Madonna dönerse, ıslık çalmasın

Bu aralar Madonna’nın politikacılarla arası pek iyi değil. Daha önce, bir konserinde Fransız aşırı sağcılarının lideri Marie Le Pen’i alnında gamalı haçla gösteren bir video yayınlamıştı. Bu kez de Rus kadın müzik grubu Pussy Riot ve eşcinseller için söyledikleri, bazı Rus politikacıların tepkisini çekti.

Daha önce Pussy Riot’un başına gelenleri aktarmıştık. Ancak Rusya’da baskılar bununla sınırlı değil. Petersburg’da mart ayında çıkan eşcinseller hakkındaki bir yasa uyarınca, eşcinsellik taraftarı olmak, duruma göre pedofiliyle denk olabilecek bir suç sayılmıştı. Madonna bu yasadan habersizDevamı »

Müzik kopyalamak neden domates ekmeye benzer

Daha önce GDO konusuna Yemek Kültürü başlığı altında değinmiş ve şöyle demiştik:

Gıda, sadece GDO konusuyla değil, tüm üretim ve tüketim ilişkileriyle birlikte siyasetin esas konularındandır.

Daha önce müzik paylaşmakla ilgili engeller üzerine de yazmıştık. Hem GDO konusuna olan bu merak ve Monsanto adlı GDO devi şirketin yaptıklarını bilmemiz, Boing Boing’de gördüğümüz yazıyı okumamızı kaçınmaz kıldı. Başlık şöyle: “Musicians on file-sharing, record industry as Monsanto” (Müzisyenler dosya paylaşımı ve müzik endüstrisinin Monsanto’ya benzemesi üzerine konuşuyor). Müzik endüstrisi neden Monsanto’ya benzetilsin?Devamı »

Google ve müzik endüstrisinin dansında yeni figürler

Google, pek çok kullanıcı için internete giriş kapısı. Bir arama motoru olarak yola çıkan Google, bünyesine eklediği işlevlerle bir imparatorluğa dönüştü. Şimdi müzik dünyasında da aktif bir rol oynamaya soyunuyor. The Guardian‘ın haberine göre, geçtiğimiz günlerde Google, arama sonuçlarından yasadışı dosya paylaşımına katkı sağlayan siteleri çıkaracağını açıklamıştı.Devamı »

Mitt Romney’ye İrlanda’dan protesto

ABD başkanlık seçimleri yaklaşmakta ve ABD kamuoyunu etkilemek üzere cumuriyetçiler ile demokratlar kıyasıya kapışmaktalar. Bilindiği üzere cumhuriyetçiler, Obama’nın karşısına, George W. Bush benzeri politikaları savunmakta olan Mitt Romney’yi çıkartmış durumda. Daha önce Megadeth’in lideri Dave Mustaine’in Obama ve Romney konusundaki görüşlerine yer vermiştik.

Mitt Romney’nin sert ve sağcı politikaları, kendisini başkan yapacak kadar oyu toplar mı kestirilmez, ama kendisine İrlanda’dan bile muhalefet gelmiş durumda.

Mitt Romney, cumhuriyetçilerin adayı olarak açıklandığı toplantıda, Thin Lizzy grubunun “The Boys Are Back In Town” adlı parçasınınDevamı »

Gün olur, alır başımı giderim

Efsanevi post-punk grubu Killing Joke, eylül ayında The Cult‘la birlikte beş konserlik bir İngiltere turnesine çıkacağını belirtmişti. Ancak işler beklendiği gibi gitmedi ve konser mekânları oldukça küçük kulüpler olarak belirlenince Killing Joke lideri, nevi şahsına münhasır karakter Jaz Coleman, grubunun turneden çekildiğini ilan etti. Bu sırada, The Cult’a da verip veriştirmeyi ihmal etmedi.

Ancak mevzu Coleman için kapanmamış olsa gerek, temmuz sonunda kendisi sırra kadem bastı. O günden beri kendisinden haber alınamıyor ve ulaşılamıyordu. Aslında endişelenmek için acele etmeye gerek olmayabilirdi, zira bu Coleman’ın ilk ortadan kayboluşu değil. 1982 yılında, Devamı »

Dave Mustaine Obama’dan neden tiksiniyor?

Megadeth, heavy metal dünyasının önemli gruplarından biri. Grubun kurucusu ve lideri Dave Mustaine de saygıdeğer bir müzisyen olarak tanınmakta. Ancak Mustaine’in yakın geçmişe kadar bilinmeyen yönü ise, oldukça koyu bir cumhuriyetçi olması ve şu andaki ABD başkanı Obama’dan hiç hazzetmemesi. Blabbermouth sitesine göre, Mustaine, geçtiğimiz günlerde Kanada’da yayınlanan bir televizyon programında, Obama’nın doğum sertifikasının sahte olduğunu ve ABD başkanının Amerika dışında bir yerlerde doğduğundan emin olduğunu da ifade etmiş.

