Şampiyonların barok sofrası

Büyük koronun “The Champions!” nakaratını yüksek perdeden seslendirdiği o anı artık tüm dünya biliyor. Günümüz dünyasının ortalama insanları rock, pop, elektronik ya da güncel türleri takip etse de, barok dönemin büyük üstadı Georg Friedrich Händel’i, ismen değilse bile, tek bir eseri aracılığıyla tanımayan pek yok. O, UEFA Avrupa Futbol Şampiyonlar Ligi organizasyonunun resmi parçasının bestecisi.

90’lı yılların başında Şampiyonlar Ligi organizasyonu kurulurken, bu ligin alametifarikası olacak güçlü bir meoldi aranmaktaydı. İngiliz film müzisyeni Tony Britten, Händel’in eserlerinden neşeli bir parça Devamı »

Çiçek açmış Lili Marleen’in gölgesinde

Avrupa tarihi savaşlarla doludur, kimisi asırlarca süren savaşlara, tarihi düşmanlıklara sahne bir kıtadır bu yaşlı anakara. Ama tüm dünyayı da işin içine katarak yaşayacakları ve yaşatacakları en büyük acıları 20. yüzyıla saklamıştır Avrupalılar. Avrupa Birliği adlı siyasi bir cüceyi doğuracak o ateşten yıllar, sıradan insanların sıra dışı hikâyelerinin tarihe kaydedildiği yıllardır aynı zamanda. Lale Andersen, […]

Pop müziğe reklam ve sponsorlukların gölgesi düşerse

Steve Jobs, Björk‘ü bizzat cep telefonundan arayıp, Apple reklamlarında bazı parçalarını kullanmak istediğini ifade ederken, çok kesin bir “hayır” cevabı almayı muhtemelen beklemiyordu. Ama sonuç tam da böyle oldu. Jobs’u, dolayısıyla yüklü bir miktar parayı reddetmekte tereddüt etmeyen İzlandalı müzisyen, o günlerde, “Geri kafalı bir serseri olduğum için, ne bir şarkımı reklam müziği için veririm ne de bir turneme sponsor alırım. Bir reklam filminde kendi müziğini duymak, bir müzisyen için utanç verici,” diyerek radikal tavrını açıkça ifade ediyordu.

Ancak bu tavrını uzun süre devam ettirmesi mümkün olmadı. Reklam endüstrisinden ve sponsorluk mekanizmasından uzak kalmak, bugün sadece kişisel bir tercih olmaktan çıkmış durumda. Çünkü pek çok müzisyen için geleneksel kazanç kaynağı olan albüm satışları 2000’lerin Devamı »

Radyo efsanesi John Peel’in koleksiyonu internete aktarılıyor

Pamuk tüccarlığı, gazetecilik, 60’ların delikli kartlarıyla çalışan bilgisayarları üzerinde programcılık gibi envai çeşit işten sonra, bir ömür boyu sürecek radyoculuk hayatı, John Peel’i bir efsaneye dönüştürmüştü. Amerika, Dallas’ta başlayan ve 1967’den hayatını kaybettiği 2004 yılına kadar devam eden kariyerinde, kimler onun huzurunda müziğini icra etmedi ki ? Syd Barrett‘lı kadrosuyla Pink Floyd ve David Bowie, BBC Radio 1 kanalındaki “Top Gear” adlı programın ilk konuklarındandı.Devamı »

Punklar öldü mü, ıssız acun kaldı mı?

Sex Pistols 70’lerin en önemli müzikal fenomenlerinden biriydi. Solistleri John Lydon (Johnny Rotten sahne adıyla tanınırdı), türlü türlü çılgınlıklarıyla gerçek bir “punk” olarak bilinirdi. O yıllarda, muhafazakâr İngiltere’ye anarşi getirmek istediğini olur olmaz her yerde duyurur, kraliyet ailesine pek edepsiz kelimelerle dil uzatırdı. Bir zamanların cüretkâr ve sarkastik denilebilecek anti kahramanı, yaşı kemale erdiğinden olsa gerek, artık daha hassas ve duyarlı bir kişiye dönüşmüş.

