Tag Archives: leylâ erbil

Burçlar ve yazarlar: Yay

Sırma Köksal’ın 2003’te Radikal Kitap’ta yayımlanan, burçlar üzerinden yazarları inceleyen yazı dizisini, yazarın da izniyle bu yıl Koltukname’de paylaşacağız. Aradan geçen 10 yıldan sonra okurlarca yeniden keşfedilmesi ve sizleri de bizleri ettiği kadar mutlu etmesi ümidiyle.

Dünyayı Yola Getirmek İsteyen Yay

Bonatti-Sagittarius_c1300Spinoza’ya göre insan sosyal bir hayvandır. Zodyak’ın hayvanlarla temsil edilmeyen nadir burçlarından biri olan Yay ise sosyal bir insandır. Yay dışadönüktür, Yay insan canlısıdır, Yay meraklıdır, Yay konuşkandır. Yay konuşur, konuşmaktan çok tartışır. John Milton’ın her şeyden çok değer verdiği hakları, öğrenme, konuşma ve özgürce tartışma haklarıydı. Yay bu hakları ister, elde eder ve kullanır. Durumun nezaketi için sizin susmanız daha hayırlıdır. Aksi takdirde hır çıkar. Yay hır çıkartmaktan çekinen biri değildir. Jean Genet de Yay’dı, hayatı boyunca hır çıkartıp durmuştu. Ama Yay kasten hır çıkartmaz, dünyayı doğru yola getirmeye çalışırken Yay’ın gıyabında hır çıkar, bazen da kabak Yay’ın başına patlar. Nâzım Hikmet de, Kemal Tahir de, Aziz Nesin de Yay’dır doğal olarak. Başka şey olsalardı ihtimal ki durum da başka olurdu. Mark Twain, “Önce doğrularınızı belirleyin, sonra keyfinize göre eğip bükebilirsiniz,” demişti ama bir Yay doğru inandıklarını kolay kolay değiştirmez, sözünden dönmez, gemileri yakmaktan çekinmez. Tuhaf bir insan, pardon kadın, yani Tuhaf Bir Kadın‘ın yazarı Leylâ Erbil’dir. Okumaya devam et

Reklamlar

11 Yorum

Filed under Edebiyat, Kitaplar

Tomris Uyar’dan Leylâ Erbil öykücülüğü üstüne: “Hadi ülkemizde özgürlük yasak da özgünlük de mi yasak?”

Türkçe edebiyatın önde gelen isimlerinden Leylâ Erbil, dün hayatını kaybetti. 82 yaşındaki yazar bir süredir Balat Hastanesi’nde lösemi nedeniyle tedavi görüyordu.

Erbil’in kendisi ve eserleri hakkında birçok şey söylenebilir elbette. Ama biz sözü bir başka ustaya, Tomris Uyar’a bırakmak istedik. İşte Uyar’ın 1997’de, Düşler/Öyküler dergisinde yayımlanan “Leylâ Erbil Öykücülüğü Üstüne” adlı yazısından alıntılar:

Leylâ Erbil’in ilk öykü kitabı Hallaç (1961), rastlanmadıklığıyla kafamı hallaç pamuğuna çevirdi diyebilirim. Beckett’ten yapılan alıntı, “Hiçbir şey hiç’ten daha gerçek değildir” okura öykülerin dünyası hakkında önemli bir ipucu veriyordu ama yalnızca bir ipucu.

1960’larda Leylâ Erbil’in kuşaktaşı sayılabilecek yazarların çoğu varoluşçuluk akımıyla tanışıktırlar; bunalım, saçma, hiçlik, bireyin bunaltısı, sıkça işledikleri temalardı. Erbil’in şaşırtıcılığıysa, bu temaları Batılı yazarlar gibi adı belirsiz bir ülkede, hatta düşsel bir mekânda yaşayan soyut kişiler aracılığıyla değil, bu ülkede yaşayan, çeşitli sınıflardan gelme somut bireylerin “ağzından duyurması”ydı.

Hallaç, alışıldık, aşınmış düşünce kalıplarına olduğu kadar beylik edebiyat kalıplarına da karşı çıkacak bir yazarın başkaldırı serüveninin başlangıcıydı. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under Gündem, Kitaplar