Gençlere ulaşmaya çalışırken ne yapacağını şaşıran Avrupa Birliği

Avrupa Birliği bu senenin birinci yarısında iki büyük tanıtım videosu skandalına imza attı. İkisinde de kadınlar ve birinde beyaz Avrupalı olmayan herkes tuhaf biçimlerde yansıtılıyor, açıkça cinsiyetçilik ve ayrımcılık yapılıyor. Özellikle de göçmenleri ve kadınları destekleyen çok renkli ve uyumlu Avrupa imajını pompalamaları için tasarlanan bu kısa tanıtım videolarının tam tersini yapıyor olmaları ironin sonu. Avrupa’nın, son yaşadığı krizin finansal kısmının yanı sıra ve onunla iç içe olarak siyasi bir kriz yaşadığı açık. Bu videoların arkasındaki mantığın kriz yaşamaması sürpriz olurdu, diyor veDevamı »

Yüce Google, zamanımızın Tantalos’unu cezalandırıyor

YouTube, hiç şüphesiz ki, video alanında en büyük ücretsiz hizmet sağlayıcı. Ama sadece vakit öldürmek isteyenler bu dev siteyi kullanmıyor; YouTube müzik severlerin de yoğun ilgisine mazhar olmakta. YouTube, sunucularında bulunan video kliplerinden kendi müzik listelerini hazırlayan, radyo ya da müzik kanalı gibi yayın yapan kullanıcılarla dolu. Ayrıca büyük küçük tüm müzik şirketleri, YouTube üzerinde kendi kliplerini yayınlatıyor, bu siteye bir dönemin MTV’si gibi yaklaşıyorlar. Ancak YouTube’un müzikseverler için oynadığı bu ulvi rol, telif hakları konusunda da bir büyük açık kapı anlamına geliyor. İhlallerle ilgili en ciddi sorunlardan biri, YouTube üzerindeki videoları, bizzat Devamı »

Bir sorum var Bay Friedman: Sizce sonumuz iyi olacak mı?

New York Times‘ın demirbaş yorumcularından üç Pulitzer ödüllü Thomas Friedman‘ın Ortadoğu’da son olaylar üzerine bazı yazdıkları ve genel olarak çoğu yazısı üzerine kendinden geçen(!) bir grup kişi çok güzel bir site başlatmış. “Mr. Friedman, could I ask you a question?” (Bay Friedman, size bir soru sorabilir miyim?) başlıklı farklı yazılar, çoğu zaman ilginç görsellerle birlikte siteye ekleniyor. Arabist sayesinde keşfettiğimizden beri her gün bakıyoruz. Aşağıda görebileceğiniz bazı örneklerdeki Friedman tavrı Devamı »

Tanışınız: Notonlyistanbul

İnternette beğenerek takip ettiğimiz siteleri tanıttığımız Tanışınız: köşemizde yine bağımlılık yapıcı bir oluşumla karşı karşıyayız. Notonlyistanbul, kendini “şehir yaşamı için bir video rehberi” olarak tanımlıyor. Bizse kısaca “şahane ötesi bir site” demeyi yeğliyoruz. “Hakkımızda” sayfalarındaki açıklama şöyle:

notonlyistanbul¸ İstanbul’un özgün mağazalarını¸ restoranlarını¸ kişisel bakım noktalarını bölge bölge tarar; İstanbul severlere aradıklarını kolayca bulabilecekleri bir video rehberi sunar.

notonlyistanbul¸ aynı zamanda İstanbul’un kent kültürünü yaratacak ve gittikçe büyüyecek bir video arşivini oluşturur. İstanbul’u bloggerlarla¸ sanatçılarla¸ tasarımcılarla¸ müzisyenlerle¸ İstanbullularla gezer; sevdikleri mekanları¸ durakları filme alır¸ yayınlar.Devamı »

Tanışınız: Drinkify

Tanışınız: köşesinde sevdiğimiz farklı siteleri tanıtıyoruz. Şu ana kadar filmlerin renklerini sergileyenlerden, natürmortlardan ilhamını alan yemek tariflerine kadar kesişen alanlardan örnekler sunduk. Bu Tanışınız: köşesinde yine bu tür bir melez işle karşınızdayız.

