Haftanın Eğlencesi: Studio Ghibli karakterleri 8-bit halinde

Dünyaca ünlü animasyon stüdyosu, Studio Ghibli, kuruluşundan bu yana aynı anda hem heyecan verici hem de dokunaklı filmler sundu izleyicilere. Muazzam görseller, incelikli müzikler ve elbette harikulade hikâyelerle karakterler… Ruhların Kaçışı, Yürüyen Şato ve Prenses Mononoke gibi filmlerle ayrıca ciddi bir hayran kitlesine de ulaşmış durumda Studio Ghibli (ve elbette kurucularından Hayao Miyazaki). 

Bu hayranların arasından İngiliz tasarımcı Richard J. Evans, Studio Ghibli karakterlerini 8-bit’lik olarak çizmiş. Bu filmlerde çoğunlukla bir nostalji havası da olduğu düşünülürse, gerçekten çok hoş bir proje olmuş. Bu çalışmanın devamı ve sanatçının diğer işleri burada. Siz en çok hangisinden hoşlandınız? (Flavorwire aracılığıyla.) 

gib1Devamı »

Sorun değil

Berlinli illüstratör Thoka Maer, “It’s no biggie” (Sorun değil) adlı çalışmasında hayatın monoton anlarını yakalıyor. Bir türlü kulak arkasında durmayan bir saç teli, şemsiyeyi açınca kesilen yağmur, çatalda durmayan zeytin, Maer’in naif animasyonlarında sonsuza dek tekrarlanıyor.

Maer’in çalışmasından en sevdiklerimizi aşağıda derledik. Geri kalanları görmek için sanatçının Tumblr sitesini ziyaret edebilirsiniz. Başka başka işlerini görmek isterseniz kendi sitesi burada. Eserlerini satın alabileceğiniz bir dükkân da bulunuyor sitede. Ufak sıkıntılara kafayı takmamanız dileğiyle.

tumblr_lt4cygopVz1r4ibs7o1_500Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Muppet’lar Twin Peaks karakterlerine dönüşürse

David Lynch’in dizisi Twin Peaks, günümüzde artık kült bir klasiğe dönüşmüş durumda. Dizi için festivaller düzenleniyor, dizinin çekildiği bütün mekânların listesi çıkarılıyor ve dünya üzerinde diziyle alakalı her şey internette derlenip toplanıyor.

Diziden esinlenen sanat çalışmalarını da unutmamak gerek. Amerikalı grafik tasarımcı Justin DeVine, Muppet‘ları Twin Peaks‘ten karakterler olarak canladırmış. Bizim favorimiz elbette Kermit. Henüz altı tane suluboya resim yapan DeVine, projeyi sürdürecekmiş. Devamı ve başka çalışmaları için Tumblr’ına göz atabilirsiniz. (Flavorwire aracılığıyla.)

dr-lawrence-teethDevamı »

Dövmelenen ünlüler

“Instagram sanatçısı” Cheyenne Randall (sanatçı türleri gün geçtikçe artıyor), ünlülere dövme yapıyor — ama iğne ve mürekkep değil, Photoshop kullanarak.

Dergilerin üstlerinde insanların vücutlarına dövmeler çizdikten sonra kendine Photoshop öğreten Randall, Marilyn Monroe’dan Elizabeth Taylor’a, hatta kraliyet ailesine kadar herkesi “dövmeliyor”. Üstelik tek tük dövmeler de değil söz konusu olan, tüm vücudu kaplayan çizimler.

Aşağıda Randall’ın çalışmalarından bir seçki bulabilirsiniz. Sanatçının Instagram hesabı burada, başka kolaj çalışmalarının bulunduğu Tumblr sitesi ise burada. (Refinery29 aracılığıyla.)

01Devamı »

Yerel lezzetlerle oluşturulan ülke bayrakları

Crave Sidney Uluslararası Yemek Festivali, çeşitli güzelliklere vesile olmayı sürdürüyor. Daha önce festival kapsamında yapılan ve yemeğin sanatla ilgisini irdeleyen sergiden çalışmalara yer vermiştik. Şimdi de festivalin reklam kampanyasıyla karşınızdayız.

Dünya çapında tanınan reklam ajansı, TBWA (İstanbul ayağı da burada),  festival için yerel lezzetleri kullanarak çeşitli ülkelerin bayraklarını oluşturdu. Kimilerini diğerlerinden daha başarılı bulsak da, çoğunun midemizi kazındırdığını itiraf etmemiz gerekiyor. Sizce en iştah açıcı görünen hangisi? (Oi! Blog aracılığıyla.)

