Joyce’un telif tartışmaları uzadıkça uzuyor

Doğum günü unutulsa da, James Joyce telif hakları tartışmalarıyla gündeme gelmeye devam ediyor. Sabit Fikir‘deki habere göre, Joyce’un yeni keşfedilen çocuk hikâyesi The Cats of Copenhagen (Kopenhag Kediler) Dublinli Ithys Press tarafından özel bir baskıyla satışa sunulmuş. Yayınevinin sitesindeki açıklamaya göre de, kitap 5 Eylül 1936 tarihli mektupta yazılan özgün hikâyeden hazırlanmış. Toplamda 200 baskı yapılmış ve bunların 26’sı mektubun tıpkıbasımı 170’i numaralı baskı, geri kalan 4’ü ise satışa sunulmuyor. Tıpkıbasımların fiyatı 1200 avro, geri kalanıysa 300. (Yapı Kredi’nin tıpkıbasımlarının pahalılığından şikâyet ettiğimiz için suçlu hissettik kendimizi bir an — ama yalnızca bir an.)Devamı »

Farsçada Komik’in çevirmeninin şaka gibi tutuklanışı

Funny in Farsi‘nin (Farsçada Komik) yazarı Firoozeh Dumas‘ın Los Angeles Times‘taki makalesine göre, kitabın Farsça çevirmeni Mohammad Soleimani Nia dört hafta önce tutuklanmış. Nia kitabı 2003’te çevirdikten sonra İran asıllı Dumas’ın anıları büyük ilgi görmüş. Evinden aniden götürülen Nia’nın neyle suçlandığı ya da nerede tutulduğu bilinmiyor. Dumas’ın makalesinden bazı parçalar şöyle:

Çevirmen bir simyacıdır, ahengi, sesi, anlamı ve sembolü sizin anadilinizden benimkine, sizin kültürünüzden benimkine çevirir. Düşünceleri farklı topluluklara yayar, dünyaları birleştirir, sınırları ortadan kaldırır. Bu, İran gibi bir yerde tehlikeli bir iştir…Devamı »

Lemony Snicket’ın yanlışlarla dolu dönüşü

Daniel Handler‘in müstearı olan Lemony Snicket, dört kitaplık yeni bir diziyle geri dönüyor. Little, Brown Yayınevi’nin Little, Brown Books for Young Readers (Genç Okurlar için Little, Brown Kitapları) markası kapsamında yayımlanacak ve Snicket’ın çocukluğunun “otobiyografik bir anlatımı”nı içerecek olan dizinin adı All the Wrong Questions (Hep Yanlış Sorular). İllüstrasyonlardaysa grafik roman yazarı Seth’in imzası olacak.

Dizinin ilk kitabı Who Could That Be at This Hour? (Bu Saate Kim Olabilir ki?); 2012’nin Ekim ayında 1 milyonluk bir baskıyla yayımlanıyor. Talihsiz Serüvenler Dizisi‘nin 60 milyondan fazla sattığı göz önünde bulundurulursa durum biraz daha normal karşılanılabilir. Kitabın tanıtımından:Devamı »

Nâzım’dan mektuplar

Sabit Fikir‘in haberine göre, Yapı Kredi Yayınları, Nâzım Hikmet‘in eşi Piraye’ye yazdığı tüm mektupları bir araya getiren Piraye’ye Mektuplar adlı bir kitabı Şubat 2012 ortasında piyasaya sürüyor. Kitabı derleyen, aynı zamanda Nâzım Hikmet’in üvey oğlu olan eleştirmen, yazar Mehmet Fuat. Kitap aslında toplam 581 mektubu içeriyor, fakat Yapı Kredi özel bir edisyon hazırlamış: 26 mektup ile zarfın tıpkıbasımının yer aldığı ve yalnızca 1000 adet basılan bir ek kitapçık da Piraye’ye Mektuplar‘la birlikte satışa sunuluyor. Kitabın içeriğiyle ilgili olarak Sabit Fikir şu bilgileri vermiş:Devamı »

Davalara rağmen son sürat Burroughs kitapları geliyor

Yayıncıların kitap listelerini önceden açıklamadıklarından şikâyet ettikten sonra öğrendiklerimize yenileri ekleniyor. WordPress blog‘larında yaptıkları açıklamaya göre, Altıkırkbeş Yayınları William S. Burroughs‘un The Yage Letters (Yage Mektupları) ve Junky (Eroinman) romanlarını yayına hazırlıyor. Henüz kesin bir yayın tarihi verilmiş olmasa da kitapların yakında basılacağını açıklayan yayınevi şu önemli notu da ekliyor:

Bu baskıları ise yapılmış baskılar arasında son ve müdahele [sic] edilmiş edisyonlar olması sebebiyleDevamı »

