Farklı dillerin “chicken translate”leri

chicken translate

Çeşit çeşit konuda uzmanların konuşmalarıyla kimi zaman ufkumuzu açan, kimi zaman sadece zaman öldürmemizi sağlan TED, altyazılar için çok geniş bir çevirmen kadrosuna sahip. TED’in gerçekten güzel bir çeviri sistemi var: Kısa bir başvuru formu doldurarak TED’e kaydoluyor, sonra henüz çevireceğiniz dile çevrilmemiş videolardan birine talip oluyorsunuz. Talip olduğunuz videonun altyazısını belli bir müddet içinde çevirmek zorundasınız. Yine sizin gibi gönüllü bir çevirmen çevirinizin üstünden geçtikten sonra altyazı yayınlanıyor. Bu şekilde birçok farklı dilde altyazı mevcut olduğundan konuşmalara dünyanın her yerinden insan ulaşabiliyor.

TED çevirmenlerine, kendi dillerinden motamot çevrilemeyecek deyimler sıralamalarını istemiş. Ortaya çıkan sonuç, bir nevi “chicken translate”. Tabii dille ilgili her konuda olduğu gibi, farklı kültürlere de ışık tutuyor. Japonların kafayı kedilerle bozduğunu, Tamillerin suya olumsuz anlamlar yüklediklerini görüyoruz. Her dilde hayvanlı deyimler kullanıldığını görüyoruz. Ya da farklı dillerde benzer anlamlara gelen farklı deyimler bulunduğunu görüyoruz. Örneğin bizim “Çıkmaz ayın son çarşambası” dediğimiz şey, Taylarda, “Bir sonraki reenkarnasyonda bir öğleden sonra”, İngilizlerdeyse “Domuzlar uçunca.” Acaba “asla olmayacak” sözünü vurgulamak her kültür için önemli mi? Bazı düşünceleri illa deyimlerle ifade etme ihtiyacı mı duyuyoruz?

Belki de en önemli soru: “Bilal’e anlatır gibi anlatmak”, Bilal’in kim olduğunu unutulduktan yüzyıllar sonra da bir deyim olarak kullanılacak mı? (TED Blog aracılığıyla.)

Almanca çevirmen Johanna Pichler‘den:

Deyim: Tomaten auf den Augen haben.
Motamot çeviri: “Gözlerinde domatesler var.”
Anlamı: “Diğer herkesin görebildiği şeyi görmüyorsun. Ama gerçek nesnelerle alakalı bir söz bu — soyut anlamlarla değil.”

Deyim: Ich verstehe nur Bahnhof.
Motamot çeviri: “Sadece tren istasyonunu anlıyorum.”
Anlamı: “O insanın dediği hiçbir şeyi anlamıyorum.”

Deyim: Die Katze im Sack kaufen.
Motamot çeviri: “Çuvalda kedi satın almak.”
Anlamı: “Alıcının bir şeyi incelemeden satın alması.”

İsveççe çevirmen Matti Jääro‘dan:

Deyim: Det är ingen ko på isen.
Motamot çeviri: “Buzun üstünde inek yok.”
Anlamı: “Endişelenmeye gerek yok.”

Deyim: Att glida in på en räkmacka.
Motamot çeviri: “Karidesli sandviçe kaymak.”
Anlamı: “Bulundukları noktaya gelmek için çalışmak zorunda kalmayan insanlar.”

Deyim: Det föll mellan stolarna.
Motamot çeviri: “Sandalyelerin arasına düştü.”
Anlamı: “Bu, iki kişinin yapması gereken ama kimsenin yapmadığı bir iş için kullanılan bahane.”

Tayca çevirmen Kelwalin Dhanasarnsombut‘tan:

Deyim: เอาหูไปนา เอาตาไปไร่
Motamot çeviri: “Kulakları tarlaya götür, gözleri çiftliğe götür.”
Anlamı: “’Görmezden, duymazdan gel’ anlamına geliyor. Neredeyse ‘gözlerinle kulaklarını birlikte getirme’ gibi.”

Deyim: ไก่เห็นตีนงู งูเห็นนมไก่
Motamot çeviri: “Horoz yılanın ayağını görüyor, yılan horozun göğsünü görüyor.”
Anlamı: “İki kişi birbirlerinin sırlarını biliyor.”