 

İtalya; fesleğen, makarna ve domates.
İtalya; fesleğen, makarna ve domates.

Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Rastlantısal tarihi edinimler

Grafik tasarımcı Kursat Sevim‘in “Rastlantısal tarihi edinimler” başlıklı çalışması, başbakanın özlü sözlerini, o sözlere uygun meşhur filmlerden karelerle bir araya getiriyor. Film karakterleri tarafından sarf edilmiş gibi görünen sözler, Sevim’in deyimiyle özünde sevdiklerinin ve sevmediklerinin bir karışımı.

Sevim’in tüm çalışmaları için internet sitesine göz atabilirsiniz. Tasarımcısının Twitter’ı ise burada.

Line sitesinde paylaştığı çalışmasında favorimiz galiba “Ananı da al git John Connor”. Ya sizinki?

6206_614536488584200_1522582375_nDevamı »

1942’den bu yana el değmemiş bir Paris dairesi

239446-original1-0k31y

2010 yılında, Paris’te bir apartman dairesi keşfediliyor — 1942’den bu yana içine hiç adım atılmamış bir daire.

Dairenin sahibi Madam de Florian adında bir oyuncu. De Florian, II. Dünya Savaşı sırasında, sahip olduğu her şeyi ardında bırakarak Fransa’nın güneyine kaçıyor. Paris’e bir daha asla dönmüyor ama 91 yaşında ölene dek dairesinin aidatını ödemeye devam ediyor. 

Ancak de Florian’ın ölümünden sonra biri, bir mezatçı daireye giriyor ve 1942’den bu yana hiçbir şeye el değmediğini görüyor. Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Yeşilcam Artizleri

Bu haftanın eğlencesi, tasarımcı Selahattin Birgül‘den geliyor. Birgül, Türkçeye Çılgın Hırsız olarak çevrilen Despicable Me filminin sarı yaratıklarını almış ve “Yeşilçam artizleri”ne dönüştürmüş. Biz pek şeker bulduk. Birgül’ün diğer çalışmaları burada. Bu sırada henüz görmediyseniz filmin Pharrell Williams imzalı şarkısı, “Happy” için dünyanın ilk 24 saatlik klibi çekildi. Ona da buradan göz atabilirsiniz. 24 saat bana fazla, 4 dakika yeter diyenler için kısa klip Birgül’ün çalışmalarının altında. (Sosyal Me aracılığıyla.)

despicable_me_yesilcam_artizleri-bodi-ekremDevamı »

Ayın karanlık yüzü artık öksüz

Geçtiğimiz günlerde, müzik dünyasına yönelik çalışmalarıyla tanınan ünlü tasarımcı Storm Thorgerson, 69 yaşında kanser sebebiyle yaşamını yitirdi. Görsel tasarım dehası olarak gösterilen Thorgerson’un yarım yüzyıla yaklaşan kariyeri böylece noktalanmış oldu. Thorgers’un ardından Pink Floyd resmi sitesi ve David Gilmour, Thorgerson’un kaybı için ayrı ayrı mesajlar yayınladılar. Thorgerson’u hatırlamak için 60’lara doğru bir yolculuk yapmak gerek.Devamı »

Peri masallarıyla mimariyi iç içe geçiren bir yarışma

Fairy Tales

Koltukname olarak türlerin iç içe geçmiş hallerine bayılıyor, o türden bu türe farklı farklı geçişler hayal ediyoruz. Peri Masalları, bu tür geçişliliğin kendisini konu eden bir tasarım/mimari/öykü yarışması.

Blank Space‘in düzenlediği yarışma, peri masallarının yalnızca büyü ve periler içeren hikâyeler değil, aynı zamanda en temel öykü anlatma biçimleri de olduklarını hatırlatıyor. Çocuklarla yetişkinlerin bir araya gelip aynı hikâyelerden zevk alabildiklerini, dünyaya bu hikâyeler vasıtasıyla anlam verdiklerini, hatta bir zamanlar Hindistan’da doktorların hastalarına reçete olarak öykü verdiklerini aktarıyor. Yani koltuk başında bir araya gelerek dinlenen hikâyeler olduklarını…Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Dünyanın en meşhur ayakkabıları

Daha önce Meşhur Gözlükler adlı çalışmasını paylaştığımız İtalyan tasarımcı Federico Mauro’dan bu sefer bir başka hoşluk geliyor: Meşhur AyakkabılarGözlükler‘de olduğu gibi, Mauro burada da hem gerçek hem kurgusal ünlülerin, artık yakından tanınan ayakkabılarını derlemiş. Bizim favorimiz Lady Gaga, ya sizinki?

