2013’ün öne çıkan jüri üyeleri ve seçici kurulları

Yıl sonu, beraberinde listeleri de getirir. Şirketlerin bütçe hesaplarından bireylerin yeni yıl kararlarına, geride bırakılan on iki ay değerlendirilir, gelecek on iki ay için hazırlık yapılır.

Edebiyat severler için yıl sonu listelerinin gözdeleri, kuşkusuz kitaba dair olanlardır. Öne çıkan kitaplar, en iyi kitaplar, 5’ten 10’dan 50’den 100’e kadar sıralanan kitaplar, bizim sevdiklerimiz, sizin seçtikleriniz… Zaten yıl boyunca, plaj kitaplarından şömine başı kitaplarına, hasta yatağında okunacaklardan ters takla atarken okunacaklara kadar, türlü türlü liste yapılmıştır. Kitap listelerinin sonu yoktur – sonunun olmasına gerek de yoktur.Devamı »

2013’ten Kalanlar // Kitap

2013, direnişin, skandalların, kısacası genel olarak siyasi gündemin kültür-sanat gelişmelerinden daha ağır bastığı bir yıl oldu. Biz de Koltukname olarak ne yazık ki sizlerden istemediğimiz kadar uzak kaldık. Yine de sanat candır, diyerek, bu heyecan dolu yılı geride bırakırken siz sevgili okurlarımıza 2013’te haşır neşir olduğumuz albümler, filmler ve kitaplardan bir demet sunmak istedik. SevillaportakalıOptimusminimus ve Koltukname olarak naçizane listemizi kitapla sonlandırıyoruz. İşte 2013′te bizi heyecanlandıran kitaplar. (Diğer yılların listelerine buradan ulaşabilirsiniz.)

Eksiklik gideren derlemeler: Kitaplar ve Sigaralar ile Neden Yazıyorum / George Orwell / Çev. Levent Konca / Sel Yayıncılık

George Orwell’in kurgusal kitapları Türkçede Can ile İthaki damgasıyla çıkıyor. Ama gazete yazıları, eleştirileri ve mektuplarının tamamı dört devasa cilt eden yazarın kurgu dışı metinlerini nedense iki yayınevi de basmıyordu. Sel Yayınları, geniş külliyatın en bilindik metinlerini içeren iki kitapla, Kitaplar ve Sigaralar ile Neden Yazıyorum‘la bu hazineye bir giriş yapmış bulundu. Çok da iyi oldu.Devamı »

Haftadan Kalanlar // 16-22 Aralık 2013

Haftadan Kalanlar adlı bölümümüze hoş geldiniz. Adından da anlaşılabileceği üzere, bu köşede haftadan kalanları, okuyup da blog yazısına uzamayanları, bir tweet’e sığmayanları, bir arada daha mı güzel dururlar dediklerimizi sizlerle paylaşıyoruz.

 magazine-kate-moss-03_155445347813* Vogue dergisi Kate Moss ve Chiwetel Ejiofor’u moda çekimi için İstanbul’a getirirse sizce hangi mekânları tercih eder? Bugün 12’de Kadıköy’de “şehrine sahip çık” diye buluşacakların korumaya çalıştığı, hükümetin ise tahrip ettiği yerleri — yani tarihi mekânları.

* 3D yazıcılar hayal gücünün ve teknolojinin sınırlarını yeterince zorlamıyormuş gibi, şimdi de 3D kalem çıktı! 2 boyutlu yazı yazmak mı, ne banal.

