Haftanın Eğlencesi: Sanatçıların Moleskine defterleri

Moleskine Dolambaçlı Yol Kitabı

Defter deyince akan suların durmasına neden olan marka Moleskine, “Detour” (Dolambaçlı Yol) projesi kapsamında, ünlü ressam, tasarımcı, yönetmen, mimar ve yazarların defterlerinden kesitleri birleştirdiği bir kitap yayımlamış.

“Detour” projesi, yukarıda bahsettiğimiz gibi, yaratıcı işlerle uğraşan ünlü isimlerin doldurduğu Moleskine defterlerinin dünyanın çeşitli şehirlerinde sergilenmesinden oluşuyor. Sergi şu ana kadar Londra (2006), New York (2007), Paris (2008), Berlin (2008), İstanbul (Bahar 2009), Tokyo (Sonbahar 2009), Venedik (Yaz 2010) ve Şanghay‘ı (Sonbahar 2010) çoktan gezmiş bulunuyor.

Brainpickings, bu “Detour” projesinde yer alan çeşitli sanatçıların defterlerinden çeşitli sayfaları bir araya getirmiş. Biz aralarında en çok Dave Eggers‘ınkinden hoşlandık gibi. Siz ne dersiniz?Devamı »

IMPAC Dublin 2013 adayları

Daha önce uzun mu uzun “aday adayları” listesini verdiğimiz IMPAC Dublin Edebiyat Ödülleri’nin aday listesi dün açıklandı.

Farklı ülkelerdeki kütüphanelerin, yalnızca özgün İngilizce değil, İngilizceye çevrilen dünya edebiyatından da gösterdikleri uzun aday listesi, altı kişilik jürinin dikkatine sunulmak üzere elenerek on kitaba indirildi. Adaylığa kalan kitapların dördü Türkçede yayımlanmışken, bir tanesi de çeviri aşamasında.

Salim Bachi, Krista Kaer, Patrick McCabe, Kamila Shamsie, Clive Sinclair ve Hon. Eugene R. Sullivan’dan oluşan jüri, işte aşağıdaki kitapların arasından bir seçim yapacak. Açıkçası bizim gözlerimiz Julian Barnes’ın son romanı, Bir Son Duygusu‘nu aradı; peki ya sizin adaylarla ilgili düşünceleriniz neler?

City of Bohane / Kevin Barry

City of Bohane, sinemayla çizgi roman izleri taşıyan, Truva ve kalipso ritimlerini harmanlayan, Kelt efsanelerini ve İrlanda edebiyatından miras kalan en büyük eserleri bir araya getiren, etkileyici bir roman. Büyüleyici bir hayal gücü sergileyen ve dilsel yeniliklerle dolup taşan bu roman, ihtişamlı bir yeni çalışma.

Devamı »

Sevgililerin uykusu

01

Avusturyalı fotoğrafçı Paul Schneggenburger, üniversitede mezuniyet projesi olarak başladığı, “Der Liebenden Schlaf” (Sevgililerin Uykusu) adlı projede, sevgililerin bir gece boyunca nasıl uyuduğunu fotoğraflıyor. Projeye katılmak isteyen çiftlerin, Schneggenburger’in Viyana’daki evinde kurduğu beyaz duvarlı, siyah yataklı özel stüdyoda uyuması (ve elbette Viyana’da bulunması) yeterli. Meraklısı için başvurular buradan.

Projeyi, Schneggenburger’in kendi ağzından dinleyelim:

Sevgililer uyurken ne yapar? Yalnızca yan yana ama aslında tek başına mı uyurlar yoksa belirli yerleri ve duyguları paylaşırlar mı? Sevgililerin gece dansı mıdır uyku, belki de bilinçsizce gösterilen bir nevi şefkat; yoksa birbirlerine sırtlarını mı dönerler? Sevgililer birbirleriyle, kendileriyle bir araya gelirler mi?