Cumhuriyetçilere olan sevgisini geçtiğimiz şubat ayında bir müzik dergisine verdiği mülakatta da sergileyen ünlü müzisyen, cumhuriyetçilerin başkan adayı seçimine katılan Rick Santorum’u yere göğe konduramamış; diğer cumhuriyetçi aday adaylarına ise mesafeli durmuştu. Yine de herhangi bir cumhuriyetçiyi her şartta Obama’ya tercih edeceğini söylemekten de geriDevamı »

Mars’ta uyanmak için müzik listesi

NASA, Spirit ve Opportunity adlı araçlardan sonra, Curiosity adlı yeni robotunu geçtiğimiz ay Mars’a indirmeyi başardı. Curiosity, inişini kendi Twitter hesabından duyurdu ve o günden bu yana göreviyle ilgili bilgi ve izlenimlerini paylaşmaya devam ediyor. NASA, böylece pek sevdiği şekilde, yeni robotuna da bir kişilik vermiş oluyor.

Eric Blood adlı NASA çalışanının Reddit adlı tartışma platformunda verdiği bilgiye göre, Curosity’nin kendine ait bir müzik listesi bile var. Uzaktan kumandayla idare edilen Curosity’nin uyanmak içinDevamı »

Çölün sesine kulak verin

ABD’nin en ünlü TV komdeyenlerinden Stephen Colbert, geçtiğimiz kasım ayında Tinariwen adlı bir grubu programında konuk etti. Colbert, konuklarına, Mali’nin çölünde zengin bir müzik ortamı olup olmadığını sorduğunda, stüdyodaki izleyiciler kahkahalarına engel olamadılar. Anlaşılan çölde müzik icra edilmesi fikri onlara komik gelmişti. Grubun sözcüsü ve lideri Colbert’ın sorusuna “var” şeklinde, tek kelimeyle cevap verdi. Bunun üzerine Colbert, bir başka kahkaha tufanına yol açacak yeni bir soru sordu. TV on the Radio adlı Amerikalı grup, sık sık Tinariwen’le beraber çalıyordu. Colbert, onlara TV on the Radio adlı grubu, Amerika’ya gelmeden önce duyup duymadıklarını sordu.Devamı »

Dijital devrim sonrası müzik endüstrisinin halleri

20. yüzyılın sonlarında, topu topu beş büyük plak şirketi, üretim, pazarlama, halkla ilişkiler ve satış faaliyetlerinden oluşan müzik ticaretinin tamamına yakınını kontrol etmekteydi. Ama 1999 yılı, müzik dünyası ve müzik severler için bir milat oldu, teknoloji bu dünyaya ait paradigmayı toptan değiştirdi.

O sırada bu ters yüz edilişin farkında olanların sayısı ise çok azdı. Ama Napster şoku sonrasında, herkes değişimi algılamaya başlamıştı. Müzik, artık pahalı CD’ler üzerinde dağıtılan bir ürün olmaktan çıkmış, internet bağlantısı olan herkesin, yasal olmasa da veri paketleri gönderip alarak paylaşabildiği, bedelsiz bir meta haline gelmişti. Geçmişte müzik dünyasının en çok kazananlarından olan Metallica’nın, Napster’a açtığı dava bu konuda bir sembol olmuştu. Ancak sonuç değişmedi, devrim Devamı »

Bob Dylan’ın yalancısıyım

null

Bob Dylan, yaşamı boyunca sürekli gündemde kalan bir yıldız. Daha önce, açtığı sergideki resimlerin eski fotoğraflardan kopyalandığı iddiasıyla ilgili haberi aktarmıştık. Bu kez de bir gazeteci tarafından uydurulmuş ya da değiştirilmiş sözleriyle, Bob Dylan yine karşımızda.

Fitzgerald’ın 76 yıl önce reddettiği öyküsünü yeniden yayımlayacağını aktardığımız The New Yorker dergisi için çalışan Jonah Lehrer, geçtiğimiz günlerde, Imagine: How Creativity Works (Hayal et: yaratıcılık nasıl çalışır) adlı, yaratıcı zekâ hakkındaki kitabını yayımladı. Ve yayımlanmasından hemen sonra, Tablet adlı, Yahudilere yönelik sanat ve fikir dergisi,Devamı »

Rusya’daki “kuku isyanı” bastırılabilinecek mi ?