Steinbeck’le Hitchcock filikada

1943 yılında Alfred HitchcockJohn Steinbeck‘ten yeni filminin senaryosunu yazmasını istiyor. Teklifi kabul eden Steinback ona kısa sürede bir novella sunuyor. Hitchcock, Lifeboat (Filika) adını alacak filmi çekerken başka yazarlarından yardımıyla senaryoyu kendi ihtiyaçlarını karşılayacak biçimde şekillendiriyor. Ocak 1944’te, vizyona girmeden hemen önce Steinbeck bitmiş filmi izliyor…

… Ve dehşete kapılıyor. Özellikle de siyahi denizci Joe’nun ekrana nasıl yansıtıldığıyla ilgili olarak. Öyle ki, hemen yapım şirketi 20th Century Fox’a bir mektup göndererek, bir ay sonra da temsilcisine telgraf çekerek adının filmden çıkartılmasını talep ediyor. Maalesef Steinbeck’in bu isteği pek dikkate alınmıyor.Devamı »

Hemingway & Gellhorn

Sinema ve diziler üzerine incelemeler, haberler ve her türlü şahanelikler yayımlayan internet sitesi bakınız’dan aldığımız habere göre, Amerikan kanalı HBO mayıs ayında yazar Ernest Hemingway ile gazeteci-yazar Martha Gellhorn‘un ilişkisini konu alan bir televizyon filmi yayınlayacak. Hemingway’i Clive Owen canlandırırken, Gellhorn rolünde seyircilerin karşısına Nicole Kidman çıkacak. Yönetmen ise Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği‘nin Philip Kaufman‘ı. Filmin beş dakikalık uzun fragmanını buradan seyredebilirsiniz.

Gellhorn Hemingway’in üçüncü –aynı zamanda ondan boşanmak isteyen tek– eşi. Aynı zamanda Çanlar Kimin İçin Çalıyor‘un esin kaynağı. Hemingway’in birçok eserinin Türkçesine Bilgi Yayınevi’nden ulaşabilirsiniz. Savaşla ilgili yazılarının yanı sıra romanları da bulunan Martha Gellhorn’un kitaplarına Türkçeden henüz ulaşılamıyor maalesef.

Amsterdamlı bir “bantçı”

Yeri geldiğinde yüzümüzü güldüren, yeri geldiğinde sinirlenmemiz gerektiğini hatırlatan grafitici ve stencil‘ci sokak sanatçılarına, bir Berlin ya da Barselona kadar olmasa da, İstanbul’da da aşinayız. Fakat bu sırada Amsterdam’da yeni bir tür sokak sanatı baş göstermiş durumda: Bant sanatı! Max Zorn adlı vatandaş, araba tasarımcısı arkadaşlarının çalışmalarını izlerken, kullandıkları şeffaf bantlarla ne kadar kolay şekiller yaratabildikleri dikkatini çekiyor. Bunun üzerine kendisi de boyayı bir kenara bırakıp bantı geçiriyor eline.Devamı »

“Augmented reality” geldi hanım

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın korsanla mücadelede karekodu kullanmaya başlayacağıyla ilgili haberimizde, aynı zamanda augmented reality‘den (yoğunlaştırılmış gerçeklik) bahsetmiştik. Örnek olarak da Wallpaper dergisinin Ocak 2010 sayısını vermiştik: Dergi, hazırladığı özel sayıda sayfalara ufak kodlar koymuştu. Bunları derginin internet sayfasında bilgisayarınızın kamerasına okuttuğunuzda, derginin o sayfası ekranda canlanıyordu. (Örnek görsel için bkz.)

Bu, derginin augmented reality‘nin ne olduğunu okurlara tanıtabilmek için hazırladığı özel bir dosyaydı. Nitekim bu ufak kodlar son birkaç yılda farklı dergilerde ve başka yerlerde (çoğunlukla da Devamı »

İyi ki doğdun James Joyce

Koltukname’de henüz yazarların doğum günlerini kutlama gibi bir alışkanlık edinmedik (henüz’e dikkat), fakat yakın zamanda kitaplarının telif haklarının kalkmış olmasıyla ses getiren yazarın 130. doğum günüyle ilgili pek bir yazıya rastlamayınca bir istisna yapabileceğimizi düşündük. Evet, bugün, İrlandalı yazar James Joyce’un 130. doğum günü. İyi ki doğdun Joyce!