* Kitap fragmanlarının üstadının Gary Shteyngart olduğunu sanırım artık hepimiz kabullenmek durumundayız. Daha önce Süper Acıklı Gerçek Bir Aşk Hikâyesi‘nin ünlülerle dolu fragmanı ve çeşitli videolarıyla bizi eğlendiren Shteyngart, yeni anı kitabının son fragmanıylaysa artık gerçekten yazarlıktan oyunculuğa terfi ediyor. Aşağıda izleyebileceğiniz videoda James Franco yazarımızın kocası, Jonathan Franzen ise terapisti.Devamı »

Marquis de Sade’dan karısına: “Evet, itiraf ediyorum, şehvet düşkünüyüm ben”

sade

Adıyla ve yazdıklarıyla sadizm kavramına esin kaynağı olan Marquis de Sade, neredeyse eserleri kadar renkli bir hayat sürmüştür. Lacoste’deki kalesinde fahişelerle, kadın ve erkek hizmetkârlarla, hatta baldızıyla birlikte şehvet tutkusunu tatmin etmeye çalışmış, fiziksel taciz suçlamalarıyla karşı karşıya kalmıştır.

Kısa süreli tutuklamalardan sonra İtalya’ya kaçan de Sade, 1777 yılında, çoktan vefat etmiş annesinin ölüm döşeğinde olduğu yalanıyla kandırılarak Paris’e getirilir ve kayınvaldesinin de yardımıyla tutuklanır. 74 yıllık yaşamının yaklaşık 32 yılını çeşitli hapishaneler ve akıl hastanelerinde geçiren de Sade, işte bu mahkûmiyeti sırasında karısında aşağıdaki etkileyici mektubu yazar. Yayıncıların ve çevirmenlerin düzenli olarak müstehcen ve toplumun ahlakını bozan eserler yayımlamaktan yargılandığı bir ülkede aslında herkesin okuması gereken bir mektup bu.

Mektubu bizler için bulup çeviren Birsel Uzma‘ya tekrar teşekkür ediyoruz. Albert Camus’nün eşine yazdığı ve yine Uzma tarafından Türkçeleştirilen mektuba buradan ulaşabilirsiniz. De Sade’ın eserlerine birçok yayınevinden ulaşılabiliyor; önce çıkanlar Chiviyazıları’ndaki Justine, Sodom ve Juliette, Ayrıntı’daki Yatak Odasında Felsefe ve Oğlak’taki İkinize de Yer Var ve Erdemle Kırbaçlanan Kadın. (Des Lettres aracılığıyla.)

20 Şubat 1781

 […] Yalnızca saf ve katıksız bir şehvet düşkünlüğünden suçlu sayılırım, doğalarından gelen o mizaç ve tutkunun düzeyine bağlı olarak, tüm erkekler tarafından farklı oranlarda hayata geçirilen şehvet düşkünlüğünden. Herkesin hataları vardır, karşılaştırma yapmayalım: Cellatlarım da benden farksızdır belki.Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Dünyanın en meşhur ayakkabıları

Daha önce Meşhur Gözlükler adlı çalışmasını paylaştığımız İtalyan tasarımcı Federico Mauro’dan bu sefer bir başka hoşluk geliyor: Meşhur AyakkabılarGözlükler‘de olduğu gibi, Mauro burada da hem gerçek hem kurgusal ünlülerin, artık yakından tanınan ayakkabılarını derlemiş. Bizim favorimiz Lady Gaga, ya sizinki?

Meşhur Gözlükler için sizleri buraya, Mauro’nun diğer çalışmaları içinse buraya alalım. (Flavorwire aracılığıyla.)

al-caponeDevamı »

Biricik kar tanecikleri

snow4Her kar taneciğinin özel, hepsinin birbirinden farklı olduğu öğretilir bize. Kuşkusuz bir bildikleri vardır da konuşuyorlardır, diye düşünürüz ama kanıt olarak yılbaşına özgü hediye paketlerinden fazlasını da görmemişizdir.

İşte Rus fotoğrafçı Alexey Kljatov, bize bu kanıtı sunuyor.

Kljatov, kendi balkonunda kurduğu düzenekle kar tanelerini fotoğraflıyor. Evet, kar tanecikleri gerçekten biricikmiş, diyebiliyoruz. En ilginci ise, yukarıda bahsi geçen hediye paketi formatının dışına çıkan, silindir, vb. şekillerdeki taneler.