Meşhur Gözlükler için sizleri buraya, Mauro’nun diğer çalışmaları içinse buraya alalım. (Flavorwire aracılığıyla.)

al-caponeDevamı »

Biricik kar tanecikleri

snow4Her kar taneciğinin özel, hepsinin birbirinden farklı olduğu öğretilir bize. Kuşkusuz bir bildikleri vardır da konuşuyorlardır, diye düşünürüz ama kanıt olarak yılbaşına özgü hediye paketlerinden fazlasını da görmemişizdir.

İşte Rus fotoğrafçı Alexey Kljatov, bize bu kanıtı sunuyor.

Kljatov, kendi balkonunda kurduğu düzenekle kar tanelerini fotoğraflıyor. Evet, kar tanecikleri gerçekten biricikmiş, diyebiliyoruz. En ilginci ise, yukarıda bahsi geçen hediye paketi formatının dışına çıkan, silindir, vb. şekillerdeki taneler.

Cam bir sehpa, plastik şişeyle lensi uzatılmış bir fotoğraf makinesi ve yün bir kazak içeren düzeneğin fotoğraflı anlatımına buradan ulaşabilirsiniz (hatta isterseniz siz de kendinize böyle bir düzenek kurabilirsiniz!) Sanatçının bütün fotoğrafları ise burada. Bizlereyse yalnızca kara bir kez daha hayran kalmak düşüyor… (The Atlantic aracılığıyla.)Devamı »

Bir an için bile olsa

Mimi Foundation Gives Cancer Patients Atrocious Makeovers É On Purpose

 

2004 yılında Belçika’da kurulan Mimi Vakfı, muhteşem bir projeye imza atmış.

Vakıf, 20 kanser hastasını sürpriz bir saç-makyaj yapımı için fotoğraf stüdyosuna çağırıyor ve onlardan, ekibin çalışma süresi boyunca gözlerini kapalı tutmalarını rica ediyor. Bu süre zarfında da tabiri caizse fotoğraf objelerine yapmadıklarını bırakmıyor. Tek taraflı camların önüne oturtulan hastaların, gözlerini açıp da kostümlerini görünce verdikleri tepkiler fotoğraflanıyor.

Amaç, bir an için bile olsa hastalıklarını unutmalarını sağlamak. 

If only for a second adlı projenin fotoğrafçısı, İrlandalı sanatçı Vincent Dixon. Projenin sürecini anlatan video ile ortaya çıkan fotoğraflar aşağıda. Özel, sınırlı baskı kitabı almak için Mimi Vakfı’na e-posta atmanız yeterli. Ayrıntılı bilgiler burada. (TIME aracılığıyla.)Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Markalar sektör değiştirirse

weird-brand-products-ilya-kalimulin-1

Rus sanatçı İlya Kalimulin, yakından tanıdığımız markalar sektör değiştirirse ne olur, diye sormuş ve ilginç olduğu kadar da ironik yanıtlarla çıkagelmiş.

Kinder Sürpriz’in sürprizi pek hoş olmayacak bir ürüne, Heinz ketçabın en sık taklit ettiği sıvıya dönüştüğü çalışma gerçekten algılarımızı sarsıyor. Hemen ardından da “Neden bu kadar sarsıldım ki? Demek ki markalar ürünlerle bu kadar özdeşleşmiş,” diye düşünmemize yol açıyor…

Sanırım biz en çok Adobe’un geçirdiği dönüşümü beğendik. Peki ya siz? (Play Tuşu aracılığıyla.)Devamı »

Taş olursun taş

ku-xlarge

“Dokunma, taş olursun” tehditlerinin gerçekleştiği yer: Tanzanya.

Tanzanya’daki Natron Gölü civarında ölen hayvanların bedeni taşa benzer bir görünüm alıyor. Sebebi, gölün pH ölçüsünün istikrarlı bir şekilde 9 ile 10,5 arasında kalması — bu aşırı bazlılık, hayvanların sonsuza dek bir heykel misali korunmasına yol açıyor. Bilimsel olmasına bilimsel bir fenomen belki ama gerçeklerin insana gerçeküstü geldiği anlardan da biri.

