New York evlerinin pencereleri

José Guízar New York’ta yaşıyor ve pencerelerle kafayı bozmuş durumda. Meksikalı grafik tasarımcı, “Windows of New York” (New York’un Pencereleri) adlı proje kapsamında, her hafta yeni bir pencere çizimini paylaşıyor. Benzer bir proje –belki yalnızca tarihi yarımadaya sınırlı kalmakla– İstanbul, Paris ve Roma gibi şehirler için de yapılsın isterdik doğrusu. New York’un pencerelerinin tamamını, adresleriyle birlikte buradan görebilirsiniz. Bizim favorilerimiz birinci, renkli camlar ile tuğladan oluşan pencere… Sanatçının diğer çalışmaları için internet sitesine buyurunuz. (Pek Güzel Şeyler aracılığıyla.)

7-horatioDevamı »

Duran kitap kulübü

Gezi Parkı’nda kurulan Gezi Kütüphanesi’nin TOMA’larla dağıtılmasının ardından, Gezi Parkı Direnişi Duran Adam’ın teşvikiyle yeni bir eyleme sahne oluyor: Duran kitap kulübü. İnsanlar başta Taksim Meydanı olmak üzere İstanbul’un ve tüm Türkiye’nin sokaklarında durmakla kalmıyor, kimileri de dururken kitap okuyorlar.

Londralı fotoğrafçı George HentonAl Jazeera için Taksim meydanı’nda kitap okuyanları fotoğraflamış. Bizim gibi, birinin elinde ne zaman kitap görse ne olduğunu öğrenmek isteyenler için, direnişle olan bağlantısının dışında da harika bir çalışma bu.

Ağırlıklı olarak Orwell‘in 1984‘ünü tercih eden okurlar aşağıda. Bu tarz çalışmalarla ilgileniyorsanız Underground New York Public Library‘ye de (New York Yeraltı Halk Kütüphanesi) göz atmanızı öneririz. Son not olarak, dağıtılan kütüphaneyle ilgili olarak “Kitaplar nerede?” diye sormak isteyenler, Cihat Duman‘ın bloğunda yayınladığı örnek dilekçeyle İBB’ye başvurabilirler. (Page Turner aracılığıyla.)

Taksim Square Book ClubDevamı »

Zaman yolculuğu yapan fotoğrafçı

Macar fotoğrafçı Flóra Borsi, zaman yolculuğunun sırrını çözmüşe benziyor: Photoshop. Sanatçı, kendini, fotoğraf makinesiyle birlikte kültür tarihinin meşhur anlarına montajlıyor. Açıkçası fikir de, Borsi’nin fotoğraflardaki ifadeleri de çok hoşumuza gitti. Fotoğraflar aşağıda, Borsi’nin Behance sayfası burada, Facebook sayfası ise burada. (Flavorwire aracılığıyla.)

borsi1Devamı »

Okyanusun derinliklerindeki balinalar

Fotoğrafçı Bryant Austin, portre çalışmalarından hoşlanıyor. Ama insanların değil, suyun altına dalıp balinaların portrelerini çekiyor Austin. Bu devasa yaratıkları ya bütünüyle fotoğraflayan ya da gözleriyle suratlarındaki ayrıntılara odaklanan Austin gerçekten büyüleyici ve tüyler ürpertici bir çalışmaya imza atmış. Biz projeyle io9’da karşılaştık; Auistin’in daha da fazla fotoğrafını görmek isteyenler Beautiful Whale (Güzel Balina) adlı kitabına göz atabilir.

original

Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Sanatçıların Moleskine defterleri

Moleskine Dolambaçlı Yol Kitabı

Defter deyince akan suların durmasına neden olan marka Moleskine, “Detour” (Dolambaçlı Yol) projesi kapsamında, ünlü ressam, tasarımcı, yönetmen, mimar ve yazarların defterlerinden kesitleri birleştirdiği bir kitap yayımlamış.

“Detour” projesi, yukarıda bahsettiğimiz gibi, yaratıcı işlerle uğraşan ünlü isimlerin doldurduğu Moleskine defterlerinin dünyanın çeşitli şehirlerinde sergilenmesinden oluşuyor. Sergi şu ana kadar Londra (2006), New York (2007), Paris (2008), Berlin (2008), İstanbul (Bahar 2009), Tokyo (Sonbahar 2009), Venedik (Yaz 2010) ve Şanghay‘ı (Sonbahar 2010) çoktan gezmiş bulunuyor.

