2017 Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’ndaki yayınevi indirimleri

Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’nın yolu uzun. Metrobüsler kalabalık, yollar kalabalık, fuarın içi ise daha da kalabalık. Tüm bunlara rağmen kitap aşkına yollara düşenlere bir rehber niteliği taşıması ümidiyle, sizler için kitap fuarında yayınevlerinin yaptıkları indirimleri olabildiğince sıralamaya çalıştık.

Bu listeyi son hazırlayışımızdan bu yana çoğu yayınevinin indirim oranı aynı kalmış. Ama bazı yayınevlerininki azalmış olsa da birçoğunun ki de artmış.

Fuarda en rahat şekilde gezmekle ilgili tavsiyelerimiz içinse buraya göz atabilirsiniz.

Devamı »

Reklamlar

En sevdiğiniz Game of Thrones karakterine göre okuma önerileri

Game of Thrones‘un yeni sezonu heyecan verici bir başlangıç yaptı. Tartışmalar tam gaz devam ederken dizinin kitapların önüne geçmiş olması her şeyi mümkün kılıyor, kitapları okuyanlar artık spoiler veremiyor (gerçi bu diziyi birkaç saat erken izleyenlerin verdiği spoiler‘lardan kaçabildiğimiz anlamına gelmiyor ne yazık ki).

Bizim gibi serbest çağrışımlarla her konudan kitap listesine uzamaya meraklılar için sizlerle Men’s Journal’ın, en sevdiğiniz Game of Thrones karakterine göre hazırladığı okuma listesini paylaşıyoruz. En sevdiğiniz karakter kim olursa olsun, listedeki kitapların hepsi şahane. Sevillaportakalı’nın Game of Thrones meraklıları için hazırladığı okuma listesi için de buraya buyurabilirsiniz. (Siren’in Sesi aracılığıyla.)

 

Daenerys Targaryen: Yerdeniz romanları / Ursula K. Le Guin / Çev. Çiğdem Erkal İpek / Metis Yayınları

Essos kıtasında seyahat edip farklı kültürlerle tanışan Daenerys’in hikâyesini heyecanla takip ediyorsanız Le Guin’in Yerdeniz dizisinde oluşturduğu müthiş dünyayı mutlaka keşfetmelisiniz.Devamı »

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Görsel: Katie Ponder
Görsel: Katie Ponder

Bir kadın hangi kültürden etkiler taşırsa taşısın, vahşi ve kadın sözcüklerini sezgiler yoluyla anlar.

Kadınlar bu sözcükleri işittiklerinde zihinlerinde çok ama çok eski bir anı canlanır ve yaşama geri döner. Bu anı, vahşi kadınsılıkla aramızdaki mutlak, inkâr edilemez ve değiştirilemez akrabalığımıza ilişkindir; ihmalden ötürü hayalete dönüşmüş, aşırı evcilleştirme nedeniyle mezara gömülmüş, içinde yaşanılan kültür tarafından yasadışı ilan edilmiş ya da artık hiç anlaşılmayan bir ilişki olabilir bu. Kadının adlarını unutmuş olabiliriz, bize seslendiğinde yanıt vermeyebiliriz, ama onu iliklerimizden tanır ve özleriz; onun bize, bizim de ona ait olduğumuzu biliriz.

Biz bu köklü, temel ve ilksel ilişkiye doğduk ve özümüz de buna dayanmaktadır. Vahşi Kadın arketipi, birincil önemi olan anaerkil varlığın kılıfı işlevini görür. Sezgi düzeyinde de olsa, onu yaşadığımız anlar vardır ve bu anların devam etmemesi bizi deli eder. Bazı kadınlar için vahşi olanın bu hayat verici “tadı” gebelik sırasında, çocuklarını emzirirken ve büyütürken onlarda görülen değişim mucizesi sırasında, sevilen bir bahçenin müdavimi olmak gibi bir aşk ilişkisinin müdavimi olduklarında çıkagelir.