Cam bir sehpa, plastik şişeyle lensi uzatılmış bir fotoğraf makinesi ve yün bir kazak içeren düzeneğin fotoğraflı anlatımına buradan ulaşabilirsiniz (hatta isterseniz siz de kendinize böyle bir düzenek kurabilirsiniz!) Sanatçının bütün fotoğrafları ise burada. Bizlereyse yalnızca kara bir kez daha hayran kalmak düşüyor… (The Atlantic aracılığıyla.)Devamı »

Bir an için bile olsa

Mimi Foundation Gives Cancer Patients Atrocious Makeovers É On Purpose

 

2004 yılında Belçika’da kurulan Mimi Vakfı, muhteşem bir projeye imza atmış.

Vakıf, 20 kanser hastasını sürpriz bir saç-makyaj yapımı için fotoğraf stüdyosuna çağırıyor ve onlardan, ekibin çalışma süresi boyunca gözlerini kapalı tutmalarını rica ediyor. Bu süre zarfında da tabiri caizse fotoğraf objelerine yapmadıklarını bırakmıyor. Tek taraflı camların önüne oturtulan hastaların, gözlerini açıp da kostümlerini görünce verdikleri tepkiler fotoğraflanıyor.

Amaç, bir an için bile olsa hastalıklarını unutmalarını sağlamak. 

If only for a second adlı projenin fotoğrafçısı, İrlandalı sanatçı Vincent Dixon. Projenin sürecini anlatan video ile ortaya çıkan fotoğraflar aşağıda. Özel, sınırlı baskı kitabı almak için Mimi Vakfı’na e-posta atmanız yeterli. Ayrıntılı bilgiler burada. (TIME aracılığıyla.)Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Markalar sektör değiştirirse

weird-brand-products-ilya-kalimulin-1

Rus sanatçı İlya Kalimulin, yakından tanıdığımız markalar sektör değiştirirse ne olur, diye sormuş ve ilginç olduğu kadar da ironik yanıtlarla çıkagelmiş.

Kinder Sürpriz’in sürprizi pek hoş olmayacak bir ürüne, Heinz ketçabın en sık taklit ettiği sıvıya dönüştüğü çalışma gerçekten algılarımızı sarsıyor. Hemen ardından da “Neden bu kadar sarsıldım ki? Demek ki markalar ürünlerle bu kadar özdeşleşmiş,” diye düşünmemize yol açıyor…

Sanırım biz en çok Adobe’un geçirdiği dönüşümü beğendik. Peki ya siz? (Play Tuşu aracılığıyla.)Devamı »

Amazon’dan yeni bir kurye sistemi: insansız hava aracı

Büyük yayınevlerini birleşmeye, küçük yayınevlerini kapanmaya, bağımsız kitapçıları iflasa sürükleyen, kötülerin kötüsü sayılan Amazon’dan yeni bir kâbus: Gökler, insansız hava araçlarıyla dolacak.

Amazon’un CEO’su Jeff Bezos, geçtiğimiz günlerde 60 Minutes programında, “Amazon Prime” servisinin geliştirilmiş hali olan Amazon Prime Air hizmeti kapsamında, minik helikopterlere benzeyen insansız hava araçlarıyla siparişleri, verildikleri andan 30 dakika içerisinde müşterilerinin kapısına ulaştıracağını açıkladı. Amazon Prime Air’in 2015 yılında başlaması öngörülüyor.

Akla ilk takılan sorulardan biri, Amerika Birleşik Devletleri’nin hava sahasında bir sürü komik robotun uçmasına izin verip vermeyeceği. Amazon’un çözmesi gerekenDevamı »

Taş olursun taş

“Dokunma, taş olursun” tehditlerinin gerçekleştiği yer: Tanzanya.