Brainpickings, bu “Detour” projesinde yer alan çeşitli sanatçıların defterlerinden çeşitli sayfaları bir araya getirmiş. Biz aralarında en çok Dave Eggers‘ınkinden hoşlandık gibi. Siz ne dersiniz?Devamı »

Uzakdoğu’dan muhalif bir ses: Ai Weiwei

Geçtiğimiz haftalarda, “Görünmez Adam” Liu Bolin’in çalışmalarına yer vermiştik. Bugün de Çin’in yetiştirdiği önemli modern sanatçılardan biri olan Ai Weiwei‘yle ilgili habler paylaşacağız. Weiwei’nin muhalif ve aktivist kişiliği, Çin hükümeti tarafından pek sempatiyle karşılanmamasına yol açmakta. 2011 yılındaki tutuklanması sonrası sebepsizce üç ay hapiste tutulmuş ve serbest bırakılması sonrası, vergi kaçırdığı için tutuklandığı açıklanmış, pasaportu alınarak Çin dışına seyahati yasaklanmıştı.

Ai Weiwei’nin hayatı soruşturmalar, yasaklar ve şiddetle geçmiş, yoluna hep engeller çıkarılmış olsa da, o, sözünü söylemek için hep farklı bir yol bulmuş. Heykel, fotoğraf, sinema, şiir, mimari derken, nihayet sıra müziğe de gelmiş. Ancak Weiwei, sıradışı bir sanatçı olduğundan, bu noktada da farklı bir tercih kullanmış ve The Guardian‘ın bildirdiğine göre, bir heavy metal albümü yapmaya karar vermiş.Devamı »

Sevgililerin uykusu

01

Avusturyalı fotoğrafçı Paul Schneggenburger, üniversitede mezuniyet projesi olarak başladığı, “Der Liebenden Schlaf” (Sevgililerin Uykusu) adlı projede, sevgililerin bir gece boyunca nasıl uyuduğunu fotoğraflıyor. Projeye katılmak isteyen çiftlerin, Schneggenburger’in Viyana’daki evinde kurduğu beyaz duvarlı, siyah yataklı özel stüdyoda uyuması (ve elbette Viyana’da bulunması) yeterli. Meraklısı için başvurular buradan.

Projeyi, Schneggenburger’in kendi ağzından dinleyelim:

Sevgililer uyurken ne yapar? Yalnızca yan yana ama aslında tek başına mı uyurlar yoksa belirli yerleri ve duyguları paylaşırlar mı? Sevgililerin gece dansı mıdır uyku, belki de bilinçsizce gösterilen bir nevi şefkat; yoksa birbirlerine sırtlarını mı dönerler? Sevgililer birbirleriyle, kendileriyle bir araya gelirler mi?

“Sevgililerin Uykusu” 2010’da, Vienna Uygulamalı Sanatlar Üniversitesi’nde mezuniyet projem olarak doğdu ve o zamandan bu yana devam eden bir çalışmaya dönüştü.

Sevgili fotoğraflarının her biri, tek bir uzun pozdan oluşuyor. Poz süresi altı saat, geceyarısından sabah altıya kadar. Yataklı oda benim stüdyo dairemde bulunuyor; ben hiçbir zaman odada bulunmuyorum. Yalnızca mumları yakıyor, sahneyi hazırlıyorum.

İşte sevgililerin uykusundan kareler. (Pek Güzel Şeyler aracılığıyla.)Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Ali Amca’nın giysileri

Berlinli Ali Amca, her sabah yürüyüşü sırasında önünden geçtiği bir kafede çalışan garsonun dikkatini çekmiş. Ali Amca’nın dikkat çekici yanı, giysileri. Üstünde ister takım elbise olsun ister kot pantolon ve ceket, Ali Amca görünümüyle her zaman yakıyor. Fotoğrafçı Zoe Spawton da, tüm bu kıyafetleri, “What Ali Wore” (Ali Ne Giydi) adlı Tumblr bloğunda paylaşıyor.

