Burçlar ve yazarlar: Balık

Sırma Köksal’ın 2003’te Radikal Kitap’ta yayımlanan, burçlar üzerinden yazarları inceleyen yazı dizisini, yazarın da izniyle bu yıl Koltukname’de paylaşacağız. Aradan geçen 10 yıldan sonra okurlarca yeniden keşfedilmesi ve sizleri de bizleri ettiği kadar mutlu etmesi ümidiyle.

Balık Derinlerde Gezer

Bonatti-Pisces

Bütün ömrünü dere tepe zıplamaya adamış olan Jack Kerouac, “İnsanın bütün ömrü bir yabancı ülkedir,” demişti. Bunu ancak bir Balık söyleyebilirdi çünkü insan karada, Balık suda yaşar, yani Kerouac kendini hep yaban ellerde hissetmekte haklıdır. Balık ters yöne doğru yol almaya çalışan iki balıkla temsil edilir. Victor Hugo, “İnsanlık tek kutuplu bir daire değil, iki kutuplu bir elipstir,” diyerek bu durumu çok güzel dile getirmiştir (tek sorun Balık yerine insan demiş olmasıydı ama zaten Balık insancıldır).

Elipsin bir kutbunda gerçekler, diğer kutbunda ise idealler vardır, yani düşler, hayaller. Balık elipsin ikinci kutbunda salınır, hayalperesttir, duygusaldır, düşçüdür, imgelemi geniştir. W.H. Auden duruma açıklık getirmek için düşçülüğü imgelerin yendiği bir sofraya benzetir. Bu sofrada “bazıları ağzının tadını bilir bazıları ise pisboğazdır. Birçokları ise imgelerini pişirmeden konserve kutularından bir lokmada, düşünmeden, tadını almadan yalayıp yutarlar.” Balıklar ise sindire sindire, tadını çıkartarak yerler, mizah duyguları gelişmiştir. Nitekim Lale Müldür, “Depresyon Efendisi” adlı yazısıyla depresyonun bile nasıl tadını çıkarttığını anlatmıştı. Balık olmayanlar ile Balıkların ruh kardeşi Oğlak olmayanlar pek anlamamıştı espriyi ama bu zaten Balığın kaderidir. Balığı kendi bile zor anlar.Devamı »

Ölü yazarlardan esinlenen parfümler

Yanlış duyduğunuzu sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Aradığınız her ürünü bulabileceğiniz bir site olan Etsy‘deki SweetTeaApothecary dükkânı, “siyah çay, güveotu, karanfil, miskotu, vanilya, helyotrop ve tütün” karışımından yapılmış bir Ölü Yazarlar Parfümü satıyor. Amaçları şöyle:

Bu karışım eski bir kütüphane koltuğuna oturup Hemingway, Shakespeare, Fitzgerald, Poe ve diğerlerinin sarı sayfalarını karıştırdığı hissini veriyor insana. Ölü Yazarlar karışımı çay demleyip en sevdiğiniz kitabınıza yumulma isteği uyandıracak.

Book Riot‘tan Amanda Nelson, bu üründen aldığı ilhamla ölü yazarların şahsi kokuları nasıl olurdu acaba, diye düşünmüş ve ortaya aşağıdaki liste çıkmış. Sylvia Plath’in parfümü gerçek olsaydı en azından oda kokusu olarak kesin kullanırdık. Aralarında size cazip gelen bir koku var mı?Devamı »

Yazarlardan kokteyller

Yakınlarda Bukowski’nin bir içip bir şiir okuduğu kayıtlarından bahsetmiştik. Yazarlar ve yemekleri kadar yazarlar ve içkileri de sıkça rastlanılan bir konu. Ama buralardan tarif çıkarmak The Kitchn‘in hediyesi olmuş. Pratik, ev tipi tariflerin sitesi The Kitchn, daha ziyade Amerikalılardan oluşan bir listede yazarları sevdikleri kokteyllerle eşleştirmiş. Ortaya bol alkollü ve renkli bir liste çıkmış.

Bu yaz günlerinde çoğumuzun favorisi kitap okumak ve soğuk bir şeyler içmek olduğundan, hepimize ilham vereceğine inanıyoruz. Kim bilir, belki de yakında dinlenilen müziğe içki eşleştiren Drinkfy‘ın edebi versiyonu çıkar. Ya da belki edebi müzik listeleri gibi edebi içki listeleri de hazırlanır kitapların yanına. Belki sizin zaten vardır?Devamı »

Ressamlığa soyunan yazarlar

Yaratıcı insanlar kendilerine uzmanlaşacak bir alan seçseler bile, çoğunlukla diğer sanat dallarını tamamen terk etmekte zorlanırlar. Bu yüzdendir ki sanatçı kavramının bin bir türlü açılımı vardır; hatta bazen esnekliğiyle insanları usandırır (bkz. insan üstü yaratık, James Franco).

Ama bugün o usandırıcı çalışmalara değil, kelimelerden uzaklaşmak isteyen yazarlara yer veriyoruz. Goethe, Proust ve Fitzgerald, bazen dilin sınırlandırmalarından kurtulabilmek adına kalemi kaldırıp eline fırçayı alan yazarlardan birkaçı. Sonuçlar aşağıdaki gibi. (Melville House aracılığıyla.)

images
“Bir Manzaradaki Gezginler”, Johann Wolfgang von Goethe, 1787

Devamı »

Yolda’nın infografik haritası

Woody Allen filmleri ve Artist gibi ender filmler bir yana, Hollywood geçtiğimiz yıl film (ve çizgi film) uyarlamalarıyla balıklama daldı. Ödül törenleri döneminde “Oscar’ın galibi kitaplar!” başlıklı yazılarla da sık sık karşılaşmıştık. Her ne kadar biz izleyiciler olarak özgün senaryolara hasret kalmış da olsak, stüdyolar bu kitaptan filme formülünü çok tutmuşa benziyorlar. Öyle ki, bırakın roman, öykü, çizgi roman gibi kurgusal çalışmaları, kadınlar için bir hamilelik rehberi olan What to Expect When You’re Expecting‘i (Çocuk Beklerken Ne Beklemelisiniz) bile Dikkat Bebek Var diye sinemaya uyarlamış durumdalar. (Daha fazla tuhaflıklar için Flavorwire’ın film tarihindeki en garip kaynaklar listesine bakabilirsiniz.)Devamı »

“Aç kaldıklarında dostlarımı besleyebilmek istiyorum”

Jack Kerouac, 1957 yılında Marlon Brando’ya yazdığı mektupta, ünlü oyuncunun Yolda‘nın film haklarını alarak kitabı beyazperdeye aktarmasını istemiş. Mektup, Huffington Post’un haberine göre 2005 yılında bir “anı uzmanı” tarafından bulunmuş ve yakın zamanda Christie’s tarafından açık artırmada 33.600 dolara satılmış. Brando’yu Dean rolünde görmek istediğini söyleyen yazarın kendisi de Sal’i oynamayı düşünüyormuş. Kerouac mektupta, kendisini ve annesinin geçimini sağlayabilmek için böyle bir projeye girmek istediğini belirtiyor.Devamı »