NME dergisiyle yaptığı söyleşide, John Lydon, geçtiğimiz yaz İngiltere’yi birbirine katan isyancıların çıkarttığı olayların, çok daha kötülerinin habercisi olduğunu söyledi. Hükümetin durum karşısındaDevamı »

Galaksiler arası bir kayıp

90’ların sonlarında grunge etkisini artık yitirmişti; dünya gençliği, temelleri atılmış postmodern dünyada bunalımlı bir arayış içindeydi. Spice Girls Amerikan Müzik Ödülleri’ni kasıp kavurmaktayen, Britney Spears, erotik liseli figürüyle fenomen olmak üzere ilk albümünü yayınlamıştı ve yıllarca bir kadın ve bir erkekten oluştuğuna bizzat inandığım Modern Talking, tarihi bir hata yaparak tekrar birleşme kararı almıştı. Teknolojinin iyice belirleyici olduğu bu post-grunge dönemde, elektronica, neo-punk ve hip hop, genel beğeniden tatmin olmayan ve yeni bir yön arayan underground Devamı »

Yakalandın Bob!

New York’un prestijli sanat galerisi Gagosian Gallery, Bob Dylan’ın resim çalışmalarını geçtiğimiz eylül ayında sanat severlere The Asia Series (Asya Dizisi) adı altında sundu. Dylan, Çin, Japonya, Güney Kore ve Vietnam’a yaptığı seyahatlerine ait, kendi resimlerinden oluşan görsel bir ajanda oluşturmuştu. New York sanat camiasında elbette yer yerinden oynadı, zira söz konusu olan böyle kült bir karakterse, işlerin başka türlü yürümesi beklenemez. Serginin alt başlığı olarak, First hand depictions of people, street scenes, architecture and landscape (İnsanlar, sokak manzaraları, mimari ve doğanın ilk elden [elbette Dylan’ın elinden] anlatımı) seçilmişti. Ama söz konusu anlatımların ilk elden oldukları konusunda şüphelerin oluşması uzun sürmedi.Devamı »

50 yılın ardından hâlâ hızlı ve çılgın: Rolling Stones

Herkes bilir ki, rock yıldızı kolay olunmaz. Müzikal yetenek, yaratıcılık, sanatsal üretkenlik gereklidir mutlaka; ama bunlar, sizi bir rock efsanesi yapmak için yetmez. Gerçek bir efsane olmak için çılgın da olmanız şart. Çılgınlık konusunda bayraktar diyebileceğimiz Rolling Stones üyeleri, bu sene grubun kuruluşunun 50. yılını kutluyorlar. Biz de Rolling Stones’un 50. yılı şerefine, Stones tarihinden 10 çılgın hikâyeyi toparladık:Devamı »

Rap haber bülteniyle Putin’e muhalefet

“DinoMC47”, yeni bir teknolojik ürünün kod adı ya da yeni keşfedilen bir protein değil. Çoğunluğun düşündüğü ama ifade etmeye cesaret edemediği eleştirileri, ekranlarda argo bir dille seslendiren, genç bir Rus rap müzisyeninin lakabı. Haberlerden ve müzik kliplerinden oluşturduğu video kolajları aracılığıyla, Rapinfo adlı YouTube kanalından ve Facebook sayfasındanDevamı »

Stradivari kemanları o kadar da matah değilmiş

Efsanevi Stradivari kemanlarından birine sahip olmanın tüm keman sanatçılarının hayali olduğunu düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. En azından, müzisyenler test ettikleri kemanın bir Stradivari olduğunu bilmiyorlarlarsa, ona kolayca burun kıvırabiliyorlar. ABD Ulusal Bilim Akademisi mensubu araştırmacıların çalışmaları, Antonio Stradivari ya da Guarneri del Gesù gibi meşhur İtalyan ustalarının ürettiği enstrümanların, Devamı »

Avrupa aşırı sağının yeni oyuncağı rock müzik

Aşırı sağcı rock

Tüm kebapçılarda korku ve dehşet yayılır
Döner boğazında kursağına takılır kalır
Döner-Katili ansızın çıka gelir
Çünkü 9 dönerci leşi bize az gelir

