Haftanın Eğlencesi: Kalemi bırakıp kadehi kaldıran yazarlar

Ernest Hemingway Paris'te
Ernest Hemingway Paris’te.

Edebiyat camiası kedileri, sigaraları ve çeşitli alkol dolu kadehleriyle tanınır, diyebiliriz. Nitekim çoğu yazar fotoğraflarında bir elde sigara, bir elde kadeh, sağda solda muhtemelen birden fazla kedi görmüşlüğümüz vardır. Flavorwire’ın derlediği bu fotoğraf albümüyse ünlü yazarları tabiri caizse “dağıtırken” gösteriyor. Kimileri diğerlerinden daha sulu, kimileri daha ciddi, ama hepsi birbirinden eğlenceli!Devamı »

Steinbeck’in tartışmalı Nobel’i

Nobel Ödülleri’nin arşivi, ancak ödül tarihinden 50 yıl sonra açılıyor. Nobel Edebiyat Ödülü yaklaştıkça kimin kazanacağına dair iddiaların artmasının en büyük sebebi de bu belki: Adayların kim olduğunu bile bilmememiz.

50 yıl gerçekten de uzun bir süre. Adaylar, aday olduklarını hiçbir zaman öğrenemeyebiliyorlar. Nitekim geçtiğimiz yıl 1961 yılının edebiyat ödülleriyle ilgili arşiv açıklandığında, J. R. R. Tolkien, C. S. Lewis tarafından aday gösterildiği Nobel’i “ikincil derecedeki yazı kalitesi” nedeniyle alamadığını 120. doğum gününde öğrenmiş bulunmuştu.

Biz de Nobel Edebiyat Ödülleri’nin arşivlerini takip etmeyi sürdürüyoruz. 2 Ocak 2013 günü, 1962 yılının Nobel arşivleri açıldı. Ödül için adı geçen toplam 66 yazarlık listeden John Steinbeck, Robert Graves, Lawrence Durrell, Jean Anouilh ve Karen Blixen aday gösterildiği açıklandı. O yıl diğer yazarları sollayarak edebiyat ödülü kapan Steinbeck’in aslında favori aday olmadığı ortaya çıktı.Devamı »

Yetişkinler için Hansel ve Gretel keki

hansel-and-gretelYılın birkaç hafta öncesine kadar, Noel kutlanan ülkelerde yoğun bir zencefil ve diğer çeşitli yoğun aromalı baharatların kullanıldığı, bol içki ve tatlının tüketildiği bir dönemdeydik. Sıcak şarap, baharat ve alkolü bünyesinde birleştirmiş şahane bir icattır mesela. Zevkle takip ettiğimiz Yummybooks da mevsime de uyarak bol zencefilli, pekmezli, kakuleli, ama aynı zamanda biralı bir kek yapmış. Karanlık ve yapışkan bu keki isterseniz Grimm Masalları‘nı okurken, isterseniz masalları eleştirdiğiniz dost sohbetlerinde yiyebilirsiniz.

Tarife geçmeden önce, Grimm Kardeşlerin kimi –hatta çoğu– masallarında yer alan şiddet ve dehşet öğelerine değinmesek olmaz. Bu konuyu her açıdan tartışan derli toplu The New Yorker makalesinden özetlemek gerekirse, Grimm Kardeşler masallarındaki temelinde zalimlik aslında onları bu masalları derledikleri sözel olarak nesilden nesile aktarılan halk hikâyelerinden kaynaklanıyor. Grimm Kardeşler satışlarla tavırlarını değiştirmiş ve kitaplarının sonraki baskılarında birçok öğeyi değiştirmiş, kötü anneyi üvey anne yapmış, çocuklarını terk eden babalara pişmanlık duyguları atfetmişler.Devamı »

2012’den Kalanlar // Kitap

Kıyametin kopmadığı yılı geride bırakırken, Koltukname yazarları olarak –SevillaportakalıOptimusminimus ve Koltukname– siz sevgili okurlarımıza bu yıl haşır neşir olduğumuz albümler, filmler ve kitaplardan bir demet sunmak istedik. Naçizane listemize kitapla sonlandırıyoruz. İşte 2012′de bizi heyecanlandıran kitaplar.