“Sevgililerin Uykusu” 2010’da, Vienna Uygulamalı Sanatlar Üniversitesi’nde mezuniyet projem olarak doğdu ve o zamandan bu yana devam eden bir çalışmaya dönüştü.

Sevgili fotoğraflarının her biri, tek bir uzun pozdan oluşuyor. Poz süresi altı saat, geceyarısından sabah altıya kadar. Yataklı oda benim stüdyo dairemde bulunuyor; ben hiçbir zaman odada bulunmuyorum. Yalnızca mumları yakıyor, sahneyi hazırlıyorum.

İşte sevgililerin uykusundan kareler. (Pek Güzel Şeyler aracılığıyla.)Devamı »

Oscar Wilde’ın 22 bin sterlinlik tavsiyeleri

Oscar Wilde, daha önce hiç görülmemiş bir mektubunda, yazarlara ofis işlerini bırakmamalarını söylüyor.

Geçtiğimiz kasım ayında, bir dolabın arkasındaki toz kaplı bir kutuda bulunan on üç sayfalık mektup, “Bay Morgan” adındaki, kim olduğu bilinmeyen bir yazar adayına gönderilmiş. Kutuda aynı zamanda, Wilde’ın sevgilisi Lord Alfred Douglas‘a yazdığı meşhur sonesi, “The New Remorse”un da ilk taslağı da var. Belgelerin bulunduğu kutu, Victoria Çağı’nda yaşamış bir bira fabrikası sahibinden kalmış ve torunu öldükten sonra uzmanlar Oxfordshire‘daki mülkiyetini incelerken ortaya çıkmış.Devamı »

Nâzım Hikmet’in Kürk Mantolu Madonna eleştirisi

Sabahattin Ali’nin en meşhur eseri, Kürk Mantolu Madonna, bu yıl 70. yaşına girdi. Yapı Kredi Yayınları, bunu özel bir baskıyla kutlarken, editör Sevengül Sönmez Radikal Kitap‘ta yazdığı bir yazıda, “Kürk Mantolu Madonna‘yı neden çok sevdik?” diye soruyor.

Sabahattin Ali’nin romanı, ikinci kez askerlik yaptığı Büyükdere’de bir çadırda yazmaya başlamasından, romanın gazetede tefrika edilişine kadar (18 Aralık 1940-8 Şubat 1941 arasında, Hakikat gazetesinde Büyük Hikâye başlığı altında) Kürk Mantolu Madonna‘nın var oluş macerasına değinen Sönmez’in yazısı, döneme ve Sabahattin Ali’nin başyapıtına dair çeşit çeşit bilgiyle dolu. Bunların arasında en çok ilgimizi çekeni, Nâzım Hikmet‘in eleştirisi oldu.Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Ali Amca’nın giysileri

Berlinli Ali Amca, her sabah yürüyüşü sırasında önünden geçtiği bir kafede çalışan garsonun dikkatini çekmiş. Ali Amca’nın dikkat çekici yanı, giysileri. Üstünde ister takım elbise olsun ister kot pantolon ve ceket, Ali Amca görünümüyle her zaman yakıyor. Fotoğrafçı Zoe Spawton da, tüm bu kıyafetleri, “What Ali Wore” (Ali Ne Giydi) adlı Tumblr bloğunda paylaşıyor.

İşte sosyal medyayı sarsan Ali Amca’nın giysilerinden bir seçki. Biz en çok vişne çürüğü takımla aynı renkteki yağmurluğu beğendik, ya siz?

ali1Devamı »

Ünlü isimlerin gençlik şakaları

Liste cenneti mental_floss, beş ünlü ismin gençliklerinde yaptıkları eşek şakalarını bir araya getirmiş. 1 Nisan şakaları için hâlâ kafa yormakta olanlara ilham vereceği ümidiyle paylaşıyoruz aşağıdaki listeyi sizlerle. Bunları yeterli bulmazsanız, George Clooney’nin kabarık şaka siciline ya da Jimmy Kimmel’la Matt Damon’ın atışmasına göz atabilirsiniz. Ayrıca bugün 47. ölüm yıldönümü olan, ironi ve hicivin ustası Flann O’Brien‘a şapka çıkartmazsak da olmaz.