İşte sosyal medyayı sarsan Ali Amca’nın giysilerinden bir seçki. Biz en çok vişne çürüğü takımla aynı renkteki yağmurluğu beğendik, ya siz?

ali1Devamı »

İçinde bir keklik eksik olan çantalar

İtalyan tasarımcı Francesco Mugnai‘nin popüler bloğunda paylaştığı, “Çantanızda ne var?” projesi, dünyanın dört bir yanından kırk çantayı bir araya getiriyor. Sahiplerinin, çantaların içindekileri saçıp fotoğrafladığı proje belki de meraklı ve röntgenci ruhumuza hitap ettiği için bu kadar ilgi çekici.

Çantalarda en sık rastlanan nesne herhalde fotoğraf makinesi. Bunu, ister telefon olsun ister bilgisayar, bir Apple ürünü izliyor. Açıkçası kitap sayısının eksikliği bizi hayal kırıklığına uğrattı ama bu kadarına bile şükretmek gerekiyor herhalde. (Hikmet Hükümenoğlu aracılığıyla.)

bags1-620x520Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Ünlülerin minimalist posterleri

Bugün paylaşacağımız Haftanın Eğlencesi, zaten son zamanlarda internette büyük bir yoğunlukla paylaşılıyor. Yine de biz de kayda geçmezsek olmazdı. İstanbullu grafik tasarımcı Uğur Saraç, ünlülerin adlarını, en meşhur sözleri, hareketleri, özellikleri ve acayiplikleriyle birleştirip, minimalist sayılabilecek bir çalışmaya imza atmış.

Saraç, İlk Ekran’a verdiği röportajda, projenin tamamen eğlence amaçlı olduğunu ve toplamda altmış kadar ünlü içerdiğini söylüyor. Aşağıda bunların, Adnan Oktar’dan Recep Tayyip Erdoğan’a, Cüneyt Arkın’dan İzzet Altınmeşe’ye, çeşit çeşit ünlüyü içeren otuz kadarını görebilirsiniz. (Biz Mirkelam’a bayıldık, ya siz?) Sanatçının diğer çalışmaları ise burada.

turk unluler 01Devamı »

Kendini boyayan adam

Çinli sanatçı Liu Bolin‘in çalışmasını uzun uzun açıklamak pek gerekmiyor. “Görünmez Adam” olarak anılan Bolin, “Şehirde Gizlenmek” adını verdiği projede kendini boyayarak çeşitli manzaraların içine gizliyor. Özellikle de Çin’de süregiden sansür tartışmaları kapsamında çok anlamlı bulduğumuz fotoğrafları daha fazla uzatmadan huzurlarınıza sunuyoruz.

ATT00148

Devamı »

Bağımsız kitapçıları gezinen resimli Don Quijote sayfaları

donki

San Francisco’lu sanatçı Boethius, şehirdeki bağımsız kitapçılardaki kitapların içine resimli sayfalar bırakıyor. “Portraits of an Ingenious Gentelman” (Maharetli Bir Centilmenin Portreleri) adındaki proje kapsamında, hepsi Don Quijote‘nin sayfalarına resmedilen birbirinden farklı çizimler her yerde ortaya çıkmaya başladı.

Melville House’tan Dustin Kurtz‘le yaptığı söyleşide, son iki yıldır kitabın her yaprağına (tek tarafına) bir resim çizdiğini söylüyor Boethius. “Yani yaklaşık 470 tane çizim var; arada birkaçı kayboldu, yırtıldı ya da yanlışlıkla benim kitaplarımdan birinin arasında kaldı.” Sanatçı, bunların arasından 375 tanesini dağıtacağını, geri kalanlarıysa sergilemek istediğini söylüyor. “Yarısı dağıtıldı, geri kalanlar bu haftanın sonuna kadar dağıtılacak.” Neden kitapçıları seçtiği sorusunaysa şöyle yanıt veriyor:Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Dizilerdeki meşhur evlerin planları

Bask iç tasarımcı Iñaki Aliste Lizarralde, sevdiği dizilerdeki (birkaç tane de filmdeki) meşhur evlerin planlarını çıkartmış. Nasıl bu kadar uğraşabilmiş, bilmiyoruz ama iyi ki uğraşmış! Özellike Friends gibi, dairelerin de neredeyse birer karakter sayıldığı dizilerdeki evlerin planlarını incelemek çok hoşumuza gitti.

