J. R. R. Tolkien Nobel’i alamamış olabilir, ama Yüzüklerin Efendisi üçlemesiyle okurların gönüllerinde taht kurduğu ve bir efsaneye dönüştüğü yadsınamaz. Peki, Tolkien‘in edebiyat anlayışı Yüzüklerin Efendisi‘ni nasıl biçimlendirmiş? Aynı hikâye farklı yazarlar tarafından yazılsaymış neyi andırırmış? Görünüşe göre Alison Brooks bu soruyu sormakla kalmamış, üstüne bir de farklı yazarları taklit ederek yanıtını bulmaya çalışmış.
Bu çalışma bize, Joyce Carol Oates’un, Emily Dickinson ve Mark Twain gibi beş büyük Amerikalı yazarın hayatını, kendi üsluplarında yazılmış öykülerle anlattığı Vahşi Geceler! kitabını hatırlattı. Bakalım Brooks’un hangi yazarın üslubunu taklit ettiğini bulabilecek misiniz. Tahminlerinizi yorumlarda bekliyoruz; daha fazla örnek görmek isterseniz de buraya buyurabilirsiniz. Yanıtlar için her bir bölümün altındaki beyazla yazılı metni seçmeniz yeterli. (Flavorwire aracılığıyla.)




Daha önce “
Sanırız Koltukname’deki 
The Guardian‘da 11 Temmuz’da korsan konusunda yazılan bir haber, korsanın çok kaliteli bir şekilde olmasa da ara ara tartışıldığı Türkiye’de yaşayan bizler için bile şaşırtıcı oldu. Bir yazarın kendi kitabını internetten yayan bir “korsan”a yaptıkları
Yarattığı karakterler
Geçtiğimiz cumartesi, yani 16 Haziran, 


Karl Marx ve Sigmund Freud’un çalışmaları öyle esaslıdır ki, teorilerini bilen bilmeyen herkesin bakış açısına yön verdikleri söylenir. Gerçekten de “Kızlar babaya düşkün olur” vari laflar insanların ağzından düşmez. Freud’dan ziyade Lacan’a itimat edenler, Freud’un şahsen sapkınlıklarla dolu olduğunu düşünenler bile psikolojik analizleriyle başta bilinçaltı olmak üzere insan doğasına dair düşüncelerde çığır açmış olduğunu yadsıyamaz.
Daha önce kadın şairler ve yemek konusuna değinmiş, Emily Dickinson ve