Flann O’Brien’ın not düşmanlığı

David Levine'in Flann O'Brien karikatürü

Dün 1 Nisan’ı es geçmemek adına George Clooney’nin eşek şakalarından bir seçkiye yer vermiştik. Şimdi ise Amerika’dan İrlanda’ya uzanıyor ve ironi ile hicivin ustası sayıldığı için 1 Nisan’da gerçekleşen ölümü gerçekten çok manidar olan Flann O’Brien‘a değinmek istiyoruz.

O’Brien, İrlanda edebiyatının en önemli isimlerinden biri olmasına rağmen hayatı boyunca James Joyce’un gölgesinde kalmanın acısını çekmiştir. Nitekim yazarı seven okurlar olarak biz bile kendisinden ilk olarak Joyce’un doğum günü vesilesiyle bahsetmiştik. Başyapıtı sayılan At-Swim-Two-Birds (Türkçeye nasıl çevrilir, hiç bilemiyoruz), Ulysses‘e bir yanıt niteliğindedir. En çok tanınan diğer romanı Üçüncü Polis, Lost‘un yapımcıları tarafından diziye esin kaynağı olduğu açıklandıktan sonra daha fazla ilgi görmeye başlamıştır. Devamı »

Vakko’dan kütüphane

Türkiye’nin önde gelen giyim markalarından Vakko, Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi’nin kapılarını (randevuyla) açıyor. Kreatif endüstriler alanında Türkiye’de bir ilk olduğu iddia edilen kütüphanede, “moda, mimari, resim, tasarım, fotoğraf, müzik ve sinema” alanlarında,

dünyanın en seçkin yayın evleri [sic] tarafından basılmış kitaplarla oluşturulan özel koleksiyonunu, sanatçılar, araştırmacılar, akademisyenler ve üniversite öğrencileriyle birlikte, tüm sanat meraklılarının kullanımına açıyor.Devamı »

Cemal Kafadar: Nedir bu dünyanın hali?

Toplumsal Tarih dergisi, son sayısında Cemal Kafadar’la güzel bir söyleşiye yer vermiş. Biz de bu vesileyle son yılların en öne çıkan Osmanlı tarihçilerinden biri olan Kafadar’a yer vermek istedik.

Cemal Kafadar’ın Türkçede son olarak Kim Var imiş Biz Burada Yoğ iken adlı kitabı yayımlanmıştı. Dört Osmanlıyı; bir Yeniçeri, bir tüccar, bir derviş ve bir hatunu anlatan kitap Karacaoğlan’la başlıyor:

Karac’oğlan der ki bakın olana
Ömrümün yarısı gitti talana
Sual eylen bizden evvel gelene
Kim var imiş biz burada yoğ iken

Bizce bu kitabın giriş bölümü tarih derslerine giriş mahiyetinde okutulmalı liselerde, üniversitelerde. Bir tarihçinin dertleri ne olabilir sorusuna hem geniş hem detaylı hem de “buralı” cevaplar veriyor Kafadar. Devamı »

Yüz yıldır kayıp olan beş yüz yıllık kitap bulundu

Dublin’deki Archbishop Marsh’s Library’den (Başpiskopos Marsh’ın Kütüphanesi) yüz yıldan uzun bir süre önce kaybolmuş olan beş yüz yıllık bir kitap, nihayet iade edildi. Yunan filozof ve doktor Galen‘in beş ciltlik eserinin bir parçası olan kitap, aslında 1701’den beri kütüphaneye aitti ve özgün koleksiyonunun bir parçasını oluşturuyordu. Kitabın neden ya da nasıl kaybolduğu bilinmiyor, fakat kütüphane yetkilisi Dr. McElligott’ın açıklamasına göre, bu kadar önemli bir tıbbi metin yüz yıl önce bile ciddi bir şekilde korunuyor olmalıydı.Devamı »

Edebi müzik listeleri – 2

15 Ocak tarihli “Edebi müzik listeleri” haberimizde, Flavorwire sitesinin “Literary Mixtape” (Edebi Karışık Kaset) köşesinden bahsetmiştik. En sevilen edebi karakterlerin hayali müzik listelerini hazırlayan site, bu bölümlerinde “edebiyat tarihinin en ilginç karakterlerinden bazılarının hayali iPod’larını” inceleyeceklerini açıklıyordu. Site, 1001 Gece Masalları‘ndan Şehrazad’ın, Tiffany’de Kahvaltı‘ndan Holly Golightly’nin ve Dorian Gray’in Portresi‘nden Dorian Gray’in listelerine son iki ay içinde Middlesex‘ten Stephanides, Jane Eyre‘den Jane Eyre ve Türkçede kitapları henüz yayımlanmamış çocuk kahramanı Madaline‘inkileri eklemiş.