Lafı daha fazla uzatmadan, işte ünlülerin gençlik şakaları:

Abraham Lincoln

Abraham Lincoln genç bir adamken, üvey annesi Sarah Bush Lincoln boyuyla ilgili olarak ona takılır, saçlarını temiz tutması gerektiğini yoksa tavanı temizlemek zorunda kalacağını söylermiş. Sarah’nın evde olmadığı bir gün, Abe çamur birikintisinin yanında yalınayak oynayan iki çocuk fark etmiş. Onlardan, ayakları iyice kirlenene dek çamur basmalarını istemiş. Sonra onları eve götürüp, havada kaldırıp ters tutmuş ki, tavana çamurlu ayaklarıyla basabilsinler. Onları iyice yürütmüş tavanda. Söylenene göre üvey annesi şakadan hoşlanmış ama Lincoln’a tavanı yeniden boyatmış.Devamı »

Haftadan Kalanlar // 25-31 Mart 2013

Haftadan Kalanlar adlı bölümümüze hoş geldiniz. Adından da anlaşılabileceği üzere, bu köşede haftadan kalanları, okuyup da blog yazısına uzamayanları, bir tweet’e sığmayanları, bir arada daha mı güzel dururlar dediklerimizi sizlerle paylaşıyoruz.

* İngiliz Granta dergisi, Everest Yayınları işbirliğiyle Türkiye’de yayımlanacak. Bu heyecan verici gelişmeyle ilgili daha fazla bilgi için Kaya Genç’in haberine bakabilirsiniz. Satırlardan birinde Koltukname’yle de karşılaşacaksınız!

House of Cards‘la dizi işinde neler yapabileceğini gösteren Netflix‘in Wachowski kardeşlerle anlaştığı duyuruldu. Henüz adı belli olmayan proje, Wachowski’lerin ilk televizyon çalışması olacak. Dizinin, 2014’ün sonlarında yayınlanması bekleniyor.

* UPENN, 1660-1830 arasında yazılmış Amerikan ve İngiliz romanlarını arşivliyorEarly Novels Database, 3000’den fazla kitabın internette aranabilmesini sağlayacak. Yalnızca metaverilerin aranabilirliğini sağlamayı amaçlayan projede kitapların kendileri dijital ortama aktarılmayacak.Devamı »

İçinde bir keklik eksik olan çantalar

İtalyan tasarımcı Francesco Mugnai‘nin popüler bloğunda paylaştığı, “Çantanızda ne var?” projesi, dünyanın dört bir yanından kırk çantayı bir araya getiriyor. Sahiplerinin, çantaların içindekileri saçıp fotoğrafladığı proje belki de meraklı ve röntgenci ruhumuza hitap ettiği için bu kadar ilgi çekici.

Çantalarda en sık rastlanan nesne herhalde fotoğraf makinesi. Bunu, ister telefon olsun ister bilgisayar, bir Apple ürünü izliyor. Açıkçası kitap sayısının eksikliği bizi hayal kırıklığına uğrattı ama bu kadarına bile şükretmek gerekiyor herhalde. (Hikmet Hükümenoğlu aracılığıyla.)

bags1-620x520Devamı »

Nabokov’dan sinestezi üzerine

Kelime anlamı “birleşik duyu” olan, Yunanca kökenli sinestezi kelimesi, herhangi bir şeyin, normalde tetiklemeyeceği bir duyuyu tetiklemesi anlamına gelir. Örneğin, sineztesik kişiler için bir rengin tadı ya da bir melodinin rengi olabilir.

