Burçlar ve yazarlar: Terazi

Sırma Köksal’ın 2003’te Radikal Kitap’ta yayımlanan, burçlar üzerinden yazarları inceleyen yazı dizisini, yazarın da izniyle bu yıl Koltukname’de paylaşacağız. Aradan geçen 10 yıldan sonra okurlarca yeniden keşfedilmesi ve sizleri de bizleri ettiği kadar mutlu etmesi ümidiyle.

Terazi’nin Hüznü

Bonatti-LibraScott Fitzgerald eylemin karakter olduğunu söylemişti ama bu, durumu tam açıklamaz. Böyle söylenince kararlı bir şeyden söz ettiği sanılıyor. Oysa Terazi’nin eylemi salınmadır, yani eylem değil, harekettir. T.S. Eliot biraz daha geniş açıklamaya çalışmıştı: “İnsan olduğumuza göre yaptığımız her şey ya iyi olacaktır ya da kötü. Bu durumda ister iyi şeyler yapalım ister kötü, insanız işte; hem kötü de olsa bir şeyler yapmak hiçbir şey yapmamaktan iyidir, böylece hiç değilse var oluruz.” Ama bu da fazla karmaşıktır. Aslında şunu söylemek istiyordu: Terazi’yiz işte, durduğumuz yerde duramayız.

Terazi durmaktan nefret eder, durmak ona huzura ermeyi değil ölümü çağrıştırır, ölüm ise en baş edemeyeceği şeydir. Graham Greene maneviyatın, merakın kaybolmasıyla gelişen hüzünlü bir bilgelik olduğunu bu yüzden idda etmiştir. Terazi, merakını yitirince hüzünlenir. Hüzünlü bir burçtur zaten, Jacques A. Bertrand’ın yazdığı burç kitabı da bu adı taşır: Terazi’nin Hüznü ve Diğer Burçlar. Düzeltiyorum, Terazi’nin Hüzünlü Salınması ve Diğer Burçlar. Terazi’yi hep düzeltmek gerekir çünkü kendi hakkında sık sık yanılır. Kendini samimiyetle Don Kişot sanan bir yeldeğirmenidir. Cervantes bir Terazi olduğu için yeldeğirmenlerini değil, Don Kişot’u başkişi seçmişti. Devamı »

Oscar Wilde’ın 22 bin sterlinlik tavsiyeleri

Oscar Wilde, daha önce hiç görülmemiş bir mektubunda, yazarlara ofis işlerini bırakmamalarını söylüyor.

Geçtiğimiz kasım ayında, bir dolabın arkasındaki toz kaplı bir kutuda bulunan on üç sayfalık mektup, “Bay Morgan” adındaki, kim olduğu bilinmeyen bir yazar adayına gönderilmiş. Kutuda aynı zamanda, Wilde’ın sevgilisi Lord Alfred Douglas‘a yazdığı meşhur sonesi, “The New Remorse”un da ilk taslağı da var. Belgelerin bulunduğu kutu, Victoria Çağı’nda yaşamış bir bira fabrikası sahibinden kalmış ve torunu öldükten sonra uzmanlar Oxfordshire‘daki mülkiyetini incelerken ortaya çıkmış.Devamı »

Ölüm bizi ayırmadan hemen önce

Tüm hayatı başarılarla dolu olsa da, çok saygıdeğer bir hayat sürmüş olsa da, bir kişinin ölmeden önceki son sözleri her zaman anlamlı olmayabiliyor. İngiltere eski başbakanı Winston Churchill‘in “Her şeyden sıkıldım” ya da Oscar Wilde‘ın “Ya bu duvarkağıdını sökersiniz ya da ben artık giderim” cümleleri gibi bazıları ise, ironik bir mana taşıyabiliyor.

Pek çoğu sıra dışı kişilikler olan rock yıldızlarının son sözlerinin de, tıpkı kişilikleri gibi farklı ve etkileyici olması yönünde bir beklenti var. Ancak, Jeremy Simmonds tarafından hazırlanan Encyclopedia of Dead Rock Stars: Heroin, Handguns and Ham Sandwiches (Ölü rock yıldızları ansiklopedisi: eroin, tabancalar ve jambonlu sandviçler) adlı kitapta belirtildiği gibi, bu her zaman mümkün olmuyor.

Klinik psikolog Linda Blair, insanların son anlarında, hayatlarının son bulmak üzere olduğunun farkında olmaları durumunda, son sözlerinin daha anlamlı ve dinginlik içerir olacağını söylüyor. Eğer bunun farkında değillerse, o an olup bitenlerle ilgili sıradan cümleler sarf etmeleri büyük ihtimal.Devamı »

“John hayranlık uyandırıcı bir ad”

Oscar Wilde, sansasyonel özel hayatının yanı sıra sivri diliyle tanınan bir yazar. Şubat 1892’de, bir tiyatro eleştirmeni oyunlarından birini yerden yere vurunca, Wilde editöre aşağıdaki şikâyet mektubunu yazıyor. Yanlış anlaşılmasın, şikâyeti eleştirilmek değil, eleştirmenin kendisine inatla “John Wilde” demesi.

Wilde’ın neredeyse tüm eserlerine –biraz düzensizce de olsa– Türkçede ulaşılabiliniyor. İlgilenenler bu uzun listeyi çevirmenlerle birlikte mektuptan sonra bulabilirler. (Letters of Note aracılığıyla.)Devamı »