Yakın zamanda öğrendik ki, benzer bir çalışma Türkçe bir blog‘da da süregidiyor: WordPress’li Burcu Ayaz, nam-ı diğer Beyazkadınçataldilli, geçtiğimiz yıldan bu yana, yazarların kitaplarını Devamı »

Elveda Britannica

Yayıncılık tarihinin en esaslı çalışmalarından biri olan Encyclopædia Brittanica, 244 yıllık yayın hayatına son vereceğini açıkladı. Bir zamanlar gazetelerde kuponlar biriktirerek topladığımız, İngilizcenin en eski ve en kapsamlı ansiklopedisi varlığını artık internette sürdürecek.

Bu kararın sebebi, dijital çağa uyum sağlama ve Wikipedia’yla başa çıkabilme ihtiyacı. Encyclopædia Brittanica‘nın son olarak 2010’da yaptığı 32 ciltlik baskı 58,5 kilo çekiyordu ve içinde küresel ısınma ile İnsan Genom Projesi gibi yeni maddeler bulunuyordu. Brittanica bundan sonra Devamı »

Jonathan Franzen hiçbir şeyi sevmemeye devam ediyor

Resim: Tom Jellet.

Jonathan Franzen, yeni bir Ernest Hemingway, bir J. D. Salinger, yani Amerika’yı temsil eden ve geleceğe kalacak önemli bir yazar sayılıyor (yahut kendisini öyle sayıyor, henüz tam anlayamadık). 2001 yılında yayımlanan The Corrections‘la (kelime anlamıyla Düzeltiler; Türkçeye Aile Sırları olarak çevrilmişti) büyük bir başarı yakalayan yazar, tam 10 yıl sonra  Freedom‘la (Özgürlük) tekrar okurlarla buluşmuştu. Hem de ne buluşma. The Corrections vakti zamanında Oprah Winfrey’nin meşhur kitap kulübüne seçildikten sonra, Devamı »

Dış müdahale ve İran / Ajax Operasyonu ve e-çizgi roman

Gündemde İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik artan tehditkâr tutumları, Suriye’ye türlü dış müdahaleler ve genel olarak Ortadoğu’nun gündeminin bir kez daha yabancı temsilcilerle iç içe belirlendiği günler var. Bunlar Ortadoğu tarihine yabancı gündemler değil, hatta Ortadoğu tarihini okuyanlara bir déjà vu hissi veriyor zaman zaman.

Middle East Institute‘un (Ortadoğu Enstitüsü) blog‘unda yazan Michael Collins Dunn aracılığıyla öğrendik ki, Ortadoğu tarihinin bugünü en çok çağrıştıran olaylarından biri, iTunes dükkânında satılan iPad uygulaması olan bir çizgi romana dönüştürülmüş. Ajax Operasyonu olarak da bilinenDevamı »

Artık bizim de bir FABİSAD’ımız var

Ekim 2011’de fantastik ve bilimkurgu türlerinde Türkçe yeterince eser üretilmediğini, Türkçede yeterince ilgi görmediğini iddia edenleri yalanlayacak bir kuruluş hayat bulmuş: Fantazya ve Bilim Kurgu Sanatları Derneği. Dernek, yayına yeni giren internet sayfalarında kendilerini şöyle tanımlıyorlar:

FABİSAD, ülkemizde uzun süredir varlığını sürdüren hayal gücüne dayalı fantastik, bilimkurgu, korku türlerinin yurtdışındaki örneklerinden de ilham alınarak türün bir araya gelen sanatçıları tarafından 2006 yılında düşlendi. Ancak dernek kurma fikrinin hayalden öteye geçmesi ancak 2011’i buldu. 6 Ayı bulan bir altyapı çalışmasının ardından, Ekim 2011’de fantastik, bilimkurgu ve korku alanlarında ürün veren sanatçılar ve bu sanatlarınDevamı »

