Haftadan Kalanlar // 13-19 Temmuz 2015

Herkese mutlu bayramlar. Bu bayram pazarında ister bir tatil yöresinde ister evinizde ister bir kafe/lokanta/çaycıda güzel güzel dinlenirken göz atmanız için haftadan kalan kısa notlarımız işte şöyle:

origami-pot-plant-grows-studio-ayaskan-1* Dünyanın en yaşlı insanı 116. doğum gününü kutlamış bulunuyor! 1899 yılında –19. yüzyılda!– doğmuş olan Amerikalı Susannah Mushatt, böylece Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi. Yemek yemeyi çok sevdiği söylenen Mushatt’in neler hissettiğini, neler düşündüğünü gerçekten merak ediyoruz…

* Bitkiniz büyüdükçe şekil değiştirip genişleyen origami saksılar, evin içini yeşillendirme projeleriyle uğraşanlar için ideal. Hem estetik hem pratik hem de üç yerine tek saksı kullanıldığı için çevre dostu!Devamı »

Tilda Swinton kitapçı küratörlüğüne soyundu

Hayatına bir pop-up mağaza şeklinde başlayan, yakında kalıcı bir dükkâna taşınacak olan One Grand kitapçısı, “küratörlü” bir kitapçı. Out dergisinin yayın yönetmeni Aaron Hicklin‘in kurduğu bu sıradışı mekân, internet sitesinde şöyle açıklanıyor:

One Grand, meşhur sanatçıların ve yaratıcı insanların edebi ilham kaynaklarını paylaştığı, küratörlü bir kitapçı. One Grand, Tilda Swinton, Tom Ford,Michael Stipe, Annie Lennox, John Irving, Edmund White, Frank Rich, Ta-Nehisi Coates, Ryan McGinley, Terence McNally, Sarah Waters, Carrie Brownstein, Glenn Ligon, John Cameron Mitchell, Michael Pollan ve daha niceleri dahil olmak üzere dünyadaki en merak uyandırıcı insanların zihinlerine ayna tutuyor.

Refinery 29, yaz listesinin küratörlerinden Tilda Swinton’ın seçkisini paylaşmış. Tam da Swinton’dan bekleneceği üzere, sıradışı başlıklarla dolu bu listeyi biz de beğeninize sunuyoruz. Kitapların çoğuna ne yazık ki Türkçede ulaşılamıyor; ama çevrilmiş olanlara Türk yayınevinin bağlantısını ekledik. Devamı »

Disleksikler ve disleksikleri anlamak için font

disleksiChristian Boer, disleksiklerin okumasını kolaylaştırmak için bir font geliştirdi. Dyslexie adındaki bedava font, 2. İstanbul Tasarım Bienali kapsamında yer almıştı.

Disleksi (ya da kelime körlüğü), dünya çapında nüfusun yaklaşık %10’unu etkileyen bir öğrenme bozukluğu. Çoğunlukla çocuklukta ortaya çıkıyor ve zihin harfleri ters çevirdiği, yamuk gördüğü vs. için daha yavaş ve yanlış okumalara sebep oluyor. Zekâyla hiçbir ilgisi olmayan disleksi ne yazık ki çoğu zaman teşhis edilmediğinden tedavi görebilecek birçok çocuk yetişkin hayatlarında da okuma zorluğu yaşıyor.

Kendisi de disleksik olan Boer, fontuna buna bir çözüm olarak üretmiş. Dyslexie’de harflerin altları daha şişkin, böylece okurların zihninde tepe taklak olmuyorlar. Birbirine benzeyen harfler de, okurların ayrıştırmasını kolaylaştırmak amacıyla biraz italik. Ayrıca harflerle kelimeler arasındaki boşluk daha fazla, böylece birbirlerine girmeleri de engelleniyor. Dyslexie fontunu aşağıda görebilirsiniz. Disleksikler için daha farklı font seçenekleri de burada mevcut.Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Tarihî isimler günümüzde yaşasaydı

Dijital sanatçılar, tarihçi Dr. Suzannah Lipscomb’la işbirliği içinde tarihî isimlerin 21. yüzyıla uygun portrelerini çizdi. Tarih kanalı Yesterday tarafından “Secret Life Of…” (Falancanın Gizli Hayatı) adlı programı için yapılan çalışmada, söz konusu isimlerin hem meslekleri hem sosyal konumları göz önünde bulunduruldu.

