Bu defa gitmemesi ümidiyle…

ahmethamditanpinar

Politikadaki hürriyet, bir yığın hürriyetsizliğin anahtarı veya ardına kadar açık duran kapısıdır. Meğer ki dünyanın en kıt nimeti olsun; ve tek insan onunla şöyle iyice karnını doyurmak istedi mi etrafındakiler mutlak surette aç kalsınlar. Ben bu kadar kendi zıddı ile beraber gelen ve zıtlarının altında kaybolan nesne görmedim. Kısa ömrümde yedi sekiz defa memleketimize geldiğini işittim. Evet, bir kere bile kimse bana gittiğini söylemediği halde, yedi sekiz defa geldi; ve o geldi diye biz sevincimizden, davul, zurna, sokaklara fırladık.

Nereden gelir? Nasıl birdenbire gider? Veren mi tekrar elimizden alır? Yoksa biz mi birdenbire bıkar, “Buyurunuz efendim, bendeniz, artık hevesimi aldım. Sizin olsun, belki bir işinize yarar!” diye hediye mi ederiz? Yoksa masallarda, duvar diplerinde birdenbire parlayan, fakat yanına yaklaşıp avuçlayınca gene birdenbire kömür veya toprak yığını haline giren o büyülü hazinelere mi benzer? Bir türlü anlayamadım.

Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü 

Burçlar ve yazarlar: Yengeç

Sırma Köksal’ın 2003’te Radikal Kitap’ta yayımlanan, burçlar üzerinden yazarları inceleyen yazı dizisini, yazarın da izniyle bu yıl Koltukname’de paylaşacağız. Aradan geçen 10 yıldan sonra okurlarca yeniden keşfedilmesi ve sizleri de bizleri ettiği kadar mutlu etmesi ümidiyle.

Kabuk ve Kıskaç

Bonatti_Cancra_c1300

Yengeç suda yaşar ama balık değildir. Yengeç suda yaşayan, kendi dünyasını kabuğunun içine yerleştiren, bildiğimiz dünyayı da kıskaçlarıyla yakalamaya çalışan bir yumuşakçadır. Yengeç insanı da ilk bakışta yumuşak, son bakışta kabuğunun içine saklanmış, kıskaçlarıyla insanın sinirlerini kaşıyan biridir. Kabuğuna kaçmış bir yengeci orada bırakın, kalsın. Hatta yampirik yampirik çıkmaya çalışırsa siz uzaklaşın.

Yengeç ısıtılıp yenecek bir meze değildir. Çok az Yengeç kafasını kabuğundan çıkarttığında Marcel Proust kadar ilginç olur. O da aslında mızmızın tekiydi, Joyce’un purolarıyla onu öldürmeye çalıştığını düşünüyordu, yakınında bulunmanın eğlenceli olacağı insanlardan biri değildi. Jean Jacques Rousseau da Yengeç’ti ve hiç kimsenin aklına bile getirmediği bir işe kalktığını iddia ettiğinde sözünü ettiği kendi hayatını yazmaktı. İtiraflar gerçekten olağanüstüdür ama Rousseau da hayatın kendine haksızlık ettiğine inanırdı. Yengeç böyledir. Hep hayatın kendisine adil davranmadığına inanır, acı çeker, suçu insanlıkta bulur. 1984 adlı kitabıyla insanlıktan umudu kesmişlerin başucu yazarı olan George Orwell de doğal olarak Yengeç’ti.Devamı »

Klasik yazarların ender görüntüleri

Geçtiğimiz haftalarda bir arkadaşımız bizimle Tolstoy’un tek video görüntülerini paylaştı. Eserlerini okuduğumuzda bambaşka bir çağa ait olduğunu hissettiğimiz, günlük hayattaki fotoğraflarını görmenin bile ilginç geldiği bu büyük yazarın hareket ettiğini izleyebilmek, kelimenin tek anlamıyla garip bir deneyimdi.

Daha önce de Fitzgerald’ı yazı yazarken gördüğümüzde benzer şeyler hissettiğimizi hatırlayınca, klasik yazarların ender video görüntülerinden bir derleme hazırlama fikri geldi aklımıza. (Yaptığımız araştırma sırasında Flavorwire’ın elbette çoktan böyle bir liste hazırladığını gördük ama bizim çalışmamız bağımsızlığını koruyor.)

Görüntülere geçmeden önce önemli bir not: Ahmet Hamdi Tanpınar‘ın, Lütfi Akad’ın 1959 tarihli Zümrüt filminde figüran olarak rol aldığı söylenir. Akad’ın Selim İleri‘ye aktardığı üzere, Tanpınar’ın “Çolpan İlhan’ın güzelliğini görmek için” sete uğradığı doğrudur fakat kamera karşısına geçip geçmediği hâlâ bir tartışma konusu. Bu görüntüyü maalesef internette bulamadık.

Daha da fazla uzatmadan, huzurlarınızda, hareketli olarak görmeyi hiç beklemediğiniz yazarlar:Devamı »

Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi

Canı gönülden sevdiğimiz Ahmet Hamdi Tanpınar, Türkiye’deki çeşitli edebiyat etkinlikleri, edebiyat kuruluşları vb.’larının “adı” olmaya devam ediyor. soL Portal’ın haberine göre, Gülhane Parkı’nın girişindeki Alay Köşkü, Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Müze Kütüphanesi olarak yenilenmiş ve “Kültür Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü’nün yazar örgütlerini daveti üzerine, TYS gibi PEN de bu güzel mekânda edebiyat etkinlikleri yapacak.”

Tanpınar’ın 1950’de kurucu üyeleri arasında yer aldığı PEN Türkiye, 2012 içerisinde müze-kütüphanede sekiz tane etkinlik yapacak. Bunlardan ilki, 25 Şubat Cumartesi 14:30-16:00 arası yer alacak olan, “Dünya Yazarlar Birliği PEN, Ahmet Hamdi Tanpınar ve Öykü”:Devamı »