Biz bu çalışmadan Bakınız aracılığıyla haberdar olduk. Planların posterlerini satın almak isteyenler, sanatçının Etsy sayfasına uğrayabilirler — yalnız yoğunluktan dolayı mart sonuna kadar sipariş alınmıyormuş, bilginize.

Tiffany'de Kahvaltı
Tiffany’de Kahvaltı

Devamı »

“Tut kolumdan, çek götür beni”

iTBs0eu-600x600

Rus fotoğrafçı Murad Osmann‘ın Follow Me (Beni İzle) adlı projesi son günlerde internette epey ses getirdi. Osmann’ın  kız arkadaşıyla birlikte çektiği fotoğrafların hepsinin konusu aynı: Bize arkası dönük olan kız arkadaşı, yalnızca kolunu gördüğümüz Osmann’ın elinden tutmuş, onu bir yerlere çekiştiriyor. Bu “bir yerler”, Londra’dan Singapur’a, Barselona’dan Disneyland’e, değişiyor.

Osmann, projenin başlangıcını Huffington Post’a şöyle açıklıyor:

İlk fotoğrafı Barselona’da tatildeyken çektim. Kız arkadaşım her şeyi fotoğraflamama biraz gıcık olmuştu, o yüzden elimi tutup beni çekiştirdi. Tabii bu, beni çekiştirirken fotoğraf çekmeme engel olmadı.

Aşağıdaki fotoğrafların yanı sıra, Osmann’ın Instagram hesabında bu şekilde yüzlerce fotoğraf bulunuyor. Kız arkadaşı Natali Zakharova’nın yüzünü merak edenleriyse buraya buyurabilirler. (Hikmet Hükümenoğlu üstünden Exposure Guide aracılığıyla.)Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Minimalist bilim posterleri

Poster, özellikle de minimalist poster paylaşımımızı uzun zamandır aksatıyorduk. Ama sonunda harika bir çalışmayla karşınızdayız. Hint tasarımcı Kapil Bhagat, Hindistandaki Ulusal Bilim Günü’nü, meşhur biliminsanlarının en önemli keşiflerini posterleştirerek kutlamış. Darwin’den Einstein’a, bu zekice tasarlanmış posterlerle Flavorwire’da karşılaştık. Satın almak isteyenlerse Society6‘e uğrayabilir.

science1

 

Devamı »

Sanatçı, müzisyen ve yazarların pasaportları

Herhalde en ilginç kimlik belgesi pasaport olsa gerek. Diğer belgelerden farklı olarak yalnızca şahsi bilgilerinizi değil, nerelere ne sıklıkta gittiğinizi, hatta en rahatsız şartlar altında çekilmiş fotoğraflarınızı da belgeliyor. Hele bir de Türkiye gibi, her ülkenin vize istediği bir ülkenin pasaportuna sahipseniz, sayfalarınız rahatlıkla dolup taşabiliyor.

Başkalarının pasaportlarını karıştırmak da büyük zevk verir insana. Hele de ait olduğu dönem ya da ülke itibariyle kendimizinkinden biraz farklıysa… Flavorwire’ın derlemesi sayesinde şimdi Joyce‘tan Fitzgerald’lara (F. Scott ve Ella), sanatçı, müzisyen ve yazarların eski pasaportlarına göz atabiliyoruz.

René Magritte
René Magritte

Devamı »

Sundance portreleri

Amanda Seyfried, Lovelace'te.
Amanda Seyfried; Lovelace’te.

Yılın izlenilesi filmlerinin ilk işareti sayılabilecek olan bir Sundance Film Festivali daha geride bıraktık… Bağımsız filmlerin yarıştığı festivalde, FruitvaleBlood BrotherThe Spectacular Now ve In a World… gibi filmler ödülü kaptı (tüm listeyi buradan görebilirsiniz).