Deyim: ชาติหน้าตอนบ่าย ๆ
Motamot çeviri: “Bir sonraki reenkarnasyonda bir öğleden sonra.”
Anlamı: “Asla olmayacak.”
Diğer dillerde: İngilizcede yakın anlamlı bir deyim: “Domuzlar uçtuğunda.” Fransızcada, “Horozların dişi çıktığında” (quand les poules auront des dents) kullanılıyor. Rusçada, “Istakoz dağın tepesinde ıslık çaldığında” (Когда рак на горе свистнет). Hollandacada “İnekler buzun üstünde dans ettiğinde” (Als de koeien op het ijs dansen). Türkçede ise “Çıkmaz ayın son çarşambası.”

Letonca çevirmenler Ilze Garda ve Kristaps Kadiķis‘ten:

Deyim: Pūst pīlītes.
Motamot çeviri: “Küçük ördekler üflemek.”
Anlamı: “Saçmalamak ya da yalan söylemek.”

Deyim: Ej bekot.
Motamot çeviri: “Git mantar topla!’”
Anlamı: “Defol git ve/veya beni yalnız bırak.”

Fransızca çevirmen Patrick Brault‘dan: 

Deyim: Avaler des couleuvres.
Motamot çeviri: “Yarı sucul yılanlar yutmak.”
Anlamı: “Hakarete uğradığın için yanıt veremeyecek hale gelmek.” 

Deyim: Sauter du coq à l’âne.
Motamot çeviri
: “Horozdan eşeğe atlamak.”
Anlamı: “Sohbet esnasında mantıksızca konudan konuya atlamak.” 

Deyim: Se regarder en chiens de faïence.
Motamot çeviri: “Birbirine çömlekten köpekler gibi bakmak.”
Anlamı: “Birbirine soğukça, güvensizce bakmak.” 

Deyim: Les carottes sont cuites!
Motamot çeviri
: “Havuçlar pişti!”
Anlamı: “Durum değiştirelemez.”

Rusça çevirmen Aliaksandr Autayeu‘dan:

Deyim: Галопом по Европам
Motamot çeviri
: “Avrupa’da dörtnala koşturmak.”
Anlamı: “Bir işi aceleyle, üstünkörü yapmak.”

Deyim: На воре и шапка горит
Motamot çeviri
: “Hırsızın şapkası yanar.”
Anlamı: “Hırsızın vicdanı sızlar, kendisine ihanet eder.”

Deyim: Хоть кол на голове теши
Motamot çeviri
: “Başındaki çekiçle sivrilebilirsin.”
Anlamı: “Çok inatçı bir insandır..”

Deyim: брать/взять себя в руки
Motamot çeviri
: “Kendini kendi ellerine almak.”
Anlamı: “Kendine gelmek.”

Portekizce çevirmenler Gustavo Rocha ve Leonardo Silva‘dan: 

Deyim: Quem não se comunica se trumbica
Motamot çeviri
: “İletişim kurmayanın parmağı yanar.”
Anlamı: “İletişim kurmayanın başı belaya girer.”

Deyim: Quem não tem cão caça com gato
Motamot çeviri
: “Köpeği olmayan ava kedisiyle çıkar.”
Anlamı: “Elindekiyle idare etmek.” 

Deyim: Empurrar com a barriga
Motamot çeviri: 
“Bir şeyi göbeğinle itmek.”
Anlamı: “Önemli bir işi erteleyip durmak.”

Deyim: Pagar o pato
Motamot çeviri: 
“Ördeğe ödeme yapmak.”
Anlamı: “Yapmadığın bir şeyin suçunu üstlenmek.”

Leh çevirmen Kinga Skorupska‘dan:

Deyim: Słoń nastąpił ci na ucho?
Motamot çeviri
: “Kulağını fil mi ezdi?”
Anlamı: “Müzik kulağın yok.”

Deyim: Bułka z masłem.
Motamot çeviri
: “Tereyağlı ekmek.”
Anlamı: “Çok kolay.”

Deyim: Z choinki się urwałaś?
Motamot çeviri
: “Noel ağacından mı düştün?”
Anlamı: “Fazla bilgili olmadığın çok belli.”