Ünlü yazar Vladimir Nabokov da, grafem-renk sinestezisine sahipmiş. Yani belli harfleri belli renklerde görüyormuş. BBC’ye 1962’de verdiği bir röportajda, “Buna renkle duyma diyorlar,” diye açıklamış Nabokov. “Belki bin insanda bir görülüyor. Ama psikologlara göre çoğu çocukta var; ama sonraları, aptal anne babaları hepsinin saçmalık olduğunu, A’nın siyah olmadığını, B’nin kahverengi olmadığını, zırvalamayı bırakmaları gerektiğini söyleyince bu  kabiliyetlerini yitiriyorlar.”

Kendi başharflerinin renkleri sorulduğunda şöyle yanıt vermiş Nabokov:

V soluk, saydam bir tür pembe, sanırım kuvars pembesi deniliyor: V’yle özdeşleştirebildiğim en yakın renk bu. Diğer yandan, N’yse yeşilimtırak-sarımtırak bir yulaf ezmesi renginde. Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Ünlülerin minimalist posterleri

Bugün paylaşacağımız Haftanın Eğlencesi, zaten son zamanlarda internette büyük bir yoğunlukla paylaşılıyor. Yine de biz de kayda geçmezsek olmazdı. İstanbullu grafik tasarımcı Uğur Saraç, ünlülerin adlarını, en meşhur sözleri, hareketleri, özellikleri ve acayiplikleriyle birleştirip, minimalist sayılabilecek bir çalışmaya imza atmış.

Saraç, İlk Ekran’a verdiği röportajda, projenin tamamen eğlence amaçlı olduğunu ve toplamda altmış kadar ünlü içerdiğini söylüyor. Aşağıda bunların, Adnan Oktar’dan Recep Tayyip Erdoğan’a, Cüneyt Arkın’dan İzzet Altınmeşe’ye, çeşit çeşit ünlüyü içeren otuz kadarını görebilirsiniz. (Biz Mirkelam’a bayıldık, ya siz?) Sanatçının diğer çalışmaları ise burada.

turk unluler 01Devamı »

Haftadan Kalanlar // 18-24 Mart 2013

Haftadan Kalanlar adlı bölümümüze hoş geldiniz. Adından da anlaşılabileceği üzere, bu köşede haftadan kalanları, okuyup da blog yazısına uzamayanları, bir tweet’e sığmayanları, bir arada daha mı güzel dururlar dediklerimizi sizlerle paylaşıyoruz.

* Notlarımız bu hafta dolu dolu! İlk olarak, Explore’da gördüğümüz bu mektubu paylaşmak istiyoruz. Bir baba, ailesine açılmaya çalışan eşcinsel oğluna, buna hiç gerek olmadığını söylüyor. “Altı yaşından beri biliyorum eşcinsel olduğunu, doğduğun günden beri seviyorum seni,” diyen adam yılın babası seçilmeye aday.

* Çalışmaları severek takip ettiğimiz Jimmy Fallon, okunmaması gereken kitaplar listesi hazırlamış. Bu kitapların kapaklarını internette daha önce de görmüştük ama hepsinin bir arada toplanması hoş olmuş. Büyük Gemilerden Kaçınmanın Yolları, Beyaz Kadınlarla Nasıl Flörtleşilir, Ormanda Sıçmanın Yolları, bunların en acayiplerinden. Bu sırada Fallon’ın Jay Leno’nun yerine geçeceği, dahası, The Daily Show’un yıllar sonra Los Angeles’tan New York’a geri taşınacağı dedikodusunu duymuş muydunuz?Devamı »

Kendini boyayan adam

Çinli sanatçı Liu Bolin‘in çalışmasını uzun uzun açıklamak pek gerekmiyor. “Görünmez Adam” olarak anılan Bolin, “Şehirde Gizlenmek” adını verdiği projede kendini boyayarak çeşitli manzaraların içine gizliyor. Özellikle de Çin’de süregiden sansür tartışmaları kapsamında çok anlamlı bulduğumuz fotoğrafları daha fazla uzatmadan huzurlarınıza sunuyoruz.