Söylediklerine göre alkol dolu 24 saat içinde @leyink@han ve @flaneur tarafından Music Hack Day Boston 2011‘de kurulan Drinkify‘a (serbest çevirmek gerekirse İçecekleştir, denilebilir), “Ben bu müziği dinliyorum, bunun yanında ne içsem, hatta ne kadar Devamı »

Tanışınız: Feasting on Art

Tanışınız: bölümümüzde bugüne dek –tesadüfen– sinemayla ilgili sitelerden örneklerle ilerlemiştik. Öte yandan Koltukname’de edebiyat ve yemek ilişkisine değindiğimiz, hatta tarifler verdiğimiz oldu. Şimdi de güçlerimizi birleştirip bu ilişkiyi resim üzerinden kuran Feasting on Art‘tan (Sanattan Ziyafet Çekmek) bahsetmek istiyoruz. Ünlü yemek magazini Saveur‘ün “Sites We Love” (Sevdiğimiz Siteler) arasında gösterdiği, üçüncü yılına giren Feasting on Art, hız kaybetmeyen, aksine kendini geliştirip güzelleştiren sitelerden. (Söylemeden geçmeyelim: Saveur 2012 Ödülleri açıklandı. En iyi seyahat blog‘larında Istanbul Eats, Yılın En İyi Yemek Yazısı ise Café Fernando‘nun Chez Panisse yazısı birinci  oldular).Devamı »

Haftanın Eğlencesi: Sosyal medyadan esinlenen bez ayakkabılar

Eğer sizler de bizim gibi bez ayakkabı ve internet âşığıysanız, Venezuelalı grafik tasarımcı Luman Bigott‘un Keds için tasarladığı bu ayakkabılara bayılacaksını! Ayakkabılar ne yazık ki henüz yalnızca tasarım aşamasında, ama kim bilir, belki yeterince ilgi gösterirsek hayat bulabilirler!

Wikipedia’nın da Twitter ve Facebook gibilerin yanında yer alması da oldukça ilginç. Gerçek bir ansiklopedi olarak kullanmaya o kadar alıştık ki, aslında içeriğini kullanıcıların yarattığını unutuyoruz… (Flavorwire aracılığıyla.)

Devamı »

Ülkemizi bombalamayacağınız için sağ olun!

Geçtiğimiz aylarda internette başlayan yeni bir kampanyadan söz etmiştik. “İranlılar, sizi seviyoruz!” adlı kampanyada İsrailliler ve Amerikalılar başta olmak üzere insanlar İranlılarını sevdiklerini ve ülkelerini asla bombalamayacaklarını söyleyerek fotoğraflarını Facebook gibi sosyal medya sitelerinde yayımlıyorlardı.

Kampanya konu üzerine daha detaylı konuşulmasına sebep oldu. Sajjad Savage  “Love Bomb” (Aşk bombası) başlıklı yazısında “We will never bomb your country” (Ülkenizi asla bombalamayacağız) ifadesinin aşk, sevgi dolu bir mesajda garip durduğunun üstünü çiziyor. Ayrıca bu kampanyanın İsrail’in Apartheid rejimini (Apartheid’da aşk üzerine buraya Devamı »

Yumuşak G

Ankara hareketleniyor. Daha önce, internetin en genç e-dergilerinden Ankaralı Zezine‘in ilk sayısını müjdelemiştik. (Burada Fatih Al’la yapılmış bol bol Ankara konuşulan bir söyleşi bulabilirsiniz.) Gittikçe grileşen Ankara’nın renkli e-dergisi oldu diye sevinirken geçen haftalarda Ğ‘yle tanıştık ve altbaşlıklarını pek beğendik: “Payitahtımızın merasiminden sıkılan bebelerin baloncuğu.”

Biraz daha alıntı alalım:Devamı »

SOPA gitti CISPA geldi

18 Ocak 2012’de internet Amerika kongresinde beklemekte olan  SOPA (Stop Online Piracy Act – Online Korsanları Durdurma Yasası) ve PIPA (Protect IP Act – IP’leri Koruma Yasası) yasa tasarılarını protesto etmişti. Korsanı engellemek adı altında internet özgürlüğünün kısıtlanacağı görüşünü savunan protestocular gerçekten etkilerini göstermeye başlamışlardı ve birçok senatör desteğini geri çekmişti.

Melville House’un haberine göre, kongreye bu sefer yeni bir yasa tasarısı sunulmuş. CISPA (Cyber Intelligence