Yaratıcı enerjilerinizi yoğunlaştırmanız gereken saatler

Lambert/Getty Images (Science of Us aracılığıyla.)Washington Üniversitesi’nin Foster İşletme Fakültesi’nde yardımcı doçent olan Christopher Barnes, “en yaratıcı ve en odaklı çalışmalar için ideal aralıklar”ın sabahın erken saati ile akşamüzeri olduğunu söylüyor — bunlar enerjinizin ve odaklanma gücünüzün doruk noktasına ulaştığı zamanlar.

Harvard Business Review‘a konuşan Barnes, öğleden sonra hissettiğiniz bitkinlikle savaşmaya çalışmak yerine zihninizin uyuştuğu anlara dikkat etmenizi söylüyor. Bu sıralarda yaratıcı çalışmalardan kaçınmanızı, onun yerine e-postlara yanıt yazmak, listeler hazırlamak gibi daha angarya işlerle ilgilenmenizi öneriyor.

Barnes’ın öğüdü sadece işte değil, genel hayatta da geçerli aslında: Bedeninizin (ve zihninizin) gerçeklerini kabul edin ve onunla savaşmak yerine ahenk içinde çalışmaya özen gösterin.

Kısacası sabah işe vardığınızda, “Ay şu sigarayı içeyim de sonra çalışmaya başlarım,” derseniz iyi bir fırsat kaçırmış olursunuz. (Haber ve fotoğraf Science of Us aracılığıyla.)

Sand’dan Flaubert’e: “Edebiyatı fazla seviyorsun; o seni öldürecek”

sandflaubert

19. yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Sand’dan, yüzyılın yine bir başka önemli yazarı, Gustave Flaubert’e bir mektup paylaşıyoruz sizlerle bu sefer de. Sand, müstearıyla, güçlü kişiliğiyle, fırtınalı hayatıyla ve dönemin en önemli sanatçı ve edebiyatçılarıyla kurduğu ilişkileriyle tanınan bir yazar.

Flaubert’e yazdığı aşağıdaki mektup, hayata dair yorumlarıyla insanı heyecanlandırıyor, hüzünlendiriyor, gülümsetiyor. Ayrıca kimi yorumlar, son dönemde hep olduğu gibi, akla ister istemez ülke gündemini getiriyor:

İnsan hayatı değişik ölçülerde hissedebilir, değişik ölçülerde anlayabilir, dolayısıyla çektiği acının derecesi de farklıdır. İnsan yaşadığı çağın ne kadar önündeyse, o kadar çok acı çeker… Edebiyatı fazla seviyorsun; o seni öldürecek ama sen insanların aptallığını yok edemeyeceksin.

Yazarın kitaplarına Oğlak Yayınları ile İş Bankası Yayınları‘ndan ulaşabilirsiniz. Mektubu bizler için bulup çeviren Birsel Uzma‘ya teşekkür ediyoruz. İlgilenenler için: Koltukname’nin mektup dosyasında de Sade, Camus, Bergman, Steinbeck ve daha nice edebiyatçılar var. (Des Lettres aracılığıyla.)Devamı »