29 Mayıs’ta bir Twitter hesabı üzerinden faaliyete geçen AKP Global grubu, AKP’nin Türkiye içinde uyguladığı şehircilik anlayışını uluslararası boyutlara taşıyan parti posterleri hazırlamayı sürdürüyor ve ikinci bir paylaşımı hak ediyor. Grubun çalışmalarının ilk yarısını yazının birinci bölümünde görebilirsiniz. Biz artık bir favori seçmekte zorlanıyoruz, peki ya sizin en çok sevdiğiniz poster hangisi? (Not: Grubun Facebook sayfası ise burada.)
Kategori: Gündem
Lou Reed (1942-2013)
#AhmetAtakan
İyi bayramlar
Bayram vesilesiyle kısa bir ara veriyoruz. Pazartesi gününden itibaren yeni konuk yazarlar ve çeşitli güzelliklerle sizlerle birlikte olacağız. O güne dek,

Tomris Uyar’ın, geçtiğimiz ay kaybettiğimiz Leylâ Erbil’le ilgili yazısına,
Penguin Yayınevi’nin çağdaş klasikler için hazırlattığı grafitili kapaklara,
Julianne Moore’un envai çeşit sanat eserine bürünmesine ve
Rüyalarımızı gerçekleştiren AKP Global grubuna göz atabilirsiniz.
Tomris Uyar’dan Leylâ Erbil öykücülüğü üstüne: “Hadi ülkemizde özgürlük yasak da özgünlük de mi yasak?”
Türkçe edebiyatın önde gelen isimlerinden Leylâ Erbil, dün hayatını kaybetti. 82 yaşındaki yazar bir süredir Balat Hastanesi’nde lösemi nedeniyle tedavi görüyordu.
Erbil’in kendisi ve eserleri hakkında birçok şey söylenebilir elbette. Ama biz sözü bir başka ustaya, Tomris Uyar’a bırakmak istedik. İşte Uyar’ın 1997’de, Düşler/Öyküler dergisinde yayımlanan “Leylâ Erbil Öykücülüğü Üstüne” adlı yazısından alıntılar:
Leylâ Erbil’in ilk öykü kitabı Hallaç (1961), rastlanmadıklığıyla kafamı hallaç pamuğuna çevirdi diyebilirim. Beckett’ten yapılan alıntı, “Hiçbir şey hiç’ten daha gerçek değildir” okura öykülerin dünyası hakkında önemli bir ipucu veriyordu ama yalnızca bir ipucu.
1960’larda Leylâ Erbil’in kuşaktaşı sayılabilecek yazarların çoğu varoluşçuluk akımıyla tanışıktırlar; bunalım, saçma, hiçlik, bireyin bunaltısı, sıkça işledikleri temalardı. Erbil’in şaşırtıcılığıysa, bu temaları Batılı yazarlar gibi adı belirsiz bir ülkede, hatta düşsel bir mekânda yaşayan soyut kişiler aracılığıyla değil, bu ülkede yaşayan, çeşitli sınıflardan gelme somut bireylerin “ağzından duyurması”ydı.
Hallaç, alışıldık, aşınmış düşünce kalıplarına olduğu kadar beylik edebiyat kalıplarına da karşı çıkacak bir yazarın başkaldırı serüveninin başlangıcıydı.Devamı »
Direniş şarkıları – 2. Bölüm

20. yüzyıl, devrimlerin, değişimin ve direnişin hız kestiği bir dönem olmadı. Dünya döndükçe, insanlık da yeni hikâyeler yazmaya devam etti. O hikâyelerden biri de Meksika’da, Emiliano Zapata ve Pancho Villa olarak bilinen Arango Arámbula ve José Doroteo tarafından yazıldı.
1876’dan 1911 yılına dek süren ve “Porfiriato Dönemi” olarak bilinen dönemde, Meksika, Porfirio Díaz adlı eski askerin yönetiminde kalmıştı. Díaz, Fransız istilasına karşı dövüşmüş yürekli bir askerdi ancak bir diktatöre dönüşmesi pek uzun sürmedi. Halkın üzerinde her tür baskıyı kuran Díaz’a karşı ayaklanmalar da böylece ülkenin her yanında kendiliğinden gelişti. Zapata’nın “Zapatistas” adı verilen gerilla ordusu ve Villa’nın “Villistas” adı verilan silahşörleri, mücadelenin önemli militer güçleri oldular. Villa ve Zapata’nın adamları arasında “La Cucaracha” (Hamamböceği) adlı eski bir İspanyol halk şarkısı oldukça popülerdi. Sözleri değiştirilerek çok sayıda farklı versiyonu yapılan parça, aslında 15. yüzyılda İberik Yarımadası’ndaki son Müslümanlara yönelik mücadele döneminden kalmaydı. Louis Armstrong, The Gipsy Kings, Los Lobos gibi modern zamanların müzisyenleri de bu parçayı yorumlamışlardı.Devamı »
Duran kitap kulübü
Gezi Parkı’nda kurulan Gezi Kütüphanesi’nin TOMA’larla dağıtılmasının ardından, Gezi Parkı Direnişi Duran Adam’ın teşvikiyle yeni bir eyleme sahne oluyor: Duran kitap kulübü. İnsanlar başta Taksim Meydanı olmak üzere İstanbul’un ve tüm Türkiye’nin sokaklarında durmakla kalmıyor, kimileri de dururken kitap okuyorlar.
Londralı fotoğrafçı George Henton, Al Jazeera için Taksim meydanı’nda kitap okuyanları fotoğraflamış. Bizim gibi, birinin elinde ne zaman kitap görse ne olduğunu öğrenmek isteyenler için, direnişle olan bağlantısının dışında da harika bir çalışma bu.
Ağırlıklı olarak Orwell‘in 1984‘ünü tercih eden okurlar aşağıda. Bu tarz çalışmalarla ilgileniyorsanız Underground New York Public Library‘ye de (New York Yeraltı Halk Kütüphanesi) göz atmanızı öneririz. Son not olarak, dağıtılan kütüphaneyle ilgili olarak “Kitaplar nerede?” diye sormak isteyenler, Cihat Duman‘ın bloğunda yayınladığı örnek dilekçeyle İBB’ye başvurabilirler. (Page Turner aracılığıyla.)
Direniş şarkıları – 1. Bölüm

