Koltukname 4 yaşında (ve çekiliş)!

koltukname4yasinda5 Ocak 2012’de kurduğumuz Koltukname, bugün 4 yaşına girdi. 2015 yılında ne yazık ki istediğimiz kadar haber paylaşamadık, sizlerden fazla uzak kaldık. Yine de 2016’ya gelenekleri sürdüren bir başlangıç yapmak adına yıl sonunda bizi en çok etkileyen albüm, film ve kitapları paylaştık. Şimdi de iki senedir yaptığımız doğum günü çekilişini sürdürüyoruz.

Çekiliş her zamanki gibi geçtiğimiz yıl bizi en çok etkileyen kitaplar listesinden yapılacak. Bu yazının altına 14 Ocak Perşembe gününe kadar yorum bırakan okurlarımızdan birine, aşağıdaki kitaplardan istediğini bir tanesini yollayacağız. Kitapları seçerken yardımcı olması için listemize göz atabilirsiniz.

Yorumlarınızı bekliyoruz. Herkese iyi seneler.
Okumaya devam et

36 Yorum

Filed under Gündem

2015’ten Kalanlar // Kitap

Yıllar geçtikçe ülke olarak daha da zor günler yaşıyoruz. Sonucu beğenilmeyince tekrarlanan seçimler, bombalı saldırılar, sokağa çıkma yasakları, her an çıktı çıkacak savaşlar, yine ölümler, ölümler… Umudun ışığı yavaş yavaş sönerken, her gün biraz daha gömüldüğümüz karanlıktan kurtulabilmek, anlamsızlıkların içinde biraz anlam bulabilmek adına kendimizi her zamanki gibi sanata veriyoruz. İşte Koltukname ekibi olarak bizi 2015’te en çok etkileyen albüm, film ve kitaplar.

Yılın başyapıtı: Bir Avuç Toz / Evelyn Waugh / Çev. Roza Hakmen / Everest Yayınları

Bir Avuc Toz : Evelyn Waugh20. yüzyılın en önemli İngiliz yazarlarından biri ve belki de en komik yazarı olan Evelyn Waugh, uzun bir aradan sonra bu sene Türkçe okurlarıyla buluştu. Yazarın en çok bilinen romanı, Brideshead Revisited yıllar önce yayımlanmış ama uzun zamandır tükenmişti.

İngiliz bir “centilmen”in karısıyla çalkantılı ilişkisini ve servetini yavaş yavaş yitirmesini konu alan Bir Avuç Toz, Waugh’nun satirik ilk dönem eserleri ile İkinci Dünya Savaşı sonrası daha ağır edebiyatı arasında bir geçiş romanı olarak değerlendirilebilir. Tam da bu yüzden, biz Brideshead Revisited‘den ziyade Bir Avuç Tozu yazarın başyapıtı olarak görüyoruz. Waugh’yla henüz tanışma fırsatı yakalayamamış okurlar için Roza Hakmen’in çevirisi harika bir fırsat. Okumaya devam et

4 Yorum

Filed under Haftadan Kalanlar, Kitaplar

2015’ten Kalanlar // Film

Yıllar geçtikçe ülke olarak daha da zor günler yaşıyoruz. Sonucu beğenilmeyince tekrarlanan seçimler, bombalı saldırılar, sokağa çıkma yasakları, her an çıktı çıkacak savaşlar, yine ölümler, ölümler… Umudun ışığı yavaş yavaş sönerken, her gün biraz daha gömüldüğümüz karanlıktan kurtulabilmek, anlamsızlıkların içinde biraz anlam bulabilmek adına kendimizi her zamanki gibi sanata veriyoruz. İşte Koltukname ekibi olarak bizi 2015’te en çok etkileyen albüm, film ve kitaplar.

Yılın filmi: Sarmaşık / Tolga Karaçelik

Sarmasik - Tolga KaracelikGişe Memuru‘yla tanıdığımız Tolga Karaçelik’in yazıp yönettiği Sarmaşık, izledikten sonra etkisinden kolay kolay çıkamayacağınız, müziğinden sahnelerine, karakterlerinden olay döngüsüne kendinizi ara ara düşünürken yakalayacağınız bir film.

Bir armatörün iflas etmesi üzerine gemi Mısır açıklarında demir alır. Yasalara göre mürettebattan 6 kişi gemide kalmak zorundadır. Armatör gemiyi sattığında maaşlarını ilk alacak kişiler olma ümidiyle kalanlar arasında anlaşmazlıklar giderek artar, gerilimin dozu yükselir.