Elbette edebiyata meraklı insanlar olarak en çok Shakespeare’den hoşlandığımızı söylememiz gerek. Sizin yorumlarınızı da aşağıya bekliyoruz. (Telegraph aracılığıyla.)

 

ADMIRAL LORD NELSON Admiral Lord Nelson has been magically transported to the 21st Century via a unique art project commissioned by TV channel Yesterday to celebrate its new historical series Secret Life OfÉ. starting on Thursday 2nd May at 9pm.  A team of digital artists from the channel spent three months updating a series of classic portraits - working closely with award-winning historian Dr Suzannah Lipscomb to ensure the new artworks accurately reflect how the historical figures might look in 2013 Adrian Wills, General Manager of Yesterday commented: ÔSecret Life OfÉ takes a completely new perspective on the lives on some of historyÕs most fascinating and notorious figures. Henry VIII, Elizabeth I, Shakespeare, Marie Antoinette and Nelson are among the iconic personalities whose lifestyles and habits are dissected through the eyes of the contemporary, celebrity-obsessed world.  These great characters are reimagined with a modern take, showing them in a completely different light - much like the new re-versioned portraits.Õ
AMİRAL LORD NELSON
Amiral Lord Nelson, bugün donanmada olsaydı daha çok masa başında çalışacağı için biraz daha kilolu resmedildi. Savaşta kaybettiği sağ kolunun yerine protez takıldı. 

Devamı »

Dans etmek yasak, el çırpmak serbest

arian_band

Son dönemde hafif bir yakınlaşmadan bahsedilebilse de, İran yıllarca batı dünyası tarafından şer ekseninin bir bacağı olarak görüldü. Tabii olumsuz duyguları karşılıksız sayılmazdı. İslam devrimi sonrası İran, hem batı dünyasına hem de İsrail’e dostane denemeyecek sözlerle her fırsatta meydan okudu.

Oysa siyaseti bir kenara bırakacak olursak, madalyonun diğer yüzündekiler daha farklı oldu. Kadim kültürünün birikimi sayesinde İranlı film yönetmenleri, yazarlar, düşünürler batı dünyasında kucaklandılar. 2013 yılında ılımlı tavrıyla bilinen Hasan Ruhani’nin başkanlığa seçilmesi, İranlı sanatçıların ve entelektüellerinin hayatını kolaylaştırdı. Ama müzik ve müzisyenler için şartlar, batı, hatta Türkiye’yle bile karşılaştırınca heves kırıcı. Bir pop müzik topluluğunun albüm yayınlaması, bakanlık iznine bağlı olmaya devam ediyor.Devamı »

79 yaşındaki Nobel ödüllü Mario Vargas Llosa 50 yıllık eşini Isabel Preysler için terk etti

llosaPerulu yazar Mario Vargas Llosa, çağımızın en önemli yazarlarından sayılıyor. Ama Nobel Edebiyat Ödülü sahibiyle ilgili gelen son haberler edebiyatına değil, aşk hayatına dair. Zira 79 yaşındaki Llosa, 50 yıllık eşini “Manila’nın İncisi” Isabel Preysler için terk etmiş bulunuyor.

Şarkıcı Enrique Iglesias’ın annesi olan Preysler (64), İspanya’nın en meşhur femme fatale‘i, güzelliği ve evlilikleri dillerden düşmeyen bir paparazi yıldızı. Peru’daki bir televizyon kanalına göre, Llosa aynı zamanda kuzeni olan eşi Patricia’ya (70), “Benden bu kadar. Mutluluğun ne olduğunu şimdi anladım. Fazla vaktim kalmadı,” diyerek Preysler’le birlikte olmak için ayrıldı.

