılan yorumlarda Swartz’un RSS gibi yaygınca kullanılan uygulamalara katkısından çok bilgi paylaşımı, telif hakları ve özellikle ABD devletinin bu konulardaki tavrına, çıkarmak istedikleri SOPA gibi yasalara itiraz etmesi ön plana çıkıyor. ABD devleti yılmıyor, tavrını değiştirmiyor. (Gerçi ölümünün ardından Swartz hakkındaki soruşturmaları durduklarını açıklamışlar. Acıklı!)

Swartz aktivist tavrını ön plana çıkartan; Salon yazarı Marcy Wheeler‘a göre de diğer yazılım dâhileri gibi para kazanmak yerine (ki kazanmış da aslında) hükümet ve bilgi mülkiyeti ilişkisini kurcaladığı için neredeyse infaz edilen biriydi. Kendi bloğundan (Raw Thought) alıntı yapmak gerekirse:Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Instagram’lı Nickelback parodisi

CollegeHumor, bir parodi, komedi ve genel olarak “popüler kültür geyiği” sitesi. Türkiye’deki benzer sitelerle kıyaslamak gerekirse Zaytung‘dan ziyade Bobiler‘e benzediğini söyleyebiliriz. Elbette çok daha büyük bir ölçekte –gerçek oyuncuların yer aldığı videolar yahut animasyonlarla– işliyor.

Daha önce Haftanın Eğlencesi köşesinde yer vermiştik: The Key of Awesome adlı parodi grubu, Gotye cover’ını muhteşem bir şekilde yorumluyordu. Şimdi de CollegeHumor, Nickelback‘in “Photograph” (Fotoğraf) parçasını, akıllı telefonların vazgeçilmez uygulaması Instagram‘ın yardımıyla tiye almış (David Foster Wallace’un da gizli bir rolü var).

Şarkı, Türkçe sözleriyle birlikte aşağıda. Dikkat, çektiğiniz fotoğrafları sosyal medya platformlarında paylaşma şevkinizi kırabilir!Devamı »

Tanışınız: KitapMetre

Tanışınız: bölümümüze hoş geldiniz. Burada sizlerle, her zaman aklınızın bir köşesinde bulunması, düzenli olarak takip edilmesi yahut her gün ziyaret edilmesi gereken, her halükârda internet tarayıcınızın kitap ayracını  arasına koymanızı şiddetle tavsiye ettiğimiz internet sitelerini tanıtacağız.

https://si0.twimg.com/profile_images/1842917316/km.pngDaha önce 40. Haftadan Kalanlar’da kısaca bahsettiğimiz, kitap severliği delilik noktasına ulaşmış olanların asla atlamaması gereken bir site KitapMetre. Basit bir arayüze, kolay bir kullanıma sahip. Kısacası, ilgilendiğiniz kitabın adını ana sayfadaki arama motoruna giriyorsunuz ve KitapMetre, o kitabı farklı internet kitapçılarında hangi fiyata bulabileceğinizi, aşağıdaki gibi gözler önüne seriyor.

https://i0.wp.com/w-world.com/static/content_image/2012-09/kitap%20metre-1348671148.jpg

Böylece, en uygun fiyatı bulmak için site site dolaşıp ayrı aramalar yapmanız gerekmiyor. Ama dahası da var!Devamı »

The Casual Vacancy — şimdi sosyal medya çevirisiyle İspanyolcada

Evet, yanlış duymadınız. J. K. Rowling‘in, yetişkinler için yazdığı son kitabı The Casual Vacancy, hayranları tarafından kolektif bir çalışmayla İspanyolcaya çevrilmekte. Eğlence olsun diye değil, kitabın yayıncısı Salamandra, romanın çevirisini aceleye getirmek istemediğinden.

Aslında bu tür yüksek profil kitaplarda, telif haklarını alan diğer yayıncılara kitabın son hali, kitap yayımlanmadan dijital olarak gönderilir, böylece çeviri orijinal metinle aynı anda ya da orijinal metinden kısa bir süre sonra piyasaya sürülebilir. Ama The Casual Vacancy‘nin temsilcisi, korsan riskinin yüksek olduğunu iddia ettiği yerlere metni göndermeyi reddetmiş.