Artık bilmiyor olamazsınız.
Belki ilk günler, ikaz edilmiş basın kartellerinin söz birliği edip gizlemesi yüzünden duymamışsınızdır. Ama artık onlar bile sırt çeviremiyorlar olanlara: ülke tarihi günler geçiriyor.
Herkesin, en azından “mesaj alabilen” herkesin paradigmaları değişiyor. Hep siyasetten uzak oldukları zannedilen gençlerin önderliğinde, yüzlerde gülümseme, yüreklerde umut yeşerten şeyler oluyor Türkiye’de. Bütün bunların fitili, ağaçların kurban edilmesine vicdanları elvermeyen birkaç kişinin direnmeye başlamasıyla ateşlendi.
Ve direnişin,
hele de gecenin 3’ünde tencere tavalarla sokaklara dökülecek kadar kendiliğinden,
tonlarca gaz bombasına direnecek kadar inatçı,
gazdan daha çok gözyaşartacak kadar şakacı,
ölçüyü kaçırıp şiddet sergileyenleri yalnız bırakacak kadar barışçı,
eylem yapılan bölgede çöpleri temizleyecek kadar zarif olması halinde, tüm bir dünyayı değiştirebildiği görüldü.Devamı »
Gezi Parkı Direnişi’nde sokak sanatı
Gezi Parkı Direnişi, yalnızca sivil örgüt(süz)lenmede değil, sokak sanatında da bir kırılma noktası sayılabilir herhalde. Bu bağlamda biz de Taksim sokaklarında bizzat, İstanbul’un diğer mahallelerinde, Türkiye’nin diğer şehirlerinde ise şu Twitter belası sayesinde gördüğümüz duvar yazılarını, pankartları, ayrıca bilgisayar başına “uğrayanların” hazırladığı posterleri paylaşmak istedik. Bir kısmı aşağıda, çok daha fazlası Facebook albümlerimizde.
1 Haziran 2013 – #DirenGezi #DirenTaksim görüntüleri
31 Mayıs’ta başlayan Gezi Parkı Direnişi, bugün de devam etti. Gitgide büyüyen kalabalık, polis meydandan çekilene kadar yılmadı. Şimdi de direnerek çıkmayı başardıkları meydanda bir bayram havasında kutlama yapıyorlar. Aşağıda, bizim Taksim’de çektiğimiz fotoğrafları görebilirsiniz.
Bu sırada özellikle de Ankara’da polis şiddetinin devam ettiğini unutmamalıyız. Direnişe devam!

#DirenGeziParkı
31 Mayıs 2013, Gezi Parkı’nın yıkımını protesto amacıyla başlayan bir eylemin, bir halk ayaklanmasına dönüştüğü gündür. 31 Mayıs 2013 aynı zamanda medyanın öldüğü gündür. Yalnızca AKP hükümetini değil, olayları haber yapmayan yandaş medyayı da kınıyor, hepimizin özgürlüğü için direnen on binlere teşekkürlerimizi sunuyor ve direnişe devam, diyoruz.

AKP Global: “Bir rüya gerçek oldu…”
Dün Twitter’da faaliyete giren AKP Global grubu, kısa sürede binlerce takipçi kazandı. “AKP Türkiye içinde yaptıklarını global boyutlarda yapsaydı ne olurdu?” sorusuna çok güzel yanıt veren ekibin çalışmalarından ilk örnekler aşağıda. Çalışmaları devam ettikçe biz de bu yazıyı güncelleyeceğiz. [GÜNCELLEME (31 Mayıs): Grubun Facebook sayfası da açılmış bulunmakta.)
Şu anda favorimiz Berlin Duvarı, ya sizinki?
GÜNCELLEME (4 Kasım): Grubun son çalışmalarını, “AKP Global: ‘Bir rüya gerçek oldu…’ II” adlı yazımızda topladık. Bu yazıyı artık güncellemeyeceğiz.