Film Altın Portakal’da topladığı ödüllerin yanı sıra konuşmaların sansürlenmesi ve para ödülünün verilmemesiyle gündeme geldi. Ama bizce başta Nadir Sarıbacak olmak üzere tüm ekibin tüyler ürpertici oyunculuğu, Cem Karaca’nın çarpıcı sesi, günümüzün toplumsal ve siyasi atmosferine göndermeleriyle yılın en iyi filmi olan Sarmaşık‘ı haberlere fazla takılmadan izlemelisiniz. Sinema sanatının ne kadar güzel olduğunu hatırlayacaksınız. Okumaya devam et

7 Yorum

Filed under Haftadan Kalanlar, Sinema

2015’ten Kalanlar // Müzik

Yıllar geçtikçe ülke olarak daha da zor günler yaşıyoruz. Sonucu beğenilmeyince tekrarlanan seçimler, bombalı saldırılar, sokağa çıkma yasakları, her an çıktı çıkacak savaşlar, yine ölümler, ölümler… Umudun ışığı yavaş yavaş sönerken, her gün biraz daha gömüldüğümüz karanlıktan kurtulabilmek, anlamsızlıkların içinde biraz anlam bulabilmek adına kendimizi her zamanki gibi sanata veriyoruz. İşte Koltukname ekibi olarak bizi 2015’te en çok etkileyen albüm, film ve kitaplar.

Büyülü bir sesin taşıdığı uçan halıda yolculuk: Divers / Joanna Newsom

Divers : Joanna NewsomJoanna Newsom hem sabırlı hem de ince eleyip sık dokuyan bir müzisyen. Öyle olmasa 2010’daki Have One on Me‘den beri oturup sabırla ilham gelmesini beklemezdi. Bu kadar özenip bezenince de, yeni albüm Divers tıpkı öncekiler gibi yine kulak vermek zorunda kaldığımız bir kayıt olmuş.

Newsom’ın önceki albümlerini bilenler, benzersiz bir vokale sahip olduğunu hatırlayacaklardır. 2009’da ses tellerinden geçirdiği bir rahatsızlık –zaman zaman çocukça olmakla eleştirilen– vokalini bir parça değiştirmiş durumda fakat müziğinin atmosferi sabit: Sanki Grimm kardeşler Newsom’a masallarına fon müziği ısmarlamışlar gibi. Okumaya devam et

6 Yorum

Filed under Haftadan Kalanlar, Müzik

Ankara

siyah

1 Yorum

by | 10 Ekim 2015 · 10:20

Suruç

siyah

1 Yorum

by | 20 Temmuz 2015 · 17:40

Haftadan Kalanlar // 13-19 Temmuz 2015

Herkese mutlu bayramlar. Bu bayram pazarında ister bir tatil yöresinde ister evinizde ister bir kafe/lokanta/çaycıda güzel güzel dinlenirken göz atmanız için haftadan kalan kısa notlarımız işte şöyle:

origami-pot-plant-grows-studio-ayaskan-1* Dünyanın en yaşlı insanı 116. doğum gününü kutlamış bulunuyor! 1899 yılında –19. yüzyılda!– doğmuş olan Amerikalı Susannah Mushatt, böylece Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. Yemek yemeyi çok sevdiği söylenen Mushatt’in neler hissettiğini, neler düşündüğünü gerçekten merak ediyoruz…

* Bitkiniz büyüdükçe şekil değiştirip genişleyen origami saksılar, evin içini yeşillendirme projeleriyle uğraşanlar için ideal. Hem estetik hem pratik hem de üç yerine tek saksı kullanıldığı için çevre dostu! Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Haftadan Kalanlar

Tilda Swinton kitapçı küratörlüğüne soyundu

Hayatına bir pop-up mağaza şeklinde başlayan, yakında kalıcı bir dükkâna taşınacak olan One Grand kitapçısı, “küratörlü” bir kitapçı. Out dergisinin yayın yönetmeni Aaron Hicklin‘in kurduğu bu sıradışı mekân, internet sitesinde şöyle açıklanıyor:

One Grand, meşhur sanatçıların ve yaratıcı insanların edebi ilham kaynaklarını paylaştığı, küratörlü bir kitapçı. One Grand, Tilda Swinton, Tom Ford,Michael Stipe, Annie Lennox, John Irving, Edmund White, Frank Rich, Ta-Nehisi Coates, Ryan McGinley, Terence McNally, Sarah Waters, Carrie Brownstein, Glenn Ligon, John Cameron Mitchell, Michael Pollan ve daha niceleri dahil olmak üzere dünyadaki en merak uyandırıcı insanların zihinlerine ayna tutuyor.

