Haftanın Eğlencesi: Hayatın acı gerçekleri

Danimarkalı yazar Mikael Wulff ve karikatürist Anders Morgenthaler –ikili birlikte Wumo olarak tanınıyor– eğlenceli illüstrasyonlar şeklinde bizlere hayatın acı gerçeklerini sunuyorlar. Grafik ve diyagram olarak hazırladıkları gerçekler, Facebook uygulamalarından bankanın açılış saatlerine, çamaşır makinesinin ayarlarından IKEA’nın labirentimsi yapısına, çoğunlukla batıya has sorunları tiye alıyor.

Bu yıl soğuk, yağmurlu ve rüzgârlı bir bahar geçirdiğimiz için biz özellikle “Bahar”dan hoşlandık. Sizin hayatınıza en çok hangi acı gerçekler uyuyor? Yorumlarınızı bekliyoruz. (Bored Panda aracılığıyla.)

truth-facts-funny-graphs-wumo-1
Bankaların Açılış Saatleri / Bankanın açık olduğu saat / İşten izin alıp bankaya gidebileceğiniz saat

Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Ünlü karakterler Osmanlı olsaydı

İllüstratör Berk Şentürk, süper kahramanlardan ünlü film kahramanlarına, birçok karakteri Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşıyormuşçasına resmetmiş. Han Solo’dan Wonder Woman’a, geniş bir yelpaze içeren çalışmada her karakterin bir de Osmanlı adı var. Kimileri diğerlerinden daha başarılı sayılabilecek karakterlerin arasında bizim favorimiz Blues Brothers ile Taxi Driver, ya sizinki?

Şentürk’ün diğer çalışmalarını görebileceğiniz Behance sayfası burada.

fevcul adalet-justice leagueThe Justice League / Fevc-ül AdâletDevamı »

Bağımsız kitapçıları gezinen resimli Don Quijote sayfaları

donki

San Francisco’lu sanatçı Boethius, şehirdeki bağımsız kitapçılardaki kitapların içine resimli sayfalar bırakıyor. “Portraits of an Ingenious Gentelman” (Maharetli Bir Centilmenin Portreleri) adındaki proje kapsamında, hepsi Don Quijote‘nin sayfalarına resmedilen birbirinden farklı çizimler her yerde ortaya çıkmaya başladı.

Melville House’tan Dustin Kurtz‘le yaptığı söyleşide, son iki yıldır kitabın her yaprağına (tek tarafına) bir resim çizdiğini söylüyor Boethius. “Yani yaklaşık 470 tane çizim var; arada birkaçı kayboldu, yırtıldı ya da yanlışlıkla benim kitaplarımdan birinin arasında kaldı.” Sanatçı, bunların arasından 375 tanesini dağıtacağını, geri kalanlarıysa sergilemek istediğini söylüyor. “Yarısı dağıtıldı, geri kalanlar bu haftanın sonuna kadar dağıtılacak.” Neden kitapçıları seçtiği sorusunaysa şöyle yanıt veriyor:Devamı »

Gerçekçi baykuş resimleri

Gerçekçi baykuş resimleri

En sevdiği oyuncağıydı. Neydi? Kırmızıya boyanmış, ufak, tahta bir kuş. Kırmızıydı, gerçekten öyleydi; tam da gün ışığında, gölgede, mumlarla, şöminenin başında ona bakan bir oğlan çocuğunu hayallere daldıracak, parlak, tatlı bir kırmızı. Ama muhabbetkuşu ya da öyle değersiz bir tür olduğunu sanmayın. Hayır, onun kuşu bir baykuştu. –Jesse Ball, Sağırlık

İtiraf ediyoruz: Baykuşlara bayılıyoruz. Bu yüzden Yeni Zelandalı sanatçı ve fotoğrafçı John Pusateri‘nin bu gerçekçi baykuş resimlerine hayran kaldık. Pusateri, kurşunkalem, füzel ve pastel boyalarla tüm tüyleri teker teker ortaya çıkartıyor. Portfolyosundan görebileceğiniz üzere, genelde siyah-beyaz-gri tonlarında ve ölü kuş resimleriyle çalışmayı seven sanatçı için sıra dışı bir biçimde canlı kalıyor bu çizimler. İyi ki değişikliğe gitmiş dedirtiyor…Devamı »