Tanzanya’daki Natron Gölü civarında ölen hayvanların bedeni taşa benzer bir görünüm alıyor. Sebebi, gölün pH ölçüsünün istikrarlı bir şekilde 9 ile 10,5 arasında kalması — bu aşırı bazlılık, hayvanların sonsuza dek bir heykel misali korunmasına yol açıyor. Bilimsel olmasına bilimsel bir fenomen belki ama gerçeklerin insana gerçeküstü geldiği anlardan da biri.

Nick Brandt, gölün kıyısında bulduğu, bu şekilde “taş kesmiş” hayvanları gölün üstüne yerleştirip fotoğraflayarak tüyler ürpertici bir çalışmaya imza atmış. Fazla yoruma gerek yok, diyerek sözü Brandt’e bırakıyoruz. (Gizmodo aracılığıyla.)Devamı »

Albert Camus’den müstakbel eşine: “Romanımı az önce bitirdim…”

Başlıkta bahsi geçen roman, Yabancı. Çağdaş Fransız klasiklerinin öncülerinden sayılan Albert Camus, bu en çok tanınan romanına noktayı koyduğunda, müstakbel eşi Francine Faure‘a bir mektup yazıyor.

Özel bir mektup bu: Yalnızca romanın kaleme alınış sürecini değil, öncesini, Camus’nün içinde var olduğu tüm iki yılı gözler önüne seriyor. Yabancı‘da insanı en çok sarsan öğelerden biri olan gerilimi yazarın nasıl bizzat tecrübe ettiğini anlatıyor, karşılığında okur tepkileriyle ilgili endişelerinden söz ediyor.

2013, Camus’nün 100. doğum yılıydı. Yazarın yeni yaşı Türkiye’de sessiz sedasız kutlandı belki ama (Karibu Turizm ile Can Yayınları, Yekta Kopan rehberliğinde bir Paris turu düzenledi, Can ayrıca yazarın üç kitabına özel baskı yaptı) sevgili internet yazarla ilgili yeni eski bilgilerle doldu taştı. Bu bilgi kalabalığı içinde bizim için böylesine güzle bir mektubu bulup çeviren Birsel Uzma‘ya teşekkür ediyoruz. Mektupla yetinmeyip yazarın kitaplarını okumak isteyenler, yazarın Türkçe yayıncısı olan Can’ın sitesine buyurabilirler. (Des Lettres aracılığıyla.)

30 Nisan 1940

Gece vakti yazıyorum sana. Romanımı az önce bitirdim ve uyumayı düşünemeyecek kadar gerginim. Devamı »

Woody Allen filmini sigara karşıtı reklamlardan koruyor

Woody Allen, son filmi Blue Jasmine‘nin içine sigara karşıtı uyarılar koymak istendiğinden filmin Hindistan’daki gösterimine izin vermedi.

Hint Sağlık Bakanlığı, filmin yalnızca başında değil, karakterlerin her sigara içtikleri sahneye sigara karşıtı kamu spotları konulmasını zorunlu kılıyor. Allen, sözleşmesine göre filmde yapılacak değişiklikleri reddetme ve filmi vizyondan çekme hakkına sahip.Devamı »

AKP Global: “Bir rüya gerçek oldu…” II

29 Mayıs’ta bir Twitter hesabı üzerinden faaliyete geçen AKP Global grubu, AKP’nin Türkiye içinde uyguladığı şehircilik anlayışını uluslararası boyutlara taşıyan parti posterleri hazırlamayı sürdürüyor ve ikinci bir paylaşımı hak ediyor. Grubun çalışmalarının ilk yarısını yazının birinci bölümünde görebilirsiniz. Biz artık bir favori seçmekte zorlanıyoruz, peki ya sizin en çok sevdiğiniz poster hangisi? (Not: Grubun Facebook sayfası ise burada.)

abdDevamı »

Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’nı en etkin şekilde gezmenin yolları

32. Tüyap İstanbul Kitap Fuarı dün kapılarını açtı. Bu, hem satış, hem söyleşi ve okuma gibi etkinlikler, hem yerli-yabancı yayınevi ve ajans buluşmaları, hem onur konuğu, hem onur yazarı, hem tema, hem de daha neler neler içeren 9 günlük fuarı en etkin şekilde gezebilmeniz için sizlere aşağıdaki naçizane rehberi hazırladık.