Onlara bir tür sanat gerillası demek mümkün. Cayırtılı gitarları, renkli kıyafetleri, maçlarda görmeye alıştığımız meşaleleri ve gürültülü müzikleri ve sivri dilleriyle, vatanları Rusya’nın ataerkil toplum yapısını ve maço tavırlarıyla bilinen Putin’i topa tutuyorlar. Fırsat buldukça bir araya geliyorlar, sayıları da bu yüzden beş ila on arası değişiyor. Kendilerine “Pussy Riot” (Kuku İsyanı) adını veriyorlar ve artık kanunla başları belada. Rus polisi, Pussy Riot üyelerinin üçünü soruşturma için gözaltına almış, diğerlerini de saklandıkları yerlerdeDevamı »

Woody Guthrie 100 yaşında

1940 yılının 23 Temmuz’unda, California’dan New York’a yeni gelmiş olan, 27 yaşındaki folk müzisyeni Woody Guthrie, Time Square’e yakın bir otel odasında oturmaktadır. Ülkeyi baştan başa geçerken, Rus göçmeni Irving Berlin‘in vatansever parçası “God Bless America” (Tanrı Amerika’yı kutsasın) her yerde duymuştur. Amerika’nın güzelliklerine övgüler düzen bu parça, Guthrie’nin gördüğü Amerika manzarasından, göçmen işçilerin sefaletinden oldukça farklıdır. Guthrie, “God Blessed America” (Tanrı Amerika’yı kutsadı) adını verdiği bir parçayı o otel odasında yazıverir ve beş yıl sonra ortaya çıkarmak üzere ortadan kaldırır. Beş yıl sonra parça farklı bir adla tanınacaktır: “This Land is Your Land” (Bu senin toprağın).Devamı »

Hip hop’un doğuşu ve yükselişi III: Yeni dünyanın ortak paydası

Hip hop, 90’lı yıllarda patlama yapıp, modern müzik türleri içinde sağlam bir yer edinmeyi başarmıştı. Ancak 2000’ler yaklaşırken, Amerikan hip hop dünyası, art arda gelen suç ve şiddet eylemleriyle sarsıldı. Önce Tupac Shakur, Mike Tyson’ın bir karşılaşmasından dönerken silahlı saldırıya uğradı ve yedi günlük hayat mücadelesini kaybetti. Hip hop dünyası şok ve yas içindeydi.

Bir yıl sonra, doğu yakasının bir başka önemli müzisyeni Notorious B.I.G., Los Angeles’ta halen çözülemeyen bir cinayete kurban gitti. B.I.G.’in Life After Death (Ölümden sonra hayat) adlı albümü, öldürülmesinden yalnıza birkaç gün sonra piyasaya çıkacak ve tüm zamanların en çok satan hip hop albümlerinden biri olacak; kadınlara yönelik şiddet içerikli sözleriyle tanınan B.I.G.’in dul eşi, ölümünün ardından kadına şiddet karşıtı eylemlerde boy gösterecekti.Devamı »

Başarının kanununu yazsam yeniden

Müziğin matematikle olan ilişkisi malumdur. Antik dönemden beri, sesin matematik ilkeleri araştırılmakta. Böylece formüller kullanarak seslerin, armonilerin, gamların tanımlanması yapılmaya çalışılıyor. Peki birileri listelerde başarı kazanacak bir beste yapmanın matematiksel formülünü bulduğunu söylese ne dersiniz ?

Bristol Üniversitesi’nden araştırmacılar, bir parçanın listelerde üst basamaklara erişip erişemeyeceğini önceden tahmin etmek üzere bir formül geliştirdiklerini iddia ediyorlar. Ancak zaman, insanların beğenilerini ve Devamı »

İsrail’deki Wagner vakası büyüyor

 

Geçtiğimiz ay, “İsrail’de bir Wagner vakası” başlığıyla, Tel Aviv’de sadece Rıchard Wagner eserlerinden oluşan bir klasik müzik konseri düzenlemek istendiğinden bahsetmiştik.

Tel Aviv’de düzenlenecek ve tabuları yıkacak konserin iptal edildiği haberi Alman basınına yansıdı. Haberlere göre, öncesinde bir sempozyumun da düzenleneceği konser, Tel Aviv Üniversitesi’nin daha önce verdiği izni geri almasıyla gerçekleşememiş.