Refinery 29, yaz listesinin küratörlerinden Tilda Swinton’ın seçkisini paylaşmış. Tam da Swinton’dan bekleneceği üzere, sıradışı başlıklarla dolu bu listeyi biz de beğeninize sunuyoruz. Kitapların çoğuna ne yazık ki Türkçede ulaşılamıyor; ama çevrilmiş olanlara Türk yayınevinin bağlantısını ekledik.  Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Edebiyat, Kitaplar, Sinema

San Diego Comic-Con 2015 fragmanları

Her yıl San Diego’da gerçekleşen çizgi roman fuarı Comic-Con‘dan bu yıl da fragmanlar, özel videolar başka güzellikler gelmeye başladı. 2015 ve 2016’da vizyona girecek süper kahraman, bilimkurgu vb. filmlerinin ve dizilerinin fragmanlarından bir seçkiyi aşağıda bulabilirsiniz. Tüm videolar için de IMDB’ye bakabilirsiniz.

Filmler:

Suicide Squad (2016)

Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Sinema, Televizyon

Ömer Şerif (1932-2015)

ömer şerif Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Gündem, Sinema

Disleksikler ve disleksikleri anlamak için font

disleksiChristian Boer, disleksiklerin okumasını kolaylaştırmak için bir font geliştirdi. Dyslexie adındaki bedava font, 2. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında yer almıştı.

Disleksi (ya da kelime körlüğü), dünya çapında nüfusun yaklaşık %10’unu etkileyen bir öğrenme bozukluğu. Çoğunlukla çocuklukta ortaya çıkıyor ve zihin harfleri ters çevirdiği, yamuk gördüğü vs. için daha yavaş ve yanlış okumalara sebep oluyor. Zekâyla hiçbir ilgisi olmayan disleksi ne yazık ki çoğu zaman teşhis edilmediğinden tedavi görebilecek birçok çocuk yetişkin hayatlarında da okuma zorluğu yaşıyor.

Kendisi de disleksik olan Boer, fontuna buna bir çözüm olarak üretmiş. Dyslexie’de harflerin altları daha şişkin, böylece okurların zihninde tepe taklak olmuyorlar. Birbirine benzeyen harfler de, okurların ayrıştırmasını kolaylaştırmak amacıyla biraz italik. Ayrıca harflerle kelimeler arasındaki boşluk daha fazla, böylece birbirlerine girmeleri de engelleniyor. Dyslexie fontunu aşağıda görebilirsiniz. Disleksikler için daha farklı font seçenekleri de burada mevcut. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Medya, Popüler Kültür

Haftanın Eğlencesi: Tarihî isimler günümüzde yaşasaydı

Dijital sanatçılar, tarihçi Dr. Suzannah Lipscomb’la işbirliği içinde tarihî isimlerin 21. yüzyıla uygun portrelerini çizdi. Tarih kanalı Yesterday tarafından “Secret Life Of…” (Falancanın Gizli Hayatı) adlı programı için yapılan çalışmada, söz konusu isimlerin hem meslekleri hem sosyal konumları göz önünde bulunduruldu.

Elbette edebiyata meraklı insanlar olarak en çok Shakespeare’den hoşlandığımızı söylememiz gerek. Sizin yorumlarınızı da aşağıya bekliyoruz. (Telegraph aracılığıyla.)

 

ADMIRAL LORD NELSON Admiral Lord Nelson has been magically transported to the 21st Century via a unique art project commissioned by TV channel Yesterday to celebrate its new historical series Secret Life OfÉ. starting on Thursday 2nd May at 9pm.  A team of digital artists from the channel spent three months updating a series of classic portraits - working closely with award-winning historian Dr Suzannah Lipscomb to ensure the new artworks accurately reflect how the historical figures might look in 2013 Adrian Wills, General Manager of Yesterday commented: ÔSecret Life OfÉ takes a completely new perspective on the lives on some of historyÕs most fascinating and notorious figures. Henry VIII, Elizabeth I, Shakespeare, Marie Antoinette and Nelson are among the iconic personalities whose lifestyles and habits are dissected through the eyes of the contemporary, celebrity-obsessed world.  These great characters are reimagined with a modern take, showing them in a completely different light - much like the new re-versioned portraits.Õ

AMİRAL LORD NELSON
Amiral Lord Nelson, bugün donanmada olsaydı daha çok masa başında çalışacağı için biraz daha kilolu resmedildi. Savaşta kaybettiği sağ kolunun yerine protez takıldı. 

Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Popüler Kültür, Televizyon

Dans etmek yasak, el çırpmak serbest

arian_band

Son dönemde hafif bir yakınlaşmadan bahsedilebilse de, İran yıllarca batı dünyası tarafından şer ekseninin bir bacağı olarak görüldü. Tabii olumsuz duyguları karşılıksız sayılmazdı. İslam devrimi sonrası İran, hem batı dünyasına hem de İsrail’e dostane denemeyecek sözlerle her fırsatta meydan okudu.

Oysa siyaseti bir kenara bırakacak olursak, madalyonun diğer yüzündekiler daha farklı oldu. Kadim kültürünün birikimi sayesinde İranlı film yönetmenleri, yazarlar, düşünürler batı dünyasında kucaklandılar. 2013 yılında ılımlı tavrıyla bilinen Hasan Ruhani’nin başkanlığa seçilmesi, İranlı sanatçıların ve entelektüellerinin hayatını kolaylaştırdı. Ama müzik ve müzisyenler için şartlar, batı, hatta Türkiye’yle bile karşılaştırınca heves kırıcı. Bir pop müzik topluluğunun albüm yayınlaması, bakanlık iznine bağlı olmaya devam ediyor. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Müzik

79 yaşındaki Nobel ödüllü Mario Vargas Llosa 50 yıllık eşini Isabel Preysler için terk etti

llosaPerulu yazar Mario Vargas Llosa, çağımızın en önemli yazarlarından sayılıyor. Ama Nobel Edebiyat Ödülü sahibiyle ilgili gelen son haberler edebiyatına değil, aşk hayatına dair. Zira 79 yaşındaki Llosa, 50 yıllık eşini “Manila’nın İncisi” Isabel Preysler için terk etmiş bulunuyor.

Şarkıcı Enrique Iglesias’ın annesi olan Preysler (64), İspanya’nın en meşhur femme fatale‘i, güzelliği ve evlilikleri dillerden düşmeyen bir paparazi yıldızı. Peru’daki bir televizyon kanalına göre, Llosa aynı zamanda kuzeni olan eşi Patricia’ya (70), “Benden bu kadar. Mutluluğun ne olduğunu şimdi anladım. Fazla vaktim kalmadı,” diyerek Preysler’le birlikte olmak için ayrıldı.

Acımasızlıklarıyla tanınan paparaziler şu an ikilinin ilişkisini destekliyor gibi. “Aşk hikâyeleri, hayallerin gerçek olabileceğini gösteriyor. İkinci şans diye bir şey vardır, acıdan sonra mutluluk gelir, hayat sizi her noktada şaşırtabilir,” diye yazıyor Hola! dergisi. “Acıdan sonra gelen mutluluk”, Preysler’in 26 yıl evli kaldığı üçüncü eşi Miguel Boyer’in iki yıl felçli yaşadıktan sonra, sekiz ay önce ölmesine atıfta bulunuyor. Okumaya devam et

3 Yorum

Filed under Edebiyat, Kitaplar, Popüler Kültür

Yaratıcı enerjilerinizi yoğunlaştırmanız gereken saatler

Lambert/Getty Images (Science of Us aracılığıyla.)Washington Üniversitesi’nin Foster İşletme Fakültesi’nde yardımcı doçent olan Christopher Barnes, “en yaratıcı ve en odaklı çalışmalar için ideal aralıklar”ın sabahın erken saati ile akşamüzeri olduğunu söylüyor — bunlar enerjinizin ve odaklanma gücünüzün doruk noktasına ulaştığı zamanlar.

Harvard Business Review‘a konuşan Barnes, öğleden sonra hissettiğiniz bitkinlikle savaşmaya çalışmak yerine zihninizin uyuştuğu anlara dikkat etmenizi söylüyor. Bu sıralarda yaratıcı çalışmalardan kaçınmanızı, onun yerine e-postlara yanıt yazmak, listeler hazırlamak gibi daha angarya işlerle ilgilenmenizi öneriyor.

Barnes’ın öğüdü sadece işte değil, genel hayatta da geçerli aslında: Bedeninizin (ve zihninizin) gerçeklerini kabul edin ve onunla savaşmak yerine ahenk içinde çalışmaya özen gösterin.