Acımasızlıklarıyla tanınan paparaziler şu an ikilinin ilişkisini destekliyor gibi. “Aşk hikâyeleri, hayallerin gerçek olabileceğini gösteriyor. İkinci şans diye bir şey vardır, acıdan sonra mutluluk gelir, hayat sizi her noktada şaşırtabilir,” diye yazıyor Hola! dergisi. “Acıdan sonra gelen mutluluk”, Preysler’in 26 yıl evli kaldığı üçüncü eşi Miguel Boyer’in iki yıl felçli yaşadıktan sonra, sekiz ay önce ölmesine atıfta bulunuyor.Devamı »

Yaratıcı enerjilerinizi yoğunlaştırmanız gereken saatler

Lambert/Getty Images (Science of Us aracılığıyla.)Washington Üniversitesi’nin Foster İşletme Fakültesi’nde yardımcı doçent olan Christopher Barnes, “en yaratıcı ve en odaklı çalışmalar için ideal aralıklar”ın sabahın erken saati ile akşamüzeri olduğunu söylüyor — bunlar enerjinizin ve odaklanma gücünüzün doruk noktasına ulaştığı zamanlar.

Harvard Business Review‘a konuşan Barnes, öğleden sonra hissettiğiniz bitkinlikle savaşmaya çalışmak yerine zihninizin uyuştuğu anlara dikkat etmenizi söylüyor. Bu sıralarda yaratıcı çalışmalardan kaçınmanızı, onun yerine e-postlara yanıt yazmak, listeler hazırlamak gibi daha angarya işlerle ilgilenmenizi öneriyor.

Barnes’ın öğüdü sadece işte değil, genel hayatta da geçerli aslında: Bedeninizin (ve zihninizin) gerçeklerini kabul edin ve onunla savaşmak yerine ahenk içinde çalışmaya özen gösterin.

Kısacası sabah işe vardığınızda, “Ay şu sigarayı içeyim de sonra çalışmaya başlarım,” derseniz iyi bir fırsat kaçırmış olursunuz. (Haber ve fotoğraf Science of Us aracılığıyla.)

Doğanın fethettiği balıkçı köyü

Çin’in Shengsi Adaları’ndan biri olan Gouqi Adası, terk edilmiş bir balıkçı köyüne ev sahipliği yapıyor. Ana karada balıkçılığın adaya nazaran daha ekonomik olması sebebiyle balıkçıların yıllar önce terk ettiği köy, zaman içinde doğa tarafından ele geçirilmiş. Dün, insanın en çirkin yüzlerinden birini ne yazık ki bir kez daha gözler önünde seren bir dehşetin, Madımak’ın yıldönümüydü. Bugün, dünyanın insansız nasıl görünebileceğinin bir örneği… (N’olmuş? aracılığıyla.)

doganin-ele-gecirdigi-terk-edilmis-cin-koyu-gouqi-island-1Devamı »

Ülkeden ülkeye değişen güzellik anlayışı

oncevesonra

Amerikalı gazeteci Esther Honig, makyajsız bir fotoğrafını dünyanın çeşitli ülkelerindeki Photoshop’çulara göndererek “Beni güzelleştirin,” diyor. Amacı, güzellik anlayışının ülkeden ülkeye nasıl değiştiğini görmek.

Before & After (Önce ve Sonra) adını verdiği proje aslında geçtiğimiz yıl ortaya çıkmıştı. Yine de güncelliği koruyan bir mevzu olduğunu düşündüğümüzden sizlerle paylaşmak istedik. Fotoğrafların birçoğu insana güzel olduğu kadar komik de gelebiliyor. Zaten tüm mesele de birinin güzelinin diğerinin palyaçosu sayılabilmesi değil mi…

Sizce en güzel ya da en çirkini hangisi? Yorumlarınızı bekliyoruz. (Bigumigu aracılığıyla.)Devamı »

Sony e-kâğıttan saat üretiyor

İnsanlar Apple saati için sıralara diziledursun, Sony e-kâğıttan saat üretmiş bulunuyor. Kayışın ve saatin kullanıcının hareketlerine göre şekil ve renk değiştireceği ürünün “akıllı” olma iddiası yok — sadece saatin kaç olduğunu gösteriyor. İncecik, temiz ve basit bir tasarıma sahip ve pilinin 60 gün gittiği söyleniyor. Saati satışa sunacak olan Japon Fashion Entertainments markası, e-kâğıttan giysiler üretmeyi de planlıyor — örneğin papyonlar, şapkalar ve bağcıklar.