ATT00148

Devamı »

Bağımsız kitapçıları gezinen resimli Don Quijote sayfaları

donki

San Francisco’lu sanatçı Boethius, şehirdeki bağımsız kitapçılardaki kitapların içine resimli sayfalar bırakıyor. “Portraits of an Ingenious Gentelman” (Maharetli Bir Centilmenin Portreleri) adındaki proje kapsamında, hepsi Don Quijote‘nin sayfalarına resmedilen birbirinden farklı çizimler her yerde ortaya çıkmaya başladı.

Melville House’tan Dustin Kurtz‘le yaptığı söyleşide, son iki yıldır kitabın her yaprağına (tek tarafına) bir resim çizdiğini söylüyor Boethius. “Yani yaklaşık 470 tane çizim var; arada birkaçı kayboldu, yırtıldı ya da yanlışlıkla benim kitaplarımdan birinin arasında kaldı.” Sanatçı, bunların arasından 375 tanesini dağıtacağını, geri kalanlarıysa sergilemek istediğini söylüyor. “Yarısı dağıtıldı, geri kalanlar bu haftanın sonuna kadar dağıtılacak.” Neden kitapçıları seçtiği sorusunaysa şöyle yanıt veriyor:Devamı »

Independent Dünya Edebiyatı Ödülü 2013 aday adayları

İngiliz The Independent gazetesinin her yıl verdiği Independent Dünya Edebiyatı Ödülü’nün (Independent Foreign Fiction Prize) 2013 aday adayları açıklandı. Listede Orhan Pamuk’un Sessiz Ev‘i de bulunuyor.

Aday listesi önümüzdeki ay açıklanacak olan ödülün kazananı mayıs ayında belli olacak. Arts Council England, Booktrust ve Champagne Taittinger’ın sponsorluğunda yapılan ödülün ucunda 10 bin sterlin bulunuyor. Para, yazarla çevirmen arasında eşit olarak bölüştürülüyor. Jüride bu yıl Boyd Tonkin, Frank Wynne, Elif Şafak, Gabriel Josipovici ve Jean Boase-Beier bulunuyor.

Ay başında yaptığımız bir haberde de, Three Percent‘in verdiği En İyi Çeviri Ödülü’nün 2013 aday adaylarını açıklamıştık. Bu ödülde de, son iki yıldır Amazon’un sponsorluğu sayesinde verilen toplam 25 bin dolar, yazar ve çevirmenler arasında eşit dağıtılıyordu.

İşte Independent Dünya Edebiyatı Ödülü’nün 2013 aday adayları. Her zamanki gibi, Türkçe olarak ulaşılabilen eser ya da yazarlara link verilmiştir:Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Dizilerdeki meşhur evlerin planları

Bask iç tasarımcı Iñaki Aliste Lizarralde, sevdiği dizilerdeki (birkaç tane de filmdeki) meşhur evlerin planlarını çıkartmış. Nasıl bu kadar uğraşabilmiş, bilmiyoruz ama iyi ki uğraşmış! Özellike Friends gibi, dairelerin de neredeyse birer karakter sayıldığı dizilerdeki evlerin planlarını incelemek çok hoşumuza gitti.

Biz bu çalışmadan Bakınız aracılığıyla haberdar olduk. Planların posterlerini satın almak isteyenler, sanatçının Etsy sayfasına uğrayabilirler — yalnız yoğunluktan dolayı mart sonuna kadar sipariş alınmıyormuş, bilginize.

Tiffany'de Kahvaltı
Tiffany’de Kahvaltı

Devamı »

Haftadan Kalanlar // 11-17 Mart 2013

Haftadan Kalanlar adlı bölümümüze hoş geldiniz. Adından da anlaşılabileceği üzere, bu köşede haftadan kalanları, okuyup da blog yazısına uzamayanları, bir tweet’e sığmayanları, bir arada daha mı güzel dururlar dediklerimizi sizlerle paylaşıyoruz.

* The Playlist, iki gün önce 80 yaşına giren Michael Caine’in şerefine, oyuncunun en iyi on performansını derlemiş. Caine severler buraya.

