Beraber yürüyemeyiz biz bu yollarda

Türk siyasetçilerinin sanata ve müziğe ilgilerinin ziyadesiyle kısıtlı olduğu malum. Genelde seçimler yaklaşınca ortaya çıkan, berbat ses tesisatlarıyla berbat seçim şarkılarıyla sadece gürültü kirliliği yaratan minibüs-otobüsler, siyasi partilerin müzikle ilintilerini temsil eder ülkemizde. Çok sayıda besteci de, siyasi görüşlerine göre çeşitli partilere gönüllü olarak bestelerini bağışlar ve bizi eserlerine maruz bırakırlar. Bu noktada Türkiye’de geçmişin önemli ve sevilen bestelerinin kullanıldığı vaki değildir. Olabildiğince yeni yapıtlar tercih edilir.

Oysa başka ülkelerde politik müziğe dair alışkanlıklar bizden farklı. ABD’de “Baba Bush” olarak bilinen George H.W. Bush, 1988 seçimlerinde ironik şekilde seçim kampanyasında Woody Guthrie‘nin 1940 tarihli “This Land Is Your Land” adlı klasiğini kullanmıştı. Bill Clinton, 1992 seçim kampanyasınınm şarkısı olarak Fleetwood Mac’in “Don’t Stop” parçasını seçmişti. İlginç seçimlerden biri Barrack Obama’nın rakibi senatör McCain’in mesaj dolu ABBA başyapıtı “Take A Chance On Me” olmuştu. Springsteen’in demokratlara desteği zaten bilinir, Obama’ya iki parçasını, 2008’de “The Rising“i ve 2012’de “We Take Care of Our Own“u vermesi sürpriz değildi.Devamı »

Demir Leydi’ye nota verenler

Biz Londra’dan 2013 kitap fuarının haberlerini iletmekle meşgulken, 17 Nisan günü, geçtiğimiz hafta hayatını kaybeden İngiltere eski başbakanı Margaret Thatcher’ın cenazesi kaldırıldı.

80’lerin başında ABD’de başkanlık seçimini, Jimmy Carter’ı alt ederek cumhuriyetçi Ronald Reagen kazanırken, okyanusun diğer tarafında da “Demir Leydi” lakaplı Margaret Thatcher iktidara gelmişti. Her iki muhafazakâr ve sert politikacı da, kapitalist dünyanın iki önder ülkesinde büyük uyumla çalışmışlar, Arjantin’den Lübnan’a dünyanın envai çeşit yerinde, çatışma ve hatta savaşın içinde olmaktan kaçınmamışlardı.

ABD toplumunun ruh hali ve siyasi yapılanışı, eleştiri ve muhalefetin kolay dillenmesine imkân vermediğinden, Reagen’a yönelik yergiler pek rahatsız edici boyuta ulaşmamıştı. Ancak İngiltere’deki durum tam da böyle değildi. İngiltere toplumu, eleştiri ve farklı bakış açıları konusunda ABD’ye göre daha ılımlıydı ve her şeye rağmen 60’ların koyu muhafazakâr yıllarına göre daha hoşgörülü bir İngiltere vardı.Devamı »

Ünlü isimlerin gençlik şakaları

Liste cenneti mental_floss, beş ünlü ismin gençliklerinde yaptıkları eşek şakalarını bir araya getirmiş. 1 Nisan şakaları için hâlâ kafa yormakta olanlara ilham vereceği ümidiyle paylaşıyoruz aşağıdaki listeyi sizlerle. Bunları yeterli bulmazsanız, George Clooney’nin kabarık şaka siciline ya da Jimmy Kimmel’la Matt Damon’ın atışmasına göz atabilirsiniz. Ayrıca bugün 47. ölüm yıldönümü olan, ironi ve hicivin ustası Flann O’Brien‘a şapka çıkartmazsak da olmaz.

Lafı daha fazla uzatmadan, işte ünlülerin gençlik şakaları:

Abraham Lincoln

Abraham Lincoln genç bir adamken, üvey annesi Sarah Bush Lincoln boyuyla ilgili olarak ona takılır, saçlarını temiz tutması gerektiğini yoksa tavanı temizlemek zorunda kalacağını söylermiş. Sarah’nın evde olmadığı bir gün, Abe çamur birikintisinin yanında yalınayak oynayan iki çocuk fark etmiş. Onlardan, ayakları iyice kirlenene dek çamur basmalarını istemiş. Sonra onları eve götürüp, havada kaldırıp ters tutmuş ki, tavana çamurlu ayaklarıyla basabilsinler. Onları iyice yürütmüş tavanda. Söylenene göre üvey annesi şakadan hoşlanmış ama Lincoln’a tavanı yeniden boyatmış.Devamı »