Ortadünya ve sakinleri — okuduklarımızı görselleştirmek

Ne kadar iyi çizilmiş olursa olsunlar, çizimlerin masallara pek bir faydası olmaz. Görsel bir temsil sunan  (drama da dahil olmak üzere) tüm sanatlar ile gerçek edebiyat arasındaki fark şudur: Edebiyat zihinden zihine işler ve bu yüzden kendini yeniden üretebilir. Aynı zamanda hem evrensel hem de neredeyse acıklı bir şekilde tekildir. — Tolkien

Şu sıralar Tolkien ve özellikle Hobbit filmiyle ilgili çok sayıda haber ve yazı dolaşmakta internette. J. R. R. Tolkien sevenler olarak rahatsız olduğumuz söylenemez. Fakat io9’un Tolkien ve Hobbit çizimleri dosyası, filmi seyrettiğimizden beri aklımızda olan bir konuyu irdelememize neden oldu: Ortadünya neye benzemeli? Başkasının hayalini seyretmekle başkasının hayalini okumak arasındaki fark yaman bir fark değil mi? Özellikle cüce prensin Disney prenslerini andırması, genel olarak çok da eleştirel olmadığımız bir filmde bir kılçık etkisi yaratmıştı.Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Yarattıkları karakterlerle içli dışlı olan yazarlar

Bu haftaki eğlence köşemizde ünlü yazarlar, yarattıkları meşhur karakterle iç içe giriyor. Sorumlusu, grafik tasarımcı Selin Arısoy. Arısoy’un “curse eden kız” adındaki Tumblr sitesi için buraya, tasarımcıyı Twitter’dan takip etmek isterseniz buraya buyurunuz. Yazarların suratlarının daha ne şekillere girebileceğini merak edenleri de şuraya alabiliriz. (Explore aracılığıyla.)
Frank Herbert

Frank Herbert

Yazar fotoğrafı karalamaca

İstanbul’da yağmurlu başlayan, Ankara’da yağmurlu devam eden haftanın açılışını, yazarların suratlarının karalanmış fotoğraflarıyla yapıyoruz. Klip yönetmeni ve video editörü Michael Daye, canının sıkıldığı bir gün evindeki 100 tane ünlü yazar kartpostalıyla karşı karşıya gelince, son derece doğal olarak çözümü üstlerini karalamakta bulmuş. Savunmasız yazarların çoğu yazdıklarıyla alakalı desenlerle süslenseler de, Daye’in asıl amacı boşlukları doldurmak. Özellikle iddiasız ve kişisel olduğu için hoşumuza giden bu çalışmadan bir seçkiyi yazının devamında bulabilirsiniz. Sizin de yorumlarınızı beklemekteyiz. 100 kartpostalın tamamı için Daye’in Tumblr hesabına buyurunuz. (Flavorwire aracılığıyla.)

Virginia Woolf
Virginia Woolf

Devamı »

Wes Anderson alfabesi

Wes Anderson filmlerinin kendine özgü ve çarpıcı bir görsel tarzları olduğunu inkâr etmek güç. Tenenbaum Ailesi ve The Darjeeling Limited gibi filmlerde gönüllerimizde taht kurmuş olan Anderson’ın son filmi Moonrise Kingdom ne yazık ki vizyona girdiği gibi kayboldu. Ama bu sırada dileyenler Madridli sanatçı Hexagonall‘ın hazırladığı “Wes Anderson Alphabet”iyle (Wes Anderson Alfabesi) Anderson ihtiyaçlarını giderebilirler. Henüz tamamlanmamış olan alfabede her harf bir Wes Anderson karakterine tekabül ediyor. (Tahmin edin W kim!) Aşağıda Flavorwire’ın seçkisini görebilirsiniz. Tüm çalışmalar için buraya, poster satın almak için de buraya buyurun.

anderson1

Devamı »