Kadınlar onu yitirip tekrar buldular mı, ne pahasına olursa olsun korumaya uğraşırlar. Tekrar ele geçirince onu korumak için çok çetin savaşlara girerler, çünkü onunla birlikte yaratıcı hayatları çiçek açar; ilişkileri anlam, derinlik ve sağlık kazanır; cinsellik, yaratıcılık, iş ve oyun döngüleri yeniden kurulur; artık başkalarının yıkıcılıklarına hedef olmazlar; doğanın büyüyüp serpilme yasaları nezdinde eşit haklara sahiptirler. Artık gün-sonu-yorgunluklarının sebebi çok küçük bir zihinsel alanda, iş ya da insan ilişkilerinde kısılıp kalmaları değil, doyurucu çalışma ve çabalardır. Sezgisel olarak çevrelerinde ölümün ve yaşamın ne zaman gerçekleşmesi gerektiğini bilirler; nasıl çekip gidileceğini bilirler; nasıl kalınacağını da.

Devamı »

Haftadan Kalanlar // 29 Şubat-6 Mart 2016

leooscarHaftaya Leo’nun nihayet Oscar’a kavuşmasına sevinerek başladık. Baloncuk patlatmanın neden bu kadar tatmin edici olduğunu öğrendik. Plüton’un atmosferinde yoğun miktarda halüsinojenik madde keşfedildiği haberine ne tepki vereceğimizi bilemedik. Türkiye’de yılda 1 milyon kişi başına yayımlanan kitap sayısının Avrupa’daki en düşük iki rakamdan biri olmasına şaşırmadık.Devamı »

88. Oscar Ödülleri sahiplerini buldu

88th Annual Academy Awards - Backstage And Audience

Evet, ırkçılık tartışmalarının damgasını vurduğu bir Oscar yarışının daha sonuna geldik. Tüm oyuncu kategorilerinde iki yıldır üst üste sadece beyazların aday olduğu Oscar’ların tartışmaya yol açmazı kaçınılmazdı. Sunucu Chris Rock, açılış monoloğunda bu duruma bolca “giydirdi” demek yerinde olacaktır herhalde.

İşte Leo’nun en nihayetinde Oscar’ı kaptığı (siz de şu arkadaşlar kadar sevindiniz mi?), Mad Max‘in herkesi solladığı 88. Akademi Ödülleri’nin kazananları:

Devamı »

Haftadan Kalanlar // 22-28 Şubat 2016

Geçtiğimiz hafta:

bowie and mercuryHaftaya edebiyat dünyasından kayıplarla dolu bir başlangıç yaptık. Can Dündar ve Erdem Gül’ün tahliyesine sevindik. İşimizi robotlara kaptırma ihtimalimizin düşük olduğunu görünce rahatladık. İngiliz bir kadının, uzun süreli sevgilisinin erkek kılığına girmiş en yakın arkadaşı olduğunu (fiziksel yakınlaşmalara rağmen) idrak edemediğini duyunca mavi ekran verdik.

Prince’in “Creep” cover’ını, Lorde’nin Bowie anmasını ve Bowie’nin Freddie Mercury anmasını dinledik.

Umberto Eco’nun kitaplarını (Hayır, kendi yazdıklarını değil, sahip olduklarını. “Hepsini okudun mu?” sorusunun anlamsız kalacağı bir koleksiyon. Biri Kâğıt Ev mi dedi?) ve !f İstanbul’da Yolun Sonu, Açlık, Quincy’de Mevsimler: John Berger’ın Dört Portresi ve Yeniden Başla‘yı izledik.

Can Dündar’ın cumhurbaşkanına açık mektubunu, Evelyn Waugh’nun en çok okunan “kadın” yazarlardan biri olduğunu ve Hanif Kureishi’nin kapalı sistemleri sevmediğini okuduk.