Sonuç olarak bazı ülkelerde çeviri süreci aceleyle “geçiştirilmeye” çalışılırken (Fince çevirmeni kitabı üç haftada bitirme sözü vermiş!), diğer ülkelerdeki yayıncılar, çeviri kitap yayımlarken izlenen normal yoldan şaşmıyorlar. İspanyolca yayıncılık yapan Salamandra da bunlardan biri.Devamı »

Müzecilikte kendi hediyelik eşyanızı kendiniz yapın dönemi

Rijksmuseum, esas olarak Hollanda, Hollanda’nın yanı sıra da Avrupa ve Asya sanat tarihinden kilit parçaları koleksiyonunda bulunduran bir Amsterdam müzesi. Sadece bununla kalsa Amsterdam’a uğramayanlar için pek bir önem taşımazdı. Fakat Zeit Online‘da okuduğumuz bir haber bizi  internet sitesine yöneltti, orada gördüklerimizi de paylaşmadan duramadık. Müze bünyesinde bulunan 125 bin eseri dijital ortama aktarmış. Zeit’ın da belirttiği gibi, bu kadarı da aslında pek yeni değil. Google Art Project ya da Europeana gibi projeler aslında bunu yapıyor. Nitekim başka müzelerde bu kadar toplu biçimde olmasa da dijital ortama geçiyor.

Fakat Rijksmuseum bir adım ileri gitmiş. Size, zevkinize göre internet üzerinde bir koleksiyon oluşturma şansı tanıyarak, koleksiyonculuğun ucundan tattırmış oluyor. Koleksiyonu, bazı sorulara verdiğiniz cevaplara göre onlar oluşturuyorlar ki içlerinde, “Tatil için nereleri tercih edersiniz?” Devamı »

Ortadoğu’yu internetten okumak

Savaş gündemiyle geçen bu günlerde, savaşın yarattığı onca etkiden birinin de dezenformasyon olduğunu hatırlamak önemli. Halkların barış için yürümesini önlemek ve konuyla ilgili kendi kararlarını verebilmelerini engellemek karar vericilerin çıkarına işliyor. Maalesef sürekli yeniden ateş alanına dönüşen Ortadoğu’yu takip etmek, sadece “habere” ulaşmak bile zorlu bir zihin jimnastiği gerektiriyor. Hele bir de bir duruşu olan “yorum” yazıları okumak isterseniz iyice zorlanıyorsunuz. Bu amaçla maalesef şimdilik İngilizce okuyanlara hitap edebilecek bir liste hazırlamak ve bizim sık kullanılanlarımızda yer alan blog‘ları, siteleri paylaşmak istedik. Çoğunun siyasi görüşüne ya da görüşlerine katılmıyoruz ama en azından okuduğumuza güvendiklerimizi buraya aktardık. Diğer listelerimiz gibi bu da nihai bir liste olmaktan çok Devamı »

Tanışınız: Türkçe Bilimkurgu ve Fantastik

Barış Müstecaplıoğlu’nun fantastik romanı Korkak ve Canavar’ın kapağı

Bilimkurgu ve Fantastik Edebiyat dünyası Türkçede üzerine bir şey okunacak en verimli mecra değil. Türkiye’de artık derneği bile olsa da, Türkçe ürünler yazılsa da, tanıtımı ve eleştirisi az olan  bir mecra. Bugün size tanıtmak istediğimiz blog, sadece edebiyatta değil, Sinema, Anime, Korku ve Rol yapma oyunları bölümlerini de dahil ederek, çok kapsamlı bir şekilde konuyu ele alıyor. Hem tanıtım hem eleştiri yapıyor. Steampunk gibi Türkçede iyice az gördüğümüz türleri bile içeriyor. Blog‘un adı zaten çok şey açıklıyor: Türkçe Bilimkurgu ve Fantastik: Türkçe Bilimkurgu, Fantastik ve Korku Eleştirileri.