Yazarın, bildiğimiz kadarıyla hiç Türkçeleştirilmemiş Finnegans Wake‘ten bir bölüm okumasını buradan dinleyebilirsiniz. (Daha Devamı »

Kraliçenin önünde eğilmeyi reddeden sanatçılar

Geçtiğimiz hafta İngiltere’deki Bakanlar Kurulu Ofisi (Cabinet Office – başbakan ile bakanlar kuruluna destek olan bir bölüm), bir “haber alma özgürlüğü dilekçesi” kapsamında, 1951-99 yılları arasında kraliçe tarafından onurlandırılmayı reddeden (ölü) insanların listesini açıklamış. (Uzun sözün kısası, İngiltere’de 2000 yılında yürürlülüğe giren bir kanun sayesinde, kamuoyu kamu makamlarından bilgi talep edebiliyor. Daha ayrıntılı İngilizce bilgi için bkz.) Çeşit çeşit şövalyelik vb. unvanları reddeden isimlerin arasında bolca yazar ve sanatçı da bulunuyor. Guardian‘ın haberine göre, bugüne kadar bu bilgiye ancak onurlandırılmak isteyen şahıslar açıklama yaparsa ulaşılabiliniyordu Devamı »

Moskova sokaklarını grafitiye bürüyen adam

Moskova sokaklarını sanatına bürüyen grafiti sanatçısı P183, yeni bir Banksy olarak nitelendiriliyor. Çalışmalarına şöyle bir göz gezdirdiğimizde, bazıları stil olarak Banksy’ninkileri andırsa da, asıl benzerliğin çalışmaların siyasi içeriğinden kaynaklandığını düşünüyoruz. Nitekim P183, yalnızca duvarları boyamakla kalmıyor, çizdiği meşaleleri tutuşturuyor, polislere uçan tekme atıyor ve çalışmalarını YouTube’taki kanalında sergiliyor.

Aşağıda, çalışmalarından bir seçki bulabilirsiniz. (Flavorwire aracılığıyla)Devamı »

Yeni bir Welsh “kültlemesi” yollarda

Kült yazar Irvine Welsh‘in kült romanı Trainspotting, beyazperdeye uyarlandıktan kısa bir süre sonra kült bir filme dönüşmüştü… Bant Mag.’den aldığımız habere göre, şimdi yeni bir “kültleme” yollarda… Yazarın Filth (Pislik) adındaki romanı (şu kapağa bir bakar mısınız!), Yeşil Sokak Holiganları‘nın arkasındaki Jon S. Baird yönetmenliğinde uyarlanacak. Başrollerdeyse James McAvoy, Jamie Bell ve Alan Cumming gibi isimler yer alıyor…

Welsh’in, başta Trainspotting olmak üzere birkaç kitabı Türkçeye çevrilmişti. Fakat maalesef bazılarına ulaşılamıyor… Ulaşılabilenden ulaşılamayana, liste şöyle:

Sherlock hakkında her şey

Everest Yayınları, Türk yayıncıların geleceğe yönelik projelerini açıklamadıklarına dair şikâyetimizi duymuş gibi. Nitekim Sabah‘taki bir yazıya göre, yayınevinin bizi de çok heyecanlandıran haberleri var: Edebiyat tarihinin gelmiş geçmiş en meşhur dedektiflerinden Sherlock Holmes, dudak uçuklatacak bir baskıyla Türkçeleştiriliyor. Bu, Critical Editions (Açıklamalı Baskılar) ve dünya edebiyatı, İngiliz edebiyatı, Amerikan edebiyatı antolojileri gibi dizileriyle gönüllerimizi fethetmiş W.W. Norton Yayınevi‘nin yine muazzam bir dizisi kapsamında yayımlanan The New Annotated Sherlock Holmes baskısı. Üç ciltten oluşan baskı (bir önceki linkteki de üçüncü cilt), Sir Arthur Conan Doyle’ın Sherlock Holmes‘u içeren öykü ve romanDevamı »

Amazon’dan yazar temsilcilerine uzanan yolculuk

Amazon Publishing’in, eski Time Warner CEO’su Laurence Kirshbaum’u geniş kitlelere hitap edecek yeni markasını yönetmek için işe aldığından, koltukname’de yayımlanan ilk yazımızda bahsetmiştik. Kirshbaum’un Amazon’la çalışmaya başlaması, Büyük Altılı olarak tabir edilen Amerika’nın en büyük altı yayın grubunu (Hachette, Macmillian, Penguin, HarperCollins, Random House, Simon & Schuster) oldukça rahatsız eden bir gelişmeydi. GalleyCat’ten aldığımız haberlere göre, yazar temsilcileri, Amazon’un yayın dünyasına Kirshbaum’la adım atmasından memnun olan ufak (belki de tek) bir grubu temsil ediyorlar:Devamı »

Christopher Nolan’a Gündoğdu

Bahçeşehir Üniversitesi İletişim Tasarımı mezunu Doğan Can Gündoğdu, Christopher Nolan’ın sabırsızlıkla beklenen yeni filmi The Dark Knight Rises için oldukça etkileyici bir açılış jeneriği hazırlamış. Gündoğdu sitesinde bu işe neden giriştiğini yazmıyor, fakat portfolyosunu renklerdirmek için olduğunu tahmin ediyoruz. Her halükârda, oldukça kaliteli yapımıyla dikkat çeken, Nolan hayranları arasında kısa sürede kült statüsüne erişebilecek potansiyele sahip bir girişim olmuş. Flavorwire sitesi de CSI-vari bir Batman dizisi için harika olabileceği kanaatinde. Jeneriği aşağıda izleyebilirsiniz.Devamı »