Pedro Páramo
Pedro Páramo

Kendisi küçük, etkisi büyük kitap: Pedro Páramo / Juan Rulfo / Çev. Süleyman Doğru / Doğan Kitap

Süleyman Doğru, yalnızca iyi çevirileri değil, çevirdiği kitapların da yüksek kalitesiyle tanınan ve çalışmalarını severek takip ettiğimiz bir çevirmen. Yıllar önce Tomris Uyar’ın İngilizceden yaptığı çeviriden sonra, Pedro Páramo‘yu özgün dilinden Türkçeye ilk defa aktaran kişinin Doğru olması bizi çok sevindirdi. Juan Rulfo’nun bu kısa romanını sindirmesi açıkçası çok kolay değil. Ölüm döşeğindeki annesinin arzusu üzerine hayalet bir kasabaya babası Pedro Páramo’yu aramaya gelen Juan Preciado’nun hikâyesini anlatıyor kitap. Kısa bir sürede kasabanın ve Pedro Páramo’nun hayaletleriyle Juan Preciado’nun kendi geçmişinin hayaletleri birbirine karışıyor. İspanyolcanın Don Quijote‘den sonra en büyük başyapıtı sayılan bu kendisi küçük, etkisi büyük kitaba mutlaka göz atmanızı öneriyoruz.Devamı »

Ortadünya ve sakinleri — okuduklarımızı görselleştirmek

Ne kadar iyi çizilmiş olursa olsunlar, çizimlerin masallara pek bir faydası olmaz. Görsel bir temsil sunan  (drama da dahil olmak üzere) tüm sanatlar ile gerçek edebiyat arasındaki fark şudur: Edebiyat zihinden zihine işler ve bu yüzden kendini yeniden üretebilir. Aynı zamanda hem evrensel hem de neredeyse acıklı bir şekilde tekildir. — Tolkien

Şu sıralar Tolkien ve özellikle Hobbit filmiyle ilgili çok sayıda haber ve yazı dolaşmakta internette. J. R. R. Tolkien sevenler olarak rahatsız olduğumuz söylenemez. Fakat io9’un Tolkien ve Hobbit çizimleri dosyası, filmi seyrettiğimizden beri aklımızda olan bir konuyu irdelememize neden oldu: Ortadünya neye benzemeli? Başkasının hayalini seyretmekle başkasının hayalini okumak arasındaki fark yaman bir fark değil mi? Özellikle cüce prensin Disney prenslerini andırması, genel olarak çok da eleştirel olmadığımız bir filmde bir kılçık etkisi yaratmıştı.Devamı »

Yeni çıkan akademik kitaplar // Aralık 2012

Akademik alanda yeni yayımlanan kitaplar listemizle bir kez daha karşınızdayız. Listede, sadece akademisyenlere hitap etmeyen ama kurmaca ya da anı da olmayan tarih, sanat tarihi, felsefe, siyaset, sanat ve edebiyat üzerine çalışmalardan seçkiler yaptık. Son aylarda bu alanlarda listeye almak istediğimiz ve yeni kitaplar basan yayınevlerine yer verdik.

Hazırlık aşamasında kişisel yönelimlerimiz de rol oynadığı açık: Nitekim bu listeyle, tüm yeni çıkanları haber vermektense, bir seçme sunarak daha önce belki de aklımıza düşmemiş ya da düşüp de unuttuğumuz konularda okumalar yapmak için hem kendimizi hem de sizleri teşvik etmeyi umuyoruz. Kitap listelerinin en çok romanlardan, bazen de anılardan oluştuğu memleketimizde, başkalarının da daha fazla ve daha sürekli bir biçimde kurmaca olmayan eser listeleri hazırlayacağına dair de bir hayalimiz var.