Japonca çevirmenler Yasushi Aoki ve Emi Kamiya‘dan:

Deyim: 猫をかぶる
Motamot çeviri: 
“Kafana kedi takmak.”
Anlamı: “Pençelerini gizliyor ve tatlı, zararsız biri gibi davranıyorsun.”

Deyim: 猫の手も借りたい
Motamot çeviri: 
“Kedinin patilerini ödünç almaya istekli.”
Anlamı: “Öyle meşgulsün ki herkesten yardım almaya hazırsın.” 

Deyim: 猫の額
Motamot çeviri: 
“Kedi alnı.”
Anlamı: “Dar alan. Çoğunlukla sahip olduğunuz toprakla ilgili mütevazi bir şekilde konuşmak istediğinizde kullanılır.”

Deyim: 猫舌
Motamot çeviri:
 “Kedi dili.”
Anlamı: “Yemek için sıcak yemeğin soğumasını bekleme zorunluluğu.”

Kazakça çevirmen Askhat Yerkimbay‘dan:

Deyim: Сенің арқаңда күн көріп жүрмін
Motamot çeviri: “Sırtındaki güneşi görüyorum.”
Anlamı: “Sen olduğun için teşekkür ederim. Sayende hayattayım.”

Hırvatça çevirmen Ivan Stamenkovic‘ten:

Deyim: Doće maca na vratanca
Motamot çeviri
: “Yavru kedi küçük kapıya gelecek.”
Anlamı: “Eden bulur”

Deyim: Da vidimo čija majka crnu vunu prede
Motamot çeviri
: “Kimin annesi siyah yün eğiriyor, göreceğiz.”
Anlamı: “Ailedenin yüz karası olmak.” 

Deyim: Muda Labudova
Motamot çeviri
: “Kuğunun hayaları.”
Anlamı: “Bir şeyin imkânsız olması.”

Deyim: Mi o vuku
Motamot çeviri
: “Kurttan konuşmak.”
Anlamı: “İti an çomağı hazırla.”

Tamilce çevirmen Tharique Azeez‘den:

Deyim: தலை முழுகுதல் (Thalai Muzhuguthal)
Motamot çeviri: “Suya dalmak ya da birinin başından aşağı su dökmek.”
Anlamı: “Bir ilişkiyi kesmek.” 

Deyim: தண்ணீர் காட்டுதல் (Thanneer Kaattuthal)
Motamot çeviri: “Birine su göstermek.”
Anlamı: “Birinin düşmanı olmak.”

Hollandaca çevirmen Valerie Boor‘dan:

Deyim: Iets met de Franse slag doen
Motamot çeviri
: “Bir şeyi Fransız kırbacıyla yapmak.”
Anlamı: “Binicilik deyimlerinden geliyor. Bir şeyi aceleyle yapmak anlamında.” 

Deyim: Iets voor een appel en een ei kopen
Motamot çeviri
: “Bir şeyi bir elma ve yumurtaya almak.”
Anlamı: “Bir şeyi çok ucuza almak.”

Korece çevirmen Jeong Kinser‘den:

Deyim: 똥 묻은 개가 겨 묻은 개 나무란다
Motamot çeviri: “Boklu köpek tahıllı köpeği azarlıyor.”
Anlamı: “Sırça köşkte oturan komşusuna taş atmaz.”

Deyim: 오십보 백보
Motamot çeviri: “Ha 50 adım ha 00 adım.”
Anlamı: “Ha bir hafta ha yedi gün demek gibi.”

* Görsel TED Blog’dan.

Reklamlar

5 Yorum

Filed under Edebiyat, Kitaplar

5 responses to “Farklı dillerin “chicken translate”leri

  1. Tam benim bayilirimboyleseylere.com postu olmuş, çok güldüm bayıldım elinize sağlık:))

    Beğen

  2. Geri bildirim: Farklı dillerin “chicken translate”leri | Budamedya

  3. Mehmet Kavaklıoğlu

    “Gelmez ayın Çarşambası”nın İngilizce başka bir karşılığı ‘When hell freezes over”dır ki (Cehennem donduğunda) daha sert ve katı bir anlam taşır.

    Beğen

  4. tekrar tekrar okuyup gülmek 🙂

    uzun zamandır yeni yazı bekliyoruz bu sessizlik nereye kadar?

    Beğen

Yanıt Verin

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s