(Öncesinde bir parantez: Tüyap’ı geçen yıl da Koltukname olarak ziyaret etmiştik. Son bir yılda fuarda kimi yayınevleri yer değiştirmiş, tek standı olanlar iki stant, zaten iki standı olanlarsa dört stant açmış. Ayrıca, metrobüsten fuar girişine kadar olan yolda, davetiyeleri 5 TL’ye satan elemanlar türemiş. Bunlar haricinde 31. Tüyap İstanbul Kitap Fuarı üzerine yaptığımız gözlemler bu yıl da geçerli sayılır. Ayrıca, fuara katılan yayınevlerinin indirim oranları için şu listemize göz atabilirsiniz.)

1. Hangi gün ve saatte gideceğinize karar verin.

Fuarın en ideal zamanı, hafta içi öğleden sonraları. Bu saatlerde öğrenci grupları da gelip gitmiş oluyor. Bu yüzden esnek bir programınız varsa hafta içi öğleden sonraları tercih edin. Birçok kimse gibi fuara ancak hafta sonu gidebiliyor ya da hafta sonu etkinliklerine katılmak istiyorsanız açılış saati olan 10’da orada olup en geç öğleden sonra 3 gibi çıkmayı hedefleyin. Böylece fuarı boşken gezebilir, dönüş yolunda da trafiğe kalmazsınız.Devamı »

2013 Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’ndaki yayınevi indirimleri

Geçtiğimiz yıl, Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’nı gezmek isteyen okurlar, o uzun ince yola düşmeden önce sevdikleri yayınevlerinin indirimlerinden haberdar olmak isteyebilir düşüncesiyle hazırladığımız indirim listesini, bugün fuarı bizzat gezerek güncellemiş bulunuyoruz. Bu yıl 32. düzenlenen fuarda indirimler ne artmış ne azalmış (yalnızca İletişim 30. yılına özel olarak %30 indirim uyguluyor), dolayısıyla listede çok büyük bir oynama olmadı ama listeye geçtiğimiz yıl gözümüzden kaçmış olan birçok yeni yayınevi eklendi.

Lafı daha fazla uzatmadan, huzurlarınızda 32. Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’ndaki yayınevi indirimleri:Devamı »

Haftadan Kalanlar // 12-18 Ağustos 2013

Haftadan Kalanlar adlı bölümümüze hoş geldiniz. Adından da anlaşılabileceği üzere, bu köşede haftadan kalanları, okuyup da blog yazısına uzamayanları, bir tweet’e sığmayanları, bir arada daha mı güzel dururlar dediklerimizi sizlerle paylaşıyoruz.

* Et yemek ya da yememek. Yalnızca organik et yemek ya da hiç et yememek… Baraka‘nın yönetmeni Ron Fricke‘nin son belgeselinden alınan bu kısa parça konuyla ilgili düşüncelerinize yön verebilir.

* Film parçalarından kısa filmlere… Daha önce Tanışınız: köşemizde yer verdiğimiz Türkçe Bilimkurgu ve Fantastik’in kısa film arşivine mutlaka göz atmalısınız. Üstelik düzenli olarak güncelleniyor.

* Obama, Amazon’un Tenneessee’deki deposunu ziyaret etmiş (Amazon’un depolarından birini görmek için buraya) ve internet devinin ülkeye bu kadar iş imkânı sunmasının ne kadar şahane olduğundan bahsetmiş. Amazon’un rekabetçi politikaları yüzünden birçok kitapçının kapandığından sadece geçtiğimiz yıl Amerika’da 42 bin kişinin işsiz kaldığını söyleyen Amerika Kitapçılar Birliği, elbette öfkeli. Ayrıntılar burada.Devamı »