8 Mart Dünya Kadınlar Günü

Son zamanlarda Osmanlı kadınlığı can sahibi olduğunu, var olduğunu gösterdi. Onun her an iniltiler içinde kopup gelen sadasını işitiyoruz. “Biz varız, uyanıyoruz, kalkacağız, kalkınız, yol gösteriniz” diyor. Bu hareketi kadınlığın bütün tabakalarına müşahade ediyoruz. Düşünenler eski hayattan bıktı, düşünmeyenler de bıktı. Artık başka bir hayata girmek ihtiyacı, hemen kadınlığın her tarafında his olundu… Artık şimdi yaşayışımızın yanlışlıklarını bulup ortaya koyuyoruz. Muharrire ve hemşirelerimiz her birisi bir derdimizi açmış onun devasına çalışıyor, kimisi tahsilden, kimisi terbiye-i ictimaiyeden velhasıl bütün ihtiyaçlarımızdan bahsediliyor. Artık iman ettik ki hayatımız iyi bir hayat değildir… Artık kadınlık böyle yaşamayacaktır ve yaşayamaz. Buna katiyen emin olunuz.

Kadınlar Dünyası, 30 Mart 1918

Serpil Çakır’ın Osmanlı Kadın Hareketi adlı eserine Metis Yayınları’ndan ulaşabilirsiniz. Dünya Kadınlar Günü’nüz kutlu olsun.

Ömer Seyfettin Öykü Ödülü bu yıl Aykut Ertuğrul’un

Doğum günü kutlama alışkanlığımız olmadığı gibi, farklı mecmualarda sık sık yer aldıkları için genellikle ödül haberlerine de yer vermiyoruz. Fakat hem öyküleriyle bizi heyecanlandırdığı hem de henüz haberiyle fazla karşılaşmadığımız için, Balıkesir Gönen Belediyesi tarafından düzenlenen Ömer Seyfettin Öykü Ödülü’nü bu yıl Keyfekeder Kahvesi‘yle Aykut Ertuğrul‘un aldığını bildirmek istedik. Ertuğrul’un da yazarlarından biri olduğu Farzımuhal’ın haberi şöyle:

Aykut Ertuğrul’un muhtelif dergilerde yayımlanan öykülerinden oluşan ilk öykü kitabı Keyfekader Kahvesi, 2011 yılında Okur Kitaplığı tarafından yayımlanmıştı. 3 Mart 2012 günü TYB İstanbul Şubesi’nde yapılan açıklamayla çeşitli değerlendirme ve eleştiri yazılarında övgüyle söz edilen Keyfekader Kahvesi’nin Balıkesir Gönen Devamı »

Muhteşem Gatsby: roman, film, tiyatro oyunu, bilgisayar oyunu

Amerikanın “kayıp” neslinin öncülerinden F. Scott Fitzgerald‘ın başyapıtı sayılan Muhteşem Gatsby, esasen 1925 tarihli bir roman. Türkiye’de de ilk olarak 1974’te Can Yücel Türkçesiyle yayımlanıyor. Geçtiğimiz yıl da Püren Özgören tarafından bir kez daha çevrildi. İlk yayımlandığında olmasa da, 40’larda ve 50’lerde yeniden basıldıktan sonra önce Amerika’da, sonra da dünyada büyük ses getiren romanın beyazperdeye aktarılması elbette kaçınılmazdı. Sabit Fikir‘deki kronolojiye göre, ilk iki filmler şunlardı:

1926: Kitabın ilk uyarlaması, yayımlandıktan bir yıl sonra geldi. George Cukor tarafından yönetilen ve yılın ilk aylarında Broadway’de gösterime giren sessiz film, şu anda kayıp.Devamı »

Edebi robot resimler

Edebi karakterler, iPod’larındaki şarkılardan sonra şimdi de robot resimleriyle karşımızdalar: James Franco kadar olmasa da belli ki çok yönlü bir sanatçı olan Brian Joseph Davis, The Composites* adlı bir çalışma kapsamında, polislerin kullandığı eskiz programıyla edebi karakterlerin robot resimlerini çizmeye başlamış. Müzik ve sanat alanında çalışmaları bulunan Davis’in birkaç tane de roman ve öykü kitabı bulunuyor. Davis Word Press sitesinde, uzun zamandır Tumblr’a uygun bir çalışmaya başlamak istediğini, The Composites’in de bu soruya yanıt ararken ortaya çıktığını söylüyor. Projenin buradan ulaşabileceğiniz sayfasında, resimlerin altında, bilgisayar  programına girilen karakter betimlemeleri yer alıyor. Davis ilginç tüm önerileri değerlendirdiğini söylüyor. İşte bizim ilgimizi çeken robot resimlerden bazıları:

Daisy Buchanan, Muhteşem Gatsby, F. Scott Fitzgerald.