Blog’un kurucu editörü G. Mehmet Ay. Kendisi eleştiri ve tanıtımın yanı sıra öykü de yazıyor. Öykülerini burada bulabilirsiniz. Blog‘a konuk yazarlar da katkıda bulunuyor. Yazarların ortaklaştığı nokta rol yapma oyunları ve bilimkurgu öyküleri tutkuları gibi geldi bize. Site bol güncelleniyor ve odaklandığı konu göze alındığında çok çeşitli haberlerle bilimkurgu ve fantastikDevamı »

Google ve müzik endüstrisinin dansında yeni figürler

Google, pek çok kullanıcı için internete giriş kapısı. Bir arama motoru olarak yola çıkan Google, bünyesine eklediği işlevlerle bir imparatorluğa dönüştü. Şimdi müzik dünyasında da aktif bir rol oynamaya soyunuyor. The Guardian‘ın haberine göre, geçtiğimiz günlerde Google, arama sonuçlarından yasadışı dosya paylaşımına katkı sağlayan siteleri çıkaracağını açıklamıştı.Devamı »

Yeni çağın tefrikası

Tefrika yeni çağın internet mecrasında tekrar diriltilecekmiş. Boing Boing’de gördüğümüz haber bizi heyecanlandırdı ve yakın zamanda haber olan Amazon Kindle’ın yeni projesinin ne kadar destek görebileceği konusunda da bir fikir verdi. Fikir hem çok eski hem de yeni. Zamanın büyük klasikleri bildiğiniz üzere tefrika edilerek yayımlanmış ve sonra kitaplaşmışlar. Koltukname’de bol bol ele aldığımız Sherlock Holmes serisi bunun örneklerinden sadece biri. Tefrika yöntemi elbette memleket klasikleri için de kullanılmış. Hatta Tefrika diye bir site ve tefrika yarışması var.

Şu sıralarda Kindle‘ın yeni ürünleriyle ön plana çıkan Amazon da Kindle tefrikaları başlatmaya karar vermiş. Öncelikle Charles Dickens’ın Oliver Twist‘i tefrika halinde Kindle kullanıcılarına sunulacakmış. Yanlış Devamı »

Klasiklerin klasik reklamları

Ernest Hemingway - Güneş de Doğar
Ernest Hemingway – Güneş de Doğar

Kitap tanıtımı, reklamı meselesi gerçekten çağın ruhunu, okuma alışkanlıklarını yansıtıyor. Daha önce kitap fragmanlarından bahsetmiş, bir çizgi romanın fragmanını bu sayfalara taşımış, hatta bu hafta True Blood‘ın yemek kitabının tanıtım klibi üzerine konuşmuştuk.

Flavorwire çağdaş klasiklerin yıllar öncesinden kalmış reklamlarını paylaştı. Sadece grafikler değil, yazarların nasıl tanıtıldığını okumak da döneme dair önemli ayrıntılar sunuyor. Yazarlara “yıldız” muamelesi daha fazla yapılıyor gibi geldi. Örneğin Ernest Hemingway’in Güneş de Doğar kitabının reklamında, “Hemingway’in güneşi de bu kitapla yükselecek” mealinde cümleler geçiyor. Yine reklamların çoğunda yazarların bir resmi var gibi. Yazarın kendisinin ön plana çıkarılması hâlâ bu alandaki reklamcılığın belli bir kısmı için geçerli denebilir.Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Hafif hareketli film kareleri

Son dönemlerde internette en çok dolaşan şeylerden biri de cinemagraph‘ler (Türkçe karşılıği olarak “sinemagrafi”yi öneriyoruz). Çoğunlukla hareketli .gif formatında hazırlanan sinemagrafilerin temel özelliği, görselin tamamının değil de sadece küçük bir kısmının hareket etmesi. Bu haftaki eğlence bölümümüzde sizlere ünlü filmlerden hafif hareketli film kareleri sunuyoruz. Kimi yerlerde insanın tüylerini ürperten, kimi yerlerde duru bir güzelliği ön plana çıkartan sahnelerin tamamı için çalışmanın kaynağı olan If We Don’t, Remember Me‘yi ziyaret edebilirsiniz. (Pek Güzel Şeyler aracılığıyla.)



Devamı »

Mars’ta uyanmak için müzik listesi

NASA, Spirit ve Opportunity adlı araçlardan sonra, Curiosity adlı yeni robotunu geçtiğimiz ay Mars’a indirmeyi başardı. Curiosity, inişini kendi Twitter hesabından duyurdu ve o günden bu yana göreviyle ilgili bilgi ve izlenimlerini paylaşmaya devam ediyor. NASA, böylece pek sevdiği şekilde, yeni robotuna da bir kişilik vermiş oluyor.

