Klasik eserlerin elyazmaları

Elyazmaları güzeldir. Elyazısı kullanımının günbegün azaldığı tablet ve akıllı telefon dünyasında elyazmaları değerlidir. Günümüzde, yazarın eserinin özgün kopyasının, yani yazarın bilgisayardaki Word belgesinin kendi içinde (yani metnin içeriği haricinde) bir değeri olduğu söylenemez. Böylece zaten zaman geçtikçe değerlenen elyazmaları, giderek nadir bir nesneye dönüştükleri için de değerlenirler.

Aşağıda, günümüzde hâlâ sevgiyle ve ilgiyle okunan klasik eserlerin elyazmalarından bir seçki bulabilirsiniz. Ne kadar “çağ dışı” kalacak olursa olsun, zamansızlığını her daim koruyacak bir seçki.

Not: Kitapların Türkçeleri için resmin altında isimlerinin üstlerine tıklayabilirsiniz. (Flavorwire aracılığıyla.)

Ağustos Işığı - William Faulkner
Ağustos IşığıWilliam Faulkner

Devamı »

Yazarların atıştırmalıkları

Yazarlar ve yemekler üzerine gitmeye devam ediyoruz. Atıştırmalıklar, ayakta yazmayı ve asla disiplinsizliğe kapılmamayı tercih eden Goethe dışında herhalde her masa başında, sehpa üstünde, koltukta, kafelerde, parklarda, yazanın el alışkanlığından sayılabilirler. Bazen alışkanlıklardan takıntılara dönüşürler. Kahve, bizim memlekette çay en tanıdıklarından da olsa, bazıları (Walt Whitman gibi) istridye ya da (Lord Byron gibi) sirke de alabiliyormuşDevamı »

Elias Canetti’nin not defteri ve Pavese’nin ölümü

Elias Canetti, Bulgaristan’dan İsviçre’ye, Avusturya’dan İngiltere’ye Avrupa’yı zihninde taşıyan romancı, oyun yazarı, deneme yazarı ve gururla sunduğu üzere anı yazarı. 1981’de Nobel Edebiyat Ödülü’nü aldığında bile aslında çok tanınmadığı söyleniyor. Bir yandan da bolca başka dillere çevriliyor ve yayımlanıyor. Günümüzün sosyal bilimcilerinin ortaklaşa okuduğu bir avuçDevamı »

Yazarlar, uyumayın

Kafka harıl harıl çalışıyor. Görsel Melville House’tan.

Yazıyla gecenin ilginç bir ilişkisi vardır (belki Zezine bir sonraki “Gece” sayısında buna da değinir).  Franz Kafka, Marcel ProustJames Joyce, Oğuz Atay… hepsi de geceleri yazmayı tercih etmeleriyle tanınır. Melville House’un haberine göre, yeni bir araştırma uykulu zihinlerin daha özgürce düşünebildiklerini ortaya çıkarmış — ancak bu yalnızca gece için değil, genel olarak uykulu olduğunuz tüm zamanlar için geçerli.  Scientific American şöyle diyor:

Albion Koleji’nin psikoloji bölümünde asistan profesör olan Mareike Wieth ile meslektaşları çalışmaya katılanları, Gündüzlük Gecelik Anketi’ne verdikleri yanıtlara göre “gündüz tipi” ve “gece tipi” olmak üzere ikiye ayırdı (ortalarda puan alanlar –katılımcıların yaklaşık yarısı– araştırmaya dahil edilmedi). Wieth katılımcılardan üç tane analitik problem, üç taneDevamı »

Amherst Güzeli’nden hindistancevizli kek tarifi

Emily Dickinson gelmiş geçmiş en yalnız şairlerden biridir. Ayrıca, “Şiirleri belki de hiç okunamayabilirdi,” dediğimiz şairler kervanındaki bilinen kadın şairlerdendir. “Hiç okunamayabilirdi, nasıl olur!” dediğimiz yazarlar listesinin başında ise herhalde Franz Kafka vardır. Emily Dickinson kardeşine, Franz Kafka ise Max Brod‘a tüm yazılarının yakılması talimatını vermişlerdi. Dickinson’ın yazıları arasında yakılanlar neredeyse tüm yazışmaları olmuş, şiirler ise ölümünün ardından yayımlanmış. (Yanan ve yanmaktan kurtulan kitaplarla ilgili İngilizce kısa bir bilgi için buraya bakabilirsiniz.)

Yaşarken kendisine “Amherst’lü Efsane” denilmiş. Ölümünün ardından adı “Amherst’lü Rahibe”ye çıkmış. Şiirlerinin yayımlanmasının Devamı »