Sundance’te neredeyse filmlerden çok ilgi gören bir oluşum söz konusu: Portreler. Film ekiplerinin hem topluca hem tek tek çektirdiği bu fotoğraflar, Park City, Utah’nın soğuğundan korunmak adına giydikleri kot ve kazaklarla, diğer tüm ödül törenleri, galalardaki ışıltılı takım ve tuvaletlerden çok daha farklı bir görüntü oluşturan yıldızlarıyla dikkat çekiyor. Farklı fotoğrafçılar farklı gazeteler için çalıştıklarından birden fazla portre oturumları mevcut fakat 2013’te bizim en çok hoşumuza giden Victoria Will‘in The Guardian için yaptığı çalışma oldu. Fotoğrafların tamamını yazının devamında görebilirsiniz. (Bant Mag aracılığıyla.)Devamı »

Menderes’e yalvarmak (ya da Sanatın halleri)

Aralarında birçoklarına göre Türkçe şiirin en büyük isimlerinden olan Necip Fazıl’ın da olduğu bir grup yazarın örtülü ödenekten pay almak için Menderes yönetimine ve bizzat Menderes’e nasıl yalvardıklarını Habertürk’ün manşetleriyle öğrendik.

Elbette yazarların iktidardan maddi manevi fayda sağlamaları, iktidar yararına çalışmaları, hatta meslektaşlarını ispiyonlamaları yeni değildir; maalesef çok büyük bir sürpriz de olmamakta. Komünizm düşmanlığının en yoğun olduğu Soğuk Savaş yıllarında Amerika’dan Türkiye’ye bu savaşın dinamikleriyle şekillenen siyasi yapı içerisinde bu tür örneklere rastlanmaktadır. George Orwell ve CIA bağlantısı ünlüdür ama Malraux‘un, Eliot‘ın, hatta müzisyenlerden Stravinski‘nin CIA’in ödeneklerinden faydalandıklarını biliyor muydunuz?Devamı »

Gerçekçi baykuş resimleri

Gerçekçi baykuş resimleri

En sevdiği oyuncağıydı. Neydi? Kırmızıya boyanmış, ufak, tahta bir kuş. Kırmızıydı, gerçekten öyleydi; tam da gün ışığında, gölgede, mumlarla, şöminenin başında ona bakan bir oğlan çocuğunu hayallere daldıracak, parlak, tatlı bir kırmızı. Ama muhabbetkuşu ya da öyle değersiz bir tür olduğunu sanmayın. Hayır, onun kuşu bir baykuştu. –Jesse Ball, Sağırlık

İtiraf ediyoruz: Baykuşlara bayılıyoruz. Bu yüzden Yeni Zelandalı sanatçı ve fotoğrafçı John Pusateri‘nin bu gerçekçi baykuş resimlerine hayran kaldık. Pusateri, kurşunkalem, füzel ve pastel boyalarla tüm tüyleri teker teker ortaya çıkartıyor. Portfolyosundan görebileceğiniz üzere, genelde siyah-beyaz-gri tonlarında ve ölü kuş resimleriyle çalışmayı seven sanatçı için sıra dışı bir biçimde canlı kalıyor bu çizimler. İyi ki değişikliğe gitmiş dedirtiyor…Devamı »

Ortadünya ve sakinleri — okuduklarımızı görselleştirmek

Ne kadar iyi çizilmiş olursa olsunlar, çizimlerin masallara pek bir faydası olmaz. Görsel bir temsil sunan  (drama da dahil olmak üzere) tüm sanatlar ile gerçek edebiyat arasındaki fark şudur: Edebiyat zihinden zihine işler ve bu yüzden kendini yeniden üretebilir. Aynı zamanda hem evrensel hem de neredeyse acıklı bir şekilde tekildir. — Tolkien

Şu sıralar Tolkien ve özellikle Hobbit filmiyle ilgili çok sayıda haber ve yazı dolaşmakta internette. J. R. R. Tolkien sevenler olarak rahatsız olduğumuz söylenemez. Fakat io9’un Tolkien ve Hobbit çizimleri dosyası, filmi seyrettiğimizden beri aklımızda olan bir konuyu irdelememize neden oldu: Ortadünya neye benzemeli? Başkasının hayalini seyretmekle başkasının hayalini okumak arasındaki fark yaman bir fark değil mi? Özellikle cüce prensin Disney prenslerini andırması, genel olarak çok da eleştirel olmadığımız bir filmde bir kılçık etkisi yaratmıştı.Devamı »