Gözden kaçırdıklarımızı, bu aylarda şahane kitap basıp da fark etmediklerimizi lütfen yorumla ya da e-postayla bize hatırlatın. Liste tekrarladıkça ve hep beraber kullandıkça gelişecek.Devamı »

Nasıl zengin olunur ya da bir soğan hikâyesi

an everlasting mealYemek Kültürü bölümümüzden anlaşılacağı üzere, sadece yemek yapmayı ve yemeyi değil, aynı zamanda yemek üzerine okumayı da çok seviyoruz. Belki de bu yüzden içinden sadece bir iki tarifi denediğimiz yemek kitaplarımız raflarımızı bol bol işgal etmesine utanmadan izin veriyor, hatta alıp başucu kitabı yapıyoruz.

İşte bu yüzdendir ki, kitap tanıtımlarına yer vermememize rağmen, çok sevdiğimiz Chocolate & Zucchini‘de okuduğumuz yeni kitabın haberini paylaşmadan edemeyeceğiz. Tamar Adler‘in kaleme aldığı ve pek ünlü Alice Waters‘ın önsözüyle yayımlanan An Everlasting Meal: Cooking with Economy and Grace (Bitmeyen Yemek: Tasarruflu ve İncelikli Yemekler), “Nasıl başlanır” adlı bir bölümle açılan, “Bir yumurtaya uçmayı nasıl öğretirsiniz” gibi başlıklarla devam eden bir çalışma. Hem başlıklardan hem de kitapla ilgili yorumlardan anlıyoruz ki bu bir “tarif” kitabı değil, bir “mutfak” kitabı. Okuyacakların amatörler olduğunu unutmadan, mutfağın hem tasarruf edilen hem de zerafetlerin sergilendiği bir yer olduğu göz önüne alırak yazılmış. Her iyi yemek kitabı gibi, tuz miktarından çok daha fazlasını anlatıyor. Devamı »

“Gerçek Suç” devam ediyor

Perry Smith ve Richard “Dick” Hickock

Truman Capote‘nin en sevdiği içkinin Tornavida adlı kokteyl olduğunu, çalışırken de kahve, çay, sherry ve martini içtiğini öğrenmiştik. İçtiği kokteylin bile insanlar tarafından merak edilmesine yol açan ününü kazandıran Başka Sesler, Başka Odalar kitabının reklamına da klasiklerin klasik reklamları yazımızda yer vermiştik. Capote’yi Capote yapan ve Amerika dışında da tanınmasında büyük katkısı olan Soğukkanlılıkla kitabıyla ilgili çıkan son haber ise maalesef yeme içme alışkanlıkları kadar neşeli değil. Fakat bir yandan “gerçek suç” hikâyeleri yazan yazarın belli ki yaşasa çok ilgileneceği türden bir haber.Devamı »

Sadeleştirme: kolaylık mı ihanet mi?

HUSEYIN-RAHMI-GURPINAR__7876653_0Haftanın başında, Hüseyin Rahmi Gürpınar‘ın, romanının tefrikası devam ederken gazeteye yazdığı, “Hâlâ mı Yobazlar?” adlı sert eleştirisine yer vermiş, Hüseyin Rahmi eserlerinin bugüne dek hep sadeleştirilmiş baskılarla yayımlanmasından şikâyet etmiştik. Hüseyin Rahmi, ellinin üzerinde eseriyle Türk edebiyatının en önemli ve üretken isimlerinden biri. Ne yazık ki ölümünden sonra, eski yazıyla basılmış eserleri sadeleştirilerek çevrilmiş, yeni yazıyla tefrika edilmiş romanlarıyla öyküleri sadeleştirilerek kitaplaştırılmıştır. Hüseyin Rahmi’nin dilinin zorluğu yadsınamaz. Yine de bu kadar önemli bir yazarın kitaplarının aslına hiç ulaşamamak acı bir durumdu.

İşte bu noktada Everest Yayınları‘na teşekkürlerimizi iletmek gerekiyor. Yayınevi, son birkaç yıldır Hüseyin Rahmi külliyatını, orijinal metinleriyle yayımlamakta. Üstelik  Şıpsevdi, Mürebbiye gibi daha popüler eserlerin sadeleştirilmiş baskılarını da dileyene alternatif olarak sunmakta (sadeleştiren Sevengül Sönmez). Sadeleştirilmiş kitaplarla orijinal metinler birbirlerinden şık kapaklardaki renk farkıyla ayrılıyor.