Frida Kahlo’nun gardırobu

89930065.JPGTek kaşıyla gönüllerde taht kuran Frida Kahlo 20. yüzyılın nevi şahsına münhasır sanatçılarından. Gençken geçirdiği bir otobüs kazasından sonra korselere mahkûm kalması ve acılar içinde yatağa mıhlanması, Diego Rivera’yla karşılıklı sadakatsizliklerle dolu ilişkisi ve elbette rengârenk giysileri… Çalkantılı hayatı özellikle de popüler kültürde sanatının önüne geçebiliyor belki ama hepsi de sanatını besleyen ve Kahlo’yu Kahlo yapan özellikler.Devamı »

Bowie’nin en sevdiği 100 kitap

Yeni yılın ilk üzücü sanat haberlerinden biri, David Bowie’nin ölümü oldu (kendisinden bir hafta sonra da Alan Rickman‘ı kaybettik). Yaşamı ve sanatıyla birçok insanı etkilemiş olan Bowie’nin ardından onu uzaktan yakından tanıyan herkes sanatçı hakkında anılarını kaleme alıyor, böyle durumlarda hep karşılaştığımız üzere internet Bowie’ye dair bilgiler, fotoğraflar ve listelerle dolup taşıyor.

Bunlardan biri de Bowie’nin en sevdiği 100 kitabın listesi. Telegraph’a göre;

Bowie kitaplar ve birinci baskılar konusunda açgözlülüğünün farkındaydı ve bu duruma espirili bir şekilde yaklaşırdı. Edebiyat sevgisinin anne babasından geçtiğini söylerdi. Hayatının dönüm noktalarından biri Allen Ginsberg ve Jack Kerouac okumasıydı; 15 yaşında Yolda‘yı okumanın aydınlatıcı bir an olduğunu, onu Bromley’den çıkmaya teşvik ettiğini söylemişti.

Bowie 1976’da Dünyaya Düşen Adam‘ın çekimi için Meksika’ya giderken yanında 400 tane kitap götürdü. 1997’de Mr Showbiz’e, “Onları New York’ta bırakmaya çok korkuyordum çünkü tekinsiz insanlarla takılıyordum ve kitaplarımı yürütmelerini istemiyordum,” dedi.

Böylece turneye çıktığında yanında seyyar bir kütüphane taşımaya başladı; “Dolaplarım vardı, seyyar bir kütüphaneydi, hoparlörlerin konulduğu kutulara benziyorlardı… o dönem sayesinde olağanüstü bir kitap koleksiyonum var,” dedi Bowie.

Devamı »

88. Oscar adayları

28 Şubat Pazar akşamı Chris Rock’ın sunacağı 88. Akademi Ödülleri’nin adayları açıklandı. Listeye 12 adaylıkla The Revenant hâkim. Ardından da 10 adaylıkla, bizim de 2015’in en iyi filmleri listemizde yer verdiğimiz Mad Max: Fury Road geliyor.

Carol‘ın En İyi Film dalında aday olmaması, Room‘un yönetmeni Lenny Abrahamson’ınsa En İyi Yönetmen’e aday gösterilmesi yılın sürprizlerinden. Tüm aday listesini aşağıda görebilirsiniz. Bakalım Leo sonunda Oscar’ı kapabilecek mi!Devamı »

Koltukname 4 yaşında (ve çekiliş)!

koltukname4yasinda5 Ocak 2012’de kurduğumuz Koltukname, bugün 4 yaşına girdi. 2015 yılında ne yazık ki istediğimiz kadar haber paylaşamadık, sizlerden fazla uzak kaldık. Yine de 2016’ya gelenekleri sürdüren bir başlangıç yapmak adına yıl sonunda bizi en çok etkileyen albüm, film ve kitapları paylaştık. Şimdi de iki senedir yaptığımız doğum günü çekilişini sürdürüyoruz.

Çekiliş her zamanki gibi geçtiğimiz yıl bizi en çok etkileyen kitaplar listesinden yapılacak. Bu yazının altına 14 Ocak Perşembe gününe kadar yorum bırakan okurlarımızdan birine, aşağıdaki kitaplardan istediğini bir tanesini yollayacağız. Kitapları seçerken yardımcı olması için listemize göz atabilirsiniz.

Yorumlarınızı bekliyoruz. Herkese iyi seneler.
Devamı »