Kısacası sabah işe vardığınızda, “Ay şu sigarayı içeyim de sonra çalışmaya başlarım,” derseniz iyi bir fırsat kaçırmış olursunuz. (Haber ve fotoğraf Science of Us aracılığıyla.)

Yorum bırakın

Filed under Popüler Kültür

Doğanın fethettiği balıkçı köyü

Çin’in Shengsi Adaları’ndan biri olan Gouqi Adası, terk edilmiş bir balıkçı köyüne ev sahipliği yapıyor. Ana karada balıkçılığın adaya nazaran daha ekonomik olması sebebiyle balıkçıların yıllar önce terk ettiği köy, zaman içinde doğa tarafından ele geçirilmiş. Dün, insanın en çirkin yüzlerinden birini ne yazık ki bir kez daha gözler önünde seren bir dehşetin, Madımak’ın yıldönümüydü. Bugün, dünyanın insansız nasıl görünebileceğinin bir örneği… (N’olmuş? aracılığıyla.)

doganin-ele-gecirdigi-terk-edilmis-cin-koyu-gouqi-island-1 Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Popüler Kültür

2 Temmuz 1993

1 Yorum

by | 2 Temmuz 2015 · 09:35

Ülkeden ülkeye değişen güzellik anlayışı

oncevesonra

Amerikalı gazeteci Esther Honig, makyajsız bir fotoğrafını dünyanın çeşitli ülkelerindeki Photoshop’çulara göndererek “Beni güzelleştirin,” diyor. Amacı, güzellik anlayışının ülkeden ülkeye nasıl değiştiğini görmek.

Before & After (Önce ve Sonra) adını verdiği proje aslında geçtiğimiz yıl ortaya çıkmıştı. Yine de güncelliği koruyan bir mevzu olduğunu düşündüğümüzden sizlerle paylaşmak istedik. Fotoğrafların birçoğu insana güzel olduğu kadar komik de gelebiliyor. Zaten tüm mesele de birinin güzelinin diğerinin palyaçosu sayılabilmesi değil mi…

Sizce en güzel ya da en çirkini hangisi? Yorumlarınızı bekliyoruz. (Bigumigu aracılığıyla.) Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Popüler Kültür, Sanat

Sony e-kâğıttan saat üretiyor

İnsanlar Apple saati için sıralara diziledursun, Sony e-kâğıttan saat üretmiş bulunuyor. Kayışın ve saatin kullanıcının hareketlerine göre şekil ve renk değiştireceği ürünün “akıllı” olma iddiası yok — sadece saatin kaç olduğunu gösteriyor. İncecik, temiz ve basit bir tasarıma sahip ve pilinin 60 gün gittiği söyleniyor. Saati satışa sunacak olan Japon Fashion Entertainments markası, e-kâğıttan giysiler üretmeyi de planlıyor — örneğin papyonlar, şapkalar ve bağcıklar.

Aşağıda, ürünün tanıtım videosu ile fotoğraflarını görebilirsiniz. FES’le ilgili daha fazla için de internet sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Sizi bilemeyeceğiz ama biz dizüstü bilgisayarlar, masaüstü bilgisayarlar, akıllı telefonlar, tabletler, şunlar bunlarla dolu dünyada bu saati Apple’ın akıllı saatinden çok daha cazip buluyoruz. Sizin de tasarımla ilgili görüşlerinizi yorumlara bekliyoruz. (The Verge aracılığıyla.) Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under Giyim Kültürü, Medya

Vladimir Nabokov’dan eşine aşk mektupları

Véra ve Vladimir Nabokov, Montreaux, 1968. (Fotoğraf: Philippe Halsman; Brain Pickings aracılığıyla.)

Geçtiğimiz yüzyılın en büyük yazarlarından Vladimir Nabokov, aynı zamanda eşi Véra’yla yaşadığı büyük aşkla da tanınıyordu. İkilinin mektuplaşmaları, geçtiğimiz yıl İngilizcede yayımlandı. Brain Pickings, 800 küsür sayfa tutan kitabı her zamanki gibi çok güzel anlatmış, birkaç tane de mektubu siteye koymuş. Biz de ikilinin aşkının başlangıcından üç örneği sizlerle paylaşmak istedik. Henry Miller’ın Anaïs Nin’e, Victor Hugo’nun Juliette Drouet’ye, Virginia Woolf’un Vita Sackville-West’e yazdığı mektuplarla birlikte okumanız önerilir.   Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under Edebiyat, Kitaplar