Hüseyin Rahmi kitaplığını, gerektiği yerde yeni yazıya çeviren, “Hâlâ mı Yobazlar?” gibi ek metinlerle zenginleştiren ve genel olarak yayına hazırlayanlar, Emre Taylan ve Mustafa Çevikdoğan. Taylan, külliyatın dördüncü eseri olan Şıpsevdi‘nin girişine şu notu düşmüş:Devamı »

Dünya Kitap Yılın En İyileri Ödülleri 2012

Dünya Kitap‘ın yirmi yıldır düzenlediği Yılın En İyileri Ödülleri’nin 2012 kazananları açıklandı. Son senelerde kitap fuarı sırasında Tüyap’ta verilen ödüller bu sene 7 Aralık’ta yapılacak ayrı bir törenle sahiplerini bulacak. Her ay yayımlanan eserler arasından bir telif kitap, bir de çeviri kitap seçtikten sonra aralarından en iyileri belirleyen seçici kurul, Refik Durbaş, Doğan Hızlan, Semih Gümüş, Selim İleri, Deniz Kavukçuoğlu, İlknur Özdemir, Faruk Şüyün, Feyzan Top ve “Dünya Temsilcisi”nden oluşuyor. İşte Yılın En İyileri Ödülü’nün adayları ve kazananlar:Devamı »

2012 İstanbul Kitap Fuarı gözlemleri

Bugün, 31. Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’nın son günü. Sizlerle daha önce fuardaki indirimleri paylaşmış, gözlemlerimizi de bugün aktaracağımızı belirtmiştik. Naçizane fikir ve yorumlarımız şöyle:

* Geçtiğimiz yıllarda çok konuşuldu, önceki yazımızda da değindik ama tekrar söylemesek olmaz: Beylikdüzü’ndeki fuara gidip gelmesi çok zor. Bu yıl metrobüs Tüyap’a kadar gidiyor, bu en azından trafikte kalmama rahatlığı sağlıyor ama metrobüs yolculuğu kendi içinde bambaşka bir çile. Tüyap, kitap fuarını taşımayacağını net bir şekilde belirtmişti; bakalım seneye ulaşım konusunda herhangi bir gelişme yaşanacak mı…

* Bu kadar uzun mesafeler kat ettikten sonra insan fuarda olabildiğince uzun zaman geçirmek istiyor. Bu da dinlenme, yeme, içme, sigara gibi ihtiyaçların doğması anlamına geliyor. Fuarda görebildiğimiz kadar dinlenmeye ayrılan özel bölümler olmadığı gibi, yemekler ve içecekler de ancak havaalanı tarifeleriyle kıyaslanabilecek kadar pahalı. Şahsen biz yanımıza erzak alarak hareket ettik ama uygun fiyata kitap almaya gelen okurlara uygun fiyata yiyecek seçeneğinin sunulmaması en hafif deyimle ayıp.Devamı »

Tüyap İstanbul Kitap Fuarı’ndaki yayınevi indirimleri

31. Tüyap İstanbul Kitap Fuarı son hızıyla devam ediyor. Geçen yıllarda sık sık gündeme gelen uzaklık tartışmaları, özellikle de metrobüsün Tüyap’a kadar gitmesiyle bu yıl dinmiş görünüyor. Metrobüsle trafik derdi olmasa da, metrobüsün kendi çilesi var — biz yine de buradan Taksim’de yer alacak bir kitap fuarının hayalini kurduğumuzu belirtelim.