Aşağıda, ürünün tanıtım videosu ile fotoğraflarını görebilirsiniz. FES’le ilgili daha fazla için de internet sayfasını ziyaret edebilirsiniz. Sizi bilemeyeceğiz ama biz dizüstü bilgisayarlar, masaüstü bilgisayarlar, akıllı telefonlar, tabletler, şunlar bunlarla dolu dünyada bu saati Apple’ın akıllı saatinden çok daha cazip buluyoruz. Sizin de tasarımla ilgili görüşlerinizi yorumlara bekliyoruz. (The Verge aracılığıyla.)Devamı »

Vladimir Nabokov’dan eşine aşk mektupları

Véra ve Vladimir Nabokov, Montreaux, 1968. (Fotoğraf: Philippe Halsman; Brain Pickings aracılığıyla.)

Geçtiğimiz yüzyılın en büyük yazarlarından Vladimir Nabokov, aynı zamanda eşi Véra’yla yaşadığı büyük aşkla da tanınıyordu. İkilinin mektuplaşmaları, geçtiğimiz yıl İngilizcede yayımlandı. Brain Pickings, 800 küsür sayfa tutan kitabı her zamanki gibi çok güzel anlatmış, birkaç tane de mektubu siteye koymuş. Biz de ikilinin aşkının başlangıcından üç örneği sizlerle paylaşmak istedik. Henry Miller’ın Anaïs Nin’e, Victor Hugo’nun Juliette Drouet’ye, Virginia Woolf’un Vita Sackville-West’e yazdığı mektuplarla birlikte okumanız önerilir.  Devamı »

Haftadan Kalanlar // 22-28 Haziran 2015

* “Aşırı kahve tüketimi kalbin ritmini olumsuz yönde etkiliyor” ya da “Düzenli kahve içenlerin damarları daha temiz.” Kahve yerine herhangi bir yiyecek, kalp ritmi bozukluğu yerine herhangi bir başka risk, temiz damarlar yerine de herhangi başka bir fayda koyabiliriz. İsviçreli bilimadamlarının tek işi yiyecekleri övecek ya da yerecek deneyler yapmak sanki. Her an yeni bir çalışma, her an yeni bir sonuç. Siz de bunlardan bizim kadar sıkıldıysanız, Johannes Bohannon’un “Çikolata yiyen kilo veriyor” sonucuna ulaştığı sahte deneyine göz atmanızı öneriyoruz. Bohannon bu projeyi, sahte bilimselliğe dayanan diyet endüstrisiyle ilgili bir belgeselin parçası olarak yapıyor. Medyanın nasıl oltaya geldiğine ise ne yazık ki hiç şaşırmadık…

* Samsung, sollamalardaki riski düşürüp yol güvenliğini artırmak için kamyonlarının arkasına, kamyonun önündeki yolu gösteren kocaman bir ekran yerleştirmiş. Güvenlik artırma niyetiyle dikkat dağıtmadığı müddetçe güzel bir çözüme benziyor.Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Enstantane buluşmalar

Amerikalı sanat yönetmeni Stephen McMennamy, basit arka planlar buluyor, iki tane ayrı fotoğraf çekiyor, sonra bu fotoğrafları stratejik bir biçimde birleştiriyor. Kesinlikle Photoshop kullanmadan yapılan çalışmanın sonucu, insanın algısını allak bullak eden buluşmalar. McMennamy sürecini şöyle anlatıyor:

Sadece etrafa bakıp ilginç bir şekilde uyum sağlayabilecek ya da birleştikten sonra hoş bir tezat yaratabilecek şeyler arayıp bulmakla alakalı. Sürece gelince, sadece bir şeyler bulup en temiz açıdan fotoğraf çekmeye çalışıyorum.