Nick Brandt, gölün kıyısında bulduğu, bu şekilde “taş kesmiş” hayvanları gölün üstüne yerleştirip fotoğraflayarak tüyler ürpertici bir çalışmaya imza atmış. Fazla yoruma gerek yok, diyerek sözü Brandt’e bırakıyoruz. (Gizmodo aracılığıyla.)Devamı »

Minyatür dünyanın küçük insanları

Sokak sanatçıcısı Slinkachu, 2006’dan bu yana, gözle görmekte zorlanacağımız minyatür bir dünya yaratıyor. Slinkachu, Küçük İnsanlar projesi kapsamında, dünyanın dört bir yanında mizansenler yaratıp minik oyuncakları sokaklara terk ediyor. Aşağıda Küçük İnsanlar’dan bir seçki bulabilirsiniz. Çalışmanın ayrıntılarına buradan ulaşabilir, kitabı ise buradan kargo ücreti ödemeden satın alabilirsiniz.

aKzBOLQ_460s copyk copy 2Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Dünyanın en meşhur gözlükleri

İtalyan tasarımcı Federico Mauro, hem ünlülerin hem de ünlü sayılacak kadar tanınan kurgusal karakterlerin, artık birer sembol haline gelmiş olan gözlüklerini derlemiş. Meşhur Gözlükler adlı ilüstrasyon çalışması, Sophia Loren’den Elvis Presley’ye, birçok sürpriz isim içeriyor. Listede en çok kimi görmekten mutlu olduğunuzu yorumlara bekliyoruz. Meşhur gözlüklerin tamamı ve Mauro’nun diğer çalışmaları için internet sayfasını ziyaret edebilirsiniz. (Flavorwire aracılığıyla.) audry-hepburnDevamı »

Haftanın Eğlencesi: Çeşitli sanat eserlerine bürünen Julianne Moore

Büyüklü küçüklü çeşit çeşit rolünden tanıdığımız ve sevdiğimiz Julianne Moore, 2008 yılında Harper’s Bazaar dergisine verdiği bir söyleşiyi takip eden fotoğraf albümünde, ünlü sanatçıların tabloları (ve bir durumda heykeli) olarak poz vermiş. İnternet bu ya, fotoğraflar geçen yıl Tumblr’da yeniden ortaya çıktıktan sonra, bu yıl da bizim dikkatimizi çekti.

Meşhur moda fotoğrafçısı Peter Lindbergh imzalı çalışma, hem mizansen hem de Moore’un pozlarına kattığı duygu itibariyle sanat eserlerini çok güzel yansıtıyor. Bu etkileyici uyarlamayı aşağıda görebilirsiniz. Hepsini öyle beğendik ki, aralarından en sevdiğimizi seçemiyoruz. Ya siz? (Flavorwire aracılığıyla.)

14 Yaşındaki Küçük Dansçı / Edgar Degas
14 Yaşındaki Küçük Dansçı / Edgar Degas

Devamı »

Penguin’den çağdaş klasiklere grafitili kapaklar

Büyük Altılı‘dan biri olan Penguin (Random House’la birleştikleri için belki de artık Büyük Beşli olarak anılıyorlardır), yalnızca bastığı kitaplarla değil, kapaklarının çeşitliliğiyle de bilinen bir yayınevi. Artık klasik sayılan eski turuncu-beyaz kapakları bir yana, Great Ideas (Muhteşem Fikirler) ve Great Food (Muhteşem Yemekler) gibi değişik dizilerinin, bir o kadar özgün kapak çalışmaları insana almayacağı kitabı aldıracak nitelikte. Özellikle de klasik yayınlarıyla dikkat çeken Penguin, bu alanda da Graphic Deluxe Editions (Grafik Lüks Edisyon), Threads (İplikler), Drop Caps (Büyük Harfler) gibi farklı edisyonlarla farkını ortaya koyuyor ve okurda aynı kitapın bir de Penguin baskısını edinme arzusuna yol açıyor (örnek).

Penguin yeni bir kapak projesi kapsamında, 10 tane çağdaş klasik eseri sokak sanatçılarına emanet etmiş. Don DeLillo‘un Americana‘sından Nick Cave‘in Ve Eşek Meleği Gördü‘süne, bu 10 kitabın çarpıcı yeni kapaklarını aşağıda görebilirsiniz. Sanatçılar hakkında daha fazla bilgi için bkz. The Guardian.

Ve İşimiz Bitti / Joshua Ferris / Kapak: 45rpm
Ve İşimiz Bitti / Joshua Ferris / Kapak: 45rpm

Devamı »