Bir yandan mesafe şikâyetleri azalırken, diğer yandan indirim yetersizliğinin gitgide daha fazla insanın dikkatini çektiğini görüyoruz (örnek ve örnek). Tüm kitap eklerinde boy boy stand numaraları, etkinlik programları yer alırken hangi yayınevinin ne kadar indirim yaptığının hiçbir yerde kayıtlı olmaması büyük bir eksiklik. Biz de geçen yıl fuardan kitap almaktansa, sonra daha ucuza alınacak kitapları not düşen okurlar olarak, bu yılki fuar ziyaretimizde sizlere bir yayınevi indirim listesi hazırladık.Devamı »

Donald Barthelme’den sınıfına okuma listesi

Postmodern edebiyatın, özellikle de öykü alanında öncülerinden sayılan Donald Barthelme, üniversite öğrencilerine “tavsiyeler” adı altında 81 kitaplık bir liste dağıtırmış. Kevin Moffett, üniversitenin son senesinde bir kopyasını elde etmeyi başardığı bu listeyi The Believer‘da paylaşıyor. Öğrencilerine kitapları belli bir sıra gütmeden, yalnızca okumalarını söylermiş Barthelme. Yazarın yaklaşımını da, önerdiği kitapları da, listeye kendi eserlerini koymayacak kadar mütevazı oluşunu da takdir ediyoruz. 2013’te, Türk yazarlar ekleyip eksikliğini giderdikten sonra listedeki tüm kitapları okumaya çalışma fikri aklımızı çelmedi değil.

Görselleri büyütmek için üstüne tıklamanız yeterli. Aşağıda, listedeki kitaplardan, sırasıyla Türkçede ulaşabileceklerinizi bulabilirsiniz. Barthelme’nin öyküleri ne yazık ki henüz çevrilmedi. Romanlarından Pamuk Prenses ise Hakan Toker çevirisiyle Siren Yayınları’nda.

Devamı »

The Casual Vacancy — şimdi sosyal medya çevirisiyle İspanyolcada

Evet, yanlış duymadınız. J. K. Rowling‘in, yetişkinler için yazdığı son kitabı The Casual Vacancy, hayranları tarafından kolektif bir çalışmayla İspanyolcaya çevrilmekte. Eğlence olsun diye değil, kitabın yayıncısı Salamandra, romanın çevirisini aceleye getirmek istemediğinden.

Aslında bu tür yüksek profil kitaplarda, telif haklarını alan diğer yayıncılara kitabın son hali, kitap yayımlanmadan dijital olarak gönderilir, böylece çeviri orijinal metinle aynı anda ya da orijinal metinden kısa bir süre sonra piyasaya sürülebilir. Ama The Casual Vacancy‘nin temsilcisi, korsan riskinin yüksek olduğunu iddia ettiği yerlere metni göndermeyi reddetmiş.

Sonuç olarak bazı ülkelerde çeviri süreci aceleyle “geçiştirilmeye” çalışılırken (Fince çevirmeni kitabı üç haftada bitirme sözü vermiş!), diğer ülkelerdeki yayıncılar, çeviri kitap yayımlarken izlenen normal yoldan şaşmıyorlar. İspanyolca yayıncılık yapan Salamandra da bunlardan biri.Devamı »

IMPAC Dublin 2013 aday adayları

Uluslararası IMPAC Dublin Edebiyat Ödülleri, bir Nobel ya da Man Booker Ödülü sayılmasa da, çeşitli ülkelerdeki kütüphaneler tarafından belirlenen “aday adayları” ve İngilizce çeviri olan uluslararası seçkileriyle bir okur olarak her zaman en eğlenceli bulduğumuz ödül olmuştur (zaten İrlandalıların edebiyat konusunda gerçekten özgün bir espri anlayışına sahip olduğu kanısındayız).

Yalnızca üç beş kitaptan oluşan finalistleri değil, uzun mu uzun aday listesi de açıklandığı için ayrı bir heyecanı oluyor ödülün. Yalnızca kazananı değil, son raunda kimlerin kalacağını da tahmin edebiliyor, hatta hırslıysanız jüriyle beraber tüm adayları okumaya çalışabiliyorsunuz. Tabii bu sonuncusu Türkçe okurları için tam mümkün değil. Nitekim kitapların yalnızca küçük bir bölümü Türkçede yayımlanmış durumda. Özellikle Doğan Kitap ve Domingo Yayıncılık, kitapları en çok aday gösterilen yayınevleri olarak dikkat çekiyor. Burada zamanlama da önemli — aday çıkartan Türkiye yayınevlerinin çeviri konusunda ellerini çabuk tuttuğu söylenebilir (yayıncılıkta ivediliğinDevamı »