* Marilyn Monroe’nun kütüphanesindeki eserleri merak ettiğiniz olmuş muydu? Christie’s‘in çıkarttığı liste için buraya buyurun.

* Evet, evet, Veronica Mars filmi nihayet gerçek oluyor! Dizinin hayranlarının yıllardır beklediği film için Rob Thomas Kickstarter’da 2 milyon dolarlık bir kampanya başlatmıştı. Bir ay süresi olan kampanya, 2 milyon dolara yalnızca 11 saatte ulaştı! Film bu yaz çekilecek, 2014 başında vizyona girecek.

* Medyanın, herkese ve her şeye yaptığı gibi üstüne saldırdığı Rüzgar Erkoçlar, yanıt olarak bir basın açıklaması yapmış. Erkoçlar’ın açıklaması fakfukfon‘da. Oyuncunun bir daha hayatını ve mahremiyetini savunmak zorunda bırakılmayacağını umuyoruz.Devamı »

“Tut kolumdan, çek götür beni”

iTBs0eu-600x600

Rus fotoğrafçı Murad Osmann‘ın Follow Me (Beni İzle) adlı projesi son günlerde internette epey ses getirdi. Osmann’ın  kız arkadaşıyla birlikte çektiği fotoğrafların hepsinin konusu aynı: Bize arkası dönük olan kız arkadaşı, yalnızca kolunu gördüğümüz Osmann’ın elinden tutmuş, onu bir yerlere çekiştiriyor. Bu “bir yerler”, Londra’dan Singapur’a, Barselona’dan Disneyland’e, değişiyor.

Osmann, projenin başlangıcını Huffington Post’a şöyle açıklıyor:

İlk fotoğrafı Barselona’da tatildeyken çektim. Kız arkadaşım her şeyi fotoğraflamama biraz gıcık olmuştu, o yüzden elimi tutup beni çekiştirdi. Tabii bu, beni çekiştirirken fotoğraf çekmeme engel olmadı.

Aşağıdaki fotoğrafların yanı sıra, Osmann’ın Instagram hesabında bu şekilde yüzlerce fotoğraf bulunuyor. Kız arkadaşı Natali Zakharova’nın yüzünü merak edenleriyse buraya buyurabilirler. (Hikmet Hükümenoğlu üstünden Exposure Guide aracılığıyla.)Devamı »

Jonathan Strange ve Bay Norrell televizyona uyarlanıyor

İki kere büyük bir heyecanla okuduğumuz, hatta üçüncü okuyuşumuzu iple çektiğimiz Jonathan Strange ve Bay Norrell, BBC tarafından televizyona uyarlanıyor.

Susanna Clarke‘ın, “alternatif tarih” adındaki alt bilimkurgu türünde yazdığı roman, İngiltere’deki büyü yapmayan, centilmen büyücülerin, bu büyücülerle görüşmeyi reddeden huysuz Bay Norrell’in ve Bay Norrell’e öğrenci olarak dadanıp büyüyü pratik olarak da çalışmaya başlayan Jonathan Strange’in hikâyesini anlatıyor.

Bu neredeyse 800 sayfalık kapsamlı romanı kuşkusuz sinemaya aktarmak imkânsıza yakın olurdu. Bu yüzden Peter Harness, altı bölümlük bir senaryo hazırlıyor olacak. Yönetmen koltuğundaysa Doctor Who ve Sherlock gibi dizilerden tanınan Toby Haynes var.Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Minimalist bilim posterleri

Poster, özellikle de minimalist poster paylaşımımızı uzun zamandır aksatıyorduk. Ama sonunda harika bir çalışmayla karşınızdayız. Hint tasarımcı Kapil Bhagat, Hindistandaki Ulusal Bilim Günü’nü, meşhur biliminsanlarının en önemli keşiflerini posterleştirerek kutlamış. Darwin’den Einstein’a, bu zekice tasarlanmış posterlerle Flavorwire’da karşılaştık. Satın almak isteyenlerse Society6‘e uğrayabilir.

science1

 

Devamı »