Gigi und die braunen Stadtmusikanten adlı Alman rock grubunun Adolf Hitler lebt (Adolf Hitler Yaşıyor) albümündeki “dönerci cinayetleri” olarak bilinen ve 2000’li yıllara yayılmış vakalar dizisine gönderme yapan “Döner Killer” (Döner Katili) adlı parçasının yukardaki sözleri, oldukça ürkütücü. Daha ürkütücü olansa popüler müziğin giderek daha yoğun bir şekilde Devamı »

Beyazperdeye müzikal dublaj: Nirvana

Sinemada Nirvana (olsa)“Ailesi boşanmış çocukların gitar çalmasıyla başlayan akım” diye tarif edilen grunge‘ın fitilini ateşleyenler arasında en bilinenlerdendir Nirvana. Kurt Cobain‘in intiharına kadar devam eden müzikal geçmişindeki başarıları, onları bir efsane seviyesine getirmiş durumda. Bununla beraber, sinema sektörü, Nirvana şarkılarını filmlerde kullanmakta pek de istekli davranmamış. Ama Nirvana’sız bir sinemaya razı gelmeyen bir ekip, kendilerini seçtikleri filmlerin yönetmenleri yerine koyup, hangi sahnede Nirvana şarkısı kullanmak uygun düşerdi fikriyle bir liste hazırlamışlar. Buyrun listeye:Devamı »

Bach’ın obası Thomaner Korosu 800 yaşında

Thomaner Korosu

Rivayet odur ki, Dmitri Şostakoviç, kendisine yöneltilen en sevdiğiniz besteci kimdir sorusuna “Mozart,” yanıtını verir. Bu yanıtı beklemeyen soru sahibinin “Peki ya Bach?” diye üstelemesi üzerine, “O, müziktir,” der. İşte o Bach’ın “kantor” (solist ve ayinlerde org çalmakla görevli koro yöneticisi) unvanıyla üyesi olduğu Thomaner Korosu, 800. yaşını kutluyor.Devamı »

Springsteen dinlemek ırkçı yapar mı?

Bruce Springsteen, namı diğer “Boss” (Patron), cumhuriyetçilere karşı yürüttüğü kampanyalar, el altından işçi sendikalarına yaptığı yardımlar, “41 shots” gibi parçalarıyla polislerin elinde hayatın kaybeden kurbanların hikâyelerini Amerikan halkına duyurması gibi eylemlerle, siyasi konum sahibi müzisyenlerden biri olarak bilinir. Bu ihtiyar ama üretkenliğinden hiçbir şey yitirmeyen delikanlının, on yedinci stüdyo albümü albümü Wrecking Ball, 6 Mart’ta yayınlandı.

Wrecking Ball, İngiltere’de listelere 1 numaradan giren dokuzuncu Springsteen albümü oldu. Springsteen ve sevenleri açısından güzel bir gelişme. Ancak Daily Mail‘in yayımladığı bir haber patronun sinirlerini Devamı »

Borusan Flarmoni’den, “Komünist Manifesto”yu besteleyen adama selam

Erwin Schulhoff, 1942’de Wülzburg toplama kampında Nazilerin elinde son bulacak hayatı boyunca, geç romantik dönemden dadaizme kadar pek çok akımı bir potada erittiği özgün tarzıyla eserler veren bir besteciydi. Sosyalizme olan derin bağlılığı, onu (pek de başarılı bulunmayan) “Komünist Manifesto”yu bestelemeye kadar sürüklemişti. 20. yüzyıl klasik müziğinin bu ilgi çekici karakteri, maalesef hak ettiği alakayı diğer çağdaşlarına göre daha az alıyor da olsa, Borusan İstanbul Flarmoni Orkestrası (BIPO), iade-i itibar için elinden geleni yapıyor.

Music from the Machine Age (Makine Çağından Müzikler) adıyla kaydettiği yeni CD’sinde, Schulhoff’un egzotik “Ogelala” adlı süitinden bir kısma da yer veren Avusturyalı Sascha Goetzel yönetimindeki BIPO, bizzat Devamı »