Televizyondan kitaba – The Big Bang Theory

TV dizileri edebiyat göndermeleriyle, içinde geçtikleri dönemle, karakterlerin oynadıkları oyunlar, hatta yedikleri yemeklerle meraklı izleyiciyi okumaya sevk edebiliyorlar. Biz de meraklarımıza yenildik ve dizilerden yola çıkan okuma listeleri hazırlamaya karar verdik. Listeler dizilerle şahsi ilgilerimizin çekiştirdikleri yerlere gidiyorlar ve her zamanki gibi katkılarınıza açıklar.

Şu sıralar, yeni sezonuna bayıldığımız The Bing Bang Theory‘nin eski bölümlerine de göz atmaktayız. Dizinin sayısız bilim kurgu ve fantastik edebiyat göndermeleri yine ilgi alanlarımızın arasındaki bilim felsefesiyle de birleşince insanı okumaya sevk eden bir Amerikan TV dizisiyle karşı karşıya olduğumuzu kabul etmek durumunda kaldık.

Diziye yabancı olanlar için kısa bir özet geçelim: Biri kuramsal, diğeri deneysel fizikçi olan iki ev arkadaşı, Sheldon ve Leonard, aktris olmak için çabalayan, ekmeğiniyse garsonlukla kazanan genç bir komşunun hayatlarına girmesiyle Yıldız Savaşları, atomaltı parçacıklar ve bilgisayar oyunları arasında geçen yaşamlarının dışına çıkmak zorunda kalırlar. Onlara mühendis dostları Howard ve Hintli astrofizikçi Rajesh eşlik eder.

Dizi iki eksende ilerliyor. İlki, asosyal ama zeki bu dört erkeğin, sosyal ama bilim insanı olmayanlarla dünya karşısında çektikleri zorluklar (kendilerine sevgili bulamamaları, hatta birinin kadınların yanında fiziksel olarak konuşamaması, vb.) İkinci ve bizce daha orijinal olan eksense, “inek”liğin ötesinde, tamamen kendine özgü bir yer işgal eden Sheldon’ın tüm dünyaya karşı mücadelesi. Mühendisliği tamirat, biyolojiyi evcilik gibi gören bu adam, sosyal bilimlere neden bilim dendiğini kesinlikle anlamıyor. Kendisi için kuramsal fizik ilk, tek ve son nokta.Devamı »

2011’in en iyi 50 kitap kapağı

Design Observer, 50 Books/50 Covers (50 Kitap/50 Kapak) yarışmasının 2011 sonuçlarını açıkladı. Otuz beş kişilik bir jüri tarafından seçilen kapakların arasında dizi kapağı çalışmaları da var (en çok hoşumuza gidenlerin bunlar olduğunu itiraf etmeliyiz). Site, yarışmanın 2012 ayağı için başvuruları açmış bile. Kitabın İngilizcede yayımlanması gerekiyor ama hangi ülkede yayımlandığı fark etmiyor. Tüm katılım şartlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Türkiye’de Grafikerler Meslek Kuruluşu, her yıl düzenlediği Grafik Ürünler Sergisi‘nde kitap kapaklarına da ödül veriyor, Sabit Fikir de “Karne” bölümünde kitapların iç ve dış tasarımını değerlendiriyor ama bunlar dışında bildiğimiz bir kitap kapağı yarışması yok. Nitekim KitapKapak gibi kitap kapağı arşivleri de yeni yeni oluşuyor. Yayıncılık geçmişi yeknesak kapaklara dayanan, Can, Yapı Kredi gibi büyük yayınevlerinin tüm kitaplarının hâlâ aynı kapakla yayımlandığı, İletişim, Metis gibi köklü yayınevlerinde ancak diziden diziye değişen şablonların kullanıldığı Türkiye’de bu çok da şaşırtıcı sayılmaz. Devamı »

İskenderiye Kütüphanesi’nde skandal

Mısır’da İskenderiye Kütüphanesi (Bibliotheca Alexandrina) hem tarihi yıkılışı hem de yeniden yapılışıyla çok fazla gerilimi, savaşı ve çatışmayı kendi kurumsal özgeçmişi içerisinde özetleyebiliyor. En son olarak geçen sene şubat ayında Hüsnü Mübarek’in başkanlığına son veren halk ayaklanması sırasında gündeme gelmişti.