Basit ama yaratıcı. Biz en çok dondurma üstünde kayaktan hoşlandık, sizin de beğendiklerinizi yorumlara bekliyoruz. İlgilenenler için McMennamy’nin Tumblr’ı burada, Instagram’ı ise burada. (Bored Panda aracılığıyla.)

funny-photo-mashup-combo-stephen-mcmennamy-1Devamı »

Beraber yürüyemeyiz biz bu yollarda

Türk siyasetçilerinin sanata ve müziğe ilgilerinin ziyadesiyle kısıtlı olduğu malum. Genelde seçimler yaklaşınca ortaya çıkan, berbat ses tesisatlarıyla berbat seçim şarkılarıyla sadece gürültü kirliliği yaratan minibüs-otobüsler, siyasi partilerin müzikle ilintilerini temsil eder ülkemizde. Çok sayıda besteci de, siyasi görüşlerine göre çeşitli partilere gönüllü olarak bestelerini bağışlar ve bizi eserlerine maruz bırakırlar. Bu noktada Türkiye’de geçmişin önemli ve sevilen bestelerinin kullanıldığı vaki değildir. Olabildiğince yeni yapıtlar tercih edilir.

Oysa başka ülkelerde politik müziğe dair alışkanlıklar bizden farklı. ABD’de “Baba Bush” olarak bilinen George H.W. Bush, 1988 seçimlerinde ironik şekilde seçim kampanyasında Woody Guthrie‘nin 1940 tarihli “This Land Is Your Land” adlı klasiğini kullanmıştı. Bill Clinton, 1992 seçim kampanyasınınm şarkısı olarak Fleetwood Mac’in “Don’t Stop” parçasını seçmişti. İlginç seçimlerden biri Barrack Obama’nın rakibi senatör McCain’in mesaj dolu ABBA başyapıtı “Take A Chance On Me” olmuştu. Springsteen’in demokratlara desteği zaten bilinir, Obama’ya iki parçasını, 2008’de “The Rising“i ve 2012’de “We Take Care of Our Own“u vermesi sürpriz değildi.Devamı »

Şampiyonların Kahvaltısı’ını bir de John Malkovich’ten “oku”yun

John-Malkovich-john-malkovich-32370625-900-896

Kurt Vonnegut‘un en bilinen, en sevilen eserlerinden Şampiyonların Kahvaltısı‘na, şimdi John Malkovich’in seslendirmesiyle sesli kitap olarak ulaşılabiliyor. Bir Amazon şirketi olan Audible‘ın yayınladığı roman, Vonnegut dünyasının meşhur bilimkurgu yazarı Kilgore Trout’la tanışan ve tüm eserlerini kurgu değil de gerçek sanan otomobil satıcısı Dwayne Hoover’ın hikâyesini anlatıyor. Şahsen Hollywood’un en etkileyici seslerinden birine sahip olduğunu düşündüğümüz Malkovich, kitapla ilgili şöyle diyor:

Şampiyonların Kahvaltısı bir aktörün isteyebileceği en iyi senaryolardan; canlandırması müthiş keyifliydi. Umarım Vonnegut hayranları, bu zorlayıcı ve komik Amerikan klasiğini dinlerken eğlenirler çünkü ben kaydederken çok eğlendim; kitapla ilk defa tanışanların ise onu kırk yıl önce olduğu kadar taze ve güncel bulacaklarına inanıyorum.

Devamı »

İslami hip hop ya da tesettürlü rap ya da sadece müzik

Muneera Williams, tam bir hip hop müzisyeni. Güçlü ve tutkulu sesiyle ritmik konuşması duyulduğunda, dinleyiciler buna kolayca ikna oluyor. Williams, “Müzik sadece eğlence değil, dostluk, sevgi ve umudun da yayılmasına yardımcı olabilir” fikrinde. 34 yaşındaki Williams, şarkılarında da bu fikrini beyan ediyor.

Muneera Williams ve Sukina Owen-Douglas, birlikte “Poetic Pilgrimage” adlı hip hop grubunu kurduklarından beri hayran kitleleri hızla büyümekte. Her ikisi de İngiltere’de doğmuş olsalar da, aileleri Afrika kökenli Karayip göçmenleri. Onları ilgi odağı yapan özelliklerinden biri de 2005 yılında büyüdükleri şehir Bristol’den Londra’ya yüksek öğrenim için gittiklerinde İslam dinini tercih etmiş olmaları.Devamı »