Üniversitenin sözcüsü, Hitler’in en sevdiği besteci ve bir antisemitist olarak bilinen Wagner’in eserlerinin çalınmasına karşı çok şiddetli protestolar geldiğini ve bunlara kayıtsız kalamayacaklarını söylemiş. “Daha önce neden izin verdiniz?” sorusuna ise “Wagner eserleri çalınacağını bilmiyorduk,” diye yanıt vermiş. Doğrusu bir ay önceden biz bile biliyorken, üniversitenin bundanDevamı »

Hip hop’un doğuşu ve yükselişi II: Kültür endüstrisinin sinsi pençesinde

80’ler, Soğuk Savaş’ın toplumu muhafazakâr iktidarlara yönelttiği Amerika’da, siyahlar için hayatın zor olduğu yıllardı. İran’daki İslam devrimiyle ilgili olarak yaşadıkları oy kaybı, Demokratlar’ın iktidarı eski Hollywood yıldızı Cumhuriyetçi Ronald Reagan’a bırakmasına yol açmıştı. Reagen tipik bir muhafazakâr politikacıydı. Onun 80’lerin neredeyse tamamında sürecek ve koskoca doğu blokunun imhasıyla sonuçlanacak iktidar döneminde, büyük şirketlerin yıldızı parlayacak, devletin ihtiyaç sahiplerine doğrudan yardımları kesilecek, zenginler daha zengin, fakirler daha fakir olacaktı.Devamı »

Haftanın Eğlencesi: LEGO çılgınlığı II — albüm kapakları

brickthelp

Geçtiğimiz haftalarda LEGO çılgınlığının, LEGO parçalarından film sahneleri canlandırma şeklinde vücut buluşuna yer vermiştik (minimalist reklamlar ile mürekkepten sörf şekilleri de mevcut). Bugün de Aaron Savage‘ın, “Brick the LP” adlı, LEGO’dan albüm kapağı çalışmalarına göz atıyoruz. Liste epey uzun; tüm görseller için buraya buyurabilirsiniz.Devamı »

iTunes’un egemenliğine baş kaldıran asiler

Zamanın en büyük internet müzik marketinin sahibi Apple, müzisyenlerin albümlerindeki parçaların her birinin tek tek satılabilir olması konusunda oldukça ısrarcı. Bu ısrarı, müzik endüstrisinin diğer aktörleri tarafından da destekleniyor. Ancak AC/DC, bu konuda sert ve aksi bir tutum sergilemekte.

Grubun eserlerini iTunes üzerinde satmayı reddeden AC/DC önderi Angus Young, Telegraph gazetesine durumu “Biz single çıkartmıyoruz, albüm yapıyoruz,” diye açıklamış. Young’a göre, albümlerindeki tüm parçalar birbirine ait ve grup eğer iTunes’un istediği şekilde bir satış modeli uygulanırsa, ortaya çıkan durumun kendi müziklerini temsil etmeyeceğiniDevamı »

Hip hop’un doğuşu ve yükselişi I: Siyah bir isyandan satılabilir bir metaya dönüşürken

Aslında 70’lerin New York’unda siyahlar ve Güney Amerikalılar arasında şekillenen bir altkültür olan hip hop, günümüzde daha çok, kibarca söylemek gerekirse, mesaj kaygısı içermeyen sözleriyle ve şovenist video klipleriyle tanınan bir müzik türü olarak bilinir.

Batı Afrika yerlilerinin ritmik sözlerle hikâye anlatma geleneğinin, köle ticaretiyle 20. yüzyıl Amerika’sına kadar taşınmasının ardından hip hop, 60’ların sonunda Müslüman Afroamerikalılardan mürekkep Last Poets‘in davul ritmi üzerine kaydettikleri siyasi şiirlerden oluşan albümüyle güncel bir müzik türü olmaya doğru hareket etti. Bu henüz adı konmamış ve hip hop’a evrilecek müzik, ezilenlerin ve kapitalist Amerika’da kıt kanaat geçinenlerin gürleyen, fakat çok duyulmayan sesiydi.Devamı »

Uzun ömrün sırrı

Beach Boys, “Good Vibrations”, “California Dreamin’” ve “Surfin’ U.S.A.” gibi pop hitleriyle dolu başarılı bir geçmişe sahipti. 25. yıllarını kutlamak için 1986’da bir araya geldiklerinde, listelerde başarı kazanmış son parçalarının üzerinden on yıl geçmişti. Beach Boys, nostaljik anılar çağrıştıran bir gruba dönüşme tehlikesiyle karşı karşıyaydı.

Aynı yıl, Rolling Stones, ağır eleştiriler alan “Dirty Work” albümünü çıkartmıştı. Keith Richards, solo çalışmaları için grupla turneye çıkmayı reddeden Mick Jagger‘la kavgalıydı. Grubun dağılmak üzere olduğu söylentileriDevamı »