Takip edenler hatırlayacaktır, Kahire başta olmak üzere Mısır’ın büyük kentlerinin meydanlarını işgal eden halk, özellikle de gençler, buraları Mübarek gidene kadar geri vermeyi reddetmiş ve saldıran polis güçlerine karşı bu kamusal alanları korumuşlardı. Elbette Mübarek ve ekibi direnmeden gitmedi, zaten bir çoğu hâlâ gitmiş değil. Direnme çabalarının içinde parayla tuttukları “baltacı” olarak adlandırabilecek kentlerin en yoksul kesimlerinden getirilmiş insanlar vardı. Bu insanları düzenli devlet güçlerinin en azından Devamı »

Yazar, çevirmen ve editörlerden, hasta yatağında okunacak kitaplar

Yaz ayları, Türkçe yayıncılıkta durgun geçer. Çıkan kitap sayısı azalır, sonbaharda başlayacak fuar dönemi için enerji toplanır. Ama vatandaş tatilde okuyacak kitap arayışında olsa gerek ki, kitap ekleri ve gazeteler “şezlong kitapları” listeleriyle dolup taşar: yeni çıkanlar, tazeliğini koruyanlar, yazarların önerdikleri, eleştirmenlerin önerdikleri, kitap eki editörlerinin önerdikleri… Nedense kolay kitap arayışındadır insanlar, çok satanlar daha da çok satar, listelerde “hoş, hafif, akıcı” gibi özellikler ön plana çıkarılır.

Oysa diğer mevsimler öyle midir? Ceket kitapları, battaniye kitapları, şemsiye kitapları duyulmuş mudur hiç?

Eylülün başında grip olup güz aylarına hastalıklı bir giriş yaptığımızda, “hasta yatağında okunacak kitaplar” listesi arandık durduk. Hangi yazarlara, hangi kitaplara yönelmeliydik? Ama nafile, öyle bir liste yoktu. Flannery O’Connor, İsmet Özel ve Edgar Allan Poe’ya gitti elimiz ama kasvetli satırlara maruz kalan bünye daha da zayıf düşerken, bir yerlerde yanlış yaptığımızı hissettik ister istemez.

Hastalığı üstümüzden attıktan sonra aslında çözümün basit olduğunu fark ettik: Bu soruyu, işi bir şekilde kitap “yapmak” olanlara yöneltecektik. Yönelttik de. İşte huzurlarınızda, yazar, çevirmen ve editörlerden, hasta yatağında okunacak kitaplar.

——

//Selim İleri

Sevgili Koltukname, ben kendi deneyimlerimle yanıtlamak istiyorum. Özellikle mızmız nezlelerde, griplerde ilâçlardan fazla Hüseyin Rahmi‘nin ve Salâh Birsel‘in eserlerinin yararını gördüm. Hem hapşır, hem gül, hem sevinç, mutluluk duy. Salık veririm.Devamı »

Hobsbawm’un anısına: Yeni başlayanlar için Hobsbawm

Eric Hobsbawm 1 Ekim 2012 günü hayatını kaybetti. 95 yaşını bu sene kutlamıştı. Kendisi 20. yüzyılın, Aşırılıklar Çağı‘nın önde gelen tarihçilerinden, siyasetten uzak durmayı erdem sayabilen günümüz akademisinin en siyasi kişiliklerinden ve ayrıca en azından İngiltere’nin en bilinen kamusal aydınlarındandı. Komünist Parti üyeliğinden caz merakına, hayatının tüm öğeleri mesleği, mesleği hayatının tamamına yansımıştı. Bu bağlamda “teknik akademisyen” değildi ve çok zengin bir yelpaze yazdı ve konuştu. Arkasında ciddi bir külliyat Devamı »