Eric Blood adlı NASA çalışanının Reddit adlı tartışma platformunda verdiği bilgiye göre, Curosity’nin kendine ait bir müzik listesi bile var. Uzaktan kumandayla idare edilen Curosity’nin uyanmak içinDevamı »

Dijital devrim sonrası müzik endüstrisinin halleri

20. yüzyılın sonlarında, topu topu beş büyük plak şirketi, üretim, pazarlama, halkla ilişkiler ve satış faaliyetlerinden oluşan müzik ticaretinin tamamına yakınını kontrol etmekteydi. Ama 1999 yılı, müzik dünyası ve müzik severler için bir milat oldu, teknoloji bu dünyaya ait paradigmayı toptan değiştirdi.

O sırada bu ters yüz edilişin farkında olanların sayısı ise çok azdı. Ama Napster şoku sonrasında, herkes değişimi algılamaya başlamıştı. Müzik, artık pahalı CD’ler üzerinde dağıtılan bir ürün olmaktan çıkmış, internet bağlantısı olan herkesin, yasal olmasa da veri paketleri gönderip alarak paylaşabildiği, bedelsiz bir meta haline gelmişti. Geçmişte müzik dünyasının en çok kazananlarından olan Metallica’nın, Napster’a açtığı dava bu konuda bir sembol olmuştu. Ancak sonuç değişmedi, devrim Devamı »

Fikir adamlarının infografiği

fikiradamlari

Çoğunlukla grafik tasarım ve reklamcılık alanlarına sınırlı olan infografikler, son dönemde Jack Kerouac‘in Yolda adlı romanının haritasıKırmızı Başlıklı Kız masalının videosu gibi çalışmalarla edebiyat alanına da kaymaya başladı. Bugünse sizlerle infografik adına uygun bir tablo, yani gerçekten de özgün bir bilgi grafiği sunmak istiyoruz. İnternetteki sonsuz bilgileri sindirme amacıyla yola çıkan Brendan Griffen, tarihteki tüm düşünürler, yazarlar ve komedyenlerin –daha doğrusu ne yazık ki yalnızca Wikipedia’da bulunanaların– birbirleriyle ilişkilerini gösteren bir grafik hazırlamış. Aynı zamanda biranın grafiği, insan hastalıklarının grafiği gibi oldukça ilginç çalışmaları daDevamı »

Haftanın Eğlencesi: İkonik ressamlar

Geçtiğimiz aylarda Haftanın Eğlencesi bölümünde poster tutkumuz ile minimalist çalışmalara duyduğumuz aşkı bir araya getirerek, Eurydyka Kata ve Rafał Szczawiński‘nin minimalist televizyon dizisi posterlerine yer vermiştik. İkili, dizi postlerlerinin gördüğü ilgiden sonra, meşhur ressamlarla ilgili olarak benzer bir çalışmaya başlamış. “Iconic Painters to Guess” (Tahmin Etmek Üzere İkonik Ressamlar) adlı üç bölümlük serinin ilk bölümünü aşağıda bulabilirsiniz. Posterlerin hangi ressamları temsil ettiğini merak ediyorsanız her bir resmin altında beyaz olarak gizlenmiş metni seçmeniz yeterli.

Devamı »

Tanışınız: UbuWeb

UbuWeb sayesinde daha önce Bukowski’nin kendi metinlerini okuduğu ses kayıtlarını ve Dalí New York’ta belgeselini sizlerle paylaşmıştık. Bugün siteyi biraz daha detaylı incelemek istiyoruz. Zira Ekşi Sözlük’ten Karia’nın da dediği gibi, burası bir “müstakil dijital sanat manifestosu”. Reklam yok, üyelik yok; bezdiren hiçbir müdahale olmadan, dijital ortama aktarılabilecek ve ucundan köşesinden ya da göbeğinden avangard sayılabilecek her türlü metin, ses kaydı ve videoyu burada bulmak mümkün. İnternet dallanıp budaklandıkça aslında aklımızı da bulandırdığı ve esaslı okumalardan, dinlemelerden uzak tuttuğu; ekran karşısında vakit geçirmekten eski keyiflerimizi unuttuğumuz söylenir durur. UbuWeb insana, hayır öyle değil, internet sayesinde bedava Rimbaud belgeseli seyretmek, Maurice Blanchot okumak mümkün, dedirtiyor.Devamı »