We have brought peace to the city.
We closed the Red Light District between 22.00-06.00.
A dream has come true.
Haftanın Eğlencesi: “Her Şey Olur Bar”
“Türkiye’de uyulması gereken güvenlik kuralları“ndan sonra, Cem Dinlenmiş‘ten hem güldüren hem içimizi burkan bir karikatür daha paylaşmak istiyoruz. Reyhanlı, alkol, Taksim, Gezi Parkı, üçüncü köprü, vb. konularla dolu gündemin yaraladığı vicdanlı bireyler için. (Resmi, üzerine tıklayarak büyütebilirsiniz.)
1 Mayıs İşçi Bayramı’nız kutlu olsun
Koltukname bebeği
Koltukname’nin kurucularından ve yazarlarından Sevillaportakalı‘yla eşi, 26 Nisan gecesi, 9 aydır beklemekte oldukları kızlarına kavuştular.
Koltukname ailesi şu an bir kutlama halinde olduğundan siteye kısa bir süreliğine ara vereceğiz. Önümüzdeki hafta görüşmek dileğiyle.
Ünlü isimlerin gençlik şakaları
Liste cenneti mental_floss, beş ünlü ismin gençliklerinde yaptıkları eşek şakalarını bir araya getirmiş. 1 Nisan şakaları için hâlâ kafa yormakta olanlara ilham vereceği ümidiyle paylaşıyoruz aşağıdaki listeyi sizlerle. Bunları yeterli bulmazsanız, George Clooney’nin kabarık şaka siciline ya da Jimmy Kimmel’la Matt Damon’ın atışmasına göz atabilirsiniz. Ayrıca bugün 47. ölüm yıldönümü olan, ironi ve hicivin ustası Flann O’Brien‘a şapka çıkartmazsak da olmaz.
Lafı daha fazla uzatmadan, işte ünlülerin gençlik şakaları:
Abraham Lincoln

Abraham Lincoln genç bir adamken, üvey annesi Sarah Bush Lincoln boyuyla ilgili olarak ona takılır, saçlarını temiz tutması gerektiğini yoksa tavanı temizlemek zorunda kalacağını söylermiş. Sarah’nın evde olmadığı bir gün, Abe çamur birikintisinin yanında yalınayak oynayan iki çocuk fark etmiş. Onlardan, ayakları iyice kirlenene dek çamur basmalarını istemiş. Sonra onları eve götürüp, havada kaldırıp ters tutmuş ki, tavana çamurlu ayaklarıyla basabilsinler. Onları iyice yürütmüş tavanda. Söylenene göre üvey annesi şakadan hoşlanmış ama Lincoln’a tavanı yeniden boyatmış.Devamı »
Koltukname ailesine bebek katılıyor!
Müjdemizi isteriz! Koltukname ekibinden Sevillaportakalı, bir kız annesi olmaya hazırlanıyor. Koltukname bebeğinin mayıs ayında gelmesi bekleniyor. Sevillaportakalı bu süre zarfında sayfalarımızda biraz daha seyrek görünebilir, okurlarımıza –ve Yemek Kültürü takipçilerimize– anlayışları için şimdiden teşekkür ederiz.
Hrant Dink (1954-2007)
Koltukname 1 yaşında!
Geçtiğimiz yılın 5 Ocak günü, “James Franco’nun ilk romanını Amazon Publishing yayımlıyor“, “Yazarların sesleri” ve “Dave Eggers’tan duş perdesi” haberleriyle hayat buldu Koltukname. Bu bir yıl içinde hoşumuza giden, değerli bulduğumuz, rahatça ulaşılabilmesi gerektiğini düşündüğümüz tam 353 haber ve yorum paylaştık sizlerle.
Bu, bizim için bir ısınma yılıydı aslında. Bölümlerimizi oturtmaya çalıştık, ne gibi yazı dizileri hazırlayabileceğimizi tartıştık, en önemlisi de özgün içerik üretmeye başladık. Defterimiz, ikinci yıl için birbirinden heyecanlı fikirler ve projelerle dolu!
Bu bir yılda yanımızda duran konuk yazarlarımıza, okurlarımıza, takipçilerimize, yorumcularımıza ve desteğini esirgemeyen tüm dostlarımıza teşekkür ediyor ve doğum günü şerefinde sizlerle ekibimizin favori Koltukname yazılarını paylaşıyoruz:Devamı »
Mutlu Yıllar!
Yeni yıla, 2012’de Koltukname ekibinde iz bırakan müzik, film ve kitapları paylaşarak girdik. 2013’ün daha da güzel parçalar, filmler, kitaplar, oyunlar, konserlerle, heyecan verici kültür etkinlikleriyle, sağlık, mutluluk ve huzurla dolu olmasını temenni ediyoruz. Mad Men‘in jenerik parçasının “Nature Boy“la harmanlandığı bir caz parçasıyla mutlu yıllar diliyoruz! Vokalde, Girls ekibinden Allison Williams…Devamı »