(Mia Farrow‘la karşılaştırınız.)Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Hemingway’in kedileri

Ernest Hemingway’in hayvan sevgisi aileden geliyor. Hemingway’s Cats (Hemingway’in Kedileri) adlı eğlenceli kitapta anlatıldığı üzere, dedesi Ernest Hall hayvan sevgisiyle tanınırmış; babası Clarence Edmonds Hemingway ise doktorluğa karar vermeden önce uzun bir süre veteriner olmak istemiş. Fakat “Papa” Hemingway’in asıl aşkının kediler olduğunu biliyoruz. Akıntı Adaları‘ndaki, kahramanın kedisine “ilaç” kelimesini öğrettiği, birlikte uzun yürüyüşlere çıktıkları o sahneleri kim unutabilir? Heminway’in kedileriyle çektirdiği fotoğraflar yazının devamında.Devamı »

Aşk: acele etme yeter

Daha önce Steinbeck ve Hitchcock‘tan bahsetmiştik. Yönetmenin kendi senaryosunu tanınmayacak hale getirmesine direnmişti ünlü yazar. Ayrıca Fitzgerald’ın kızına yaptığı hayatta kafaya takılacak ve takılmayacak şeyler listesini de vermiştik.

John Steinbeck ise en büyük oğlu Thom’a 1958’de yazdığı bir mektupta aşkla ilgili ufak bir liste yapıyor gibi. Özetlemek gerekirse, “Aşk aceleye gelmez ama başına geldiği zaman kimsenin bunu küçümsemesine izin verme,” diyor Steinbeck. “Kızlar senin ne hissetiğini bilmek gibi özelliğe sahiplerdir ama gene de duymak isterler,” diye devam ediyor.

Önemli bir ayrıntı: Yazarın tüm mektupları kitaplaştırılmış ama dilimize çevrilmemiş; gene de okuyalım derseniz buraya bir bakın. Neden çevrilmiyor böyle güzel eserler? Belki de bu tür mektup/anı kitap listeleri yapıp yayınevlerine göndermeliyiz! 101cookbooks‘tan Heidi aracılığıyla öğrendiğimiz mektubun Türkçesini aşağıda, İngilizcesini ise burada bulabilirsiniz.Devamı »

Aşk: “Acele etme yeter”

Daha önce Steinbeck ve Hitchcock‘tan bahsetmiştik. Yönetmenin kendi senaryosunu tanınmayacak hale getirmesine direnmişti ünlü yazar. Ayrıca Fitzgerald’ın kızına yaptığı hayatta kafaya takılacak ve takılmayacak şeyler listesini de vermiştik.

John Steinbeck ise en büyük oğlu Thom’a 1958’de yazdığı bir mektupta aşkla ilgili ufak bir liste yapıyor gibi. Özetlemek gerekirse, “Aşk aceleye gelmez ama başına geldiği zaman kimsenin bunu küçümsemesine izin verme,” diyor Steinbeck. “Kızlar senin ne hissetiğini bilmek gibi özelliğe sahiplerdir ama gene de duymak isterler,” diye devam ediyor.

Önemli bir ayrıntı: Yazarın tüm mektupları kitaplaştırılmış ama dilimize çevrilmemiş; gene de okuyalım derseniz buraya bir bakın. Neden çevrilmiyor böyle güzel eserler? Belki de bu tür mektup/anı kitap listeleri yapıp yayınevlerine göndermeliyiz! 101cookbooks‘tan Heidi aracılığıyla öğrendiğimiz mektubun Türkçesini aşağıda, İngilizcesini ise burada bulabilirsiniz.Devamı »

Joyce’un telif tartışmaları uzadıkça uzuyor

Doğum günü unutulsa da, James Joyce telif hakları tartışmalarıyla gündeme gelmeye devam ediyor. Sabit Fikir‘deki habere göre, Joyce’un yeni keşfedilen çocuk hikâyesi The Cats of Copenhagen (Kopenhag Kediler) Dublinli Ithys Press tarafından özel bir baskıyla satışa sunulmuş. Yayınevinin sitesindeki açıklamaya göre de, kitap 5 Eylül 1936 tarihli mektupta yazılan özgün hikâyeden hazırlanmış. Toplamda 200 baskı yapılmış ve bunların 26’sı mektubun tıpkıbasımı 170’i numaralı baskı, geri kalan 4’ü ise satışa sunulmuyor. Tıpkıbasımların fiyatı 1200 avro, geri kalanıysa 300. (Yapı Kredi’nin tıpkıbasımlarının pahalılığından şikâyet ettiğimiz için suçlu hissettik kendimizi bir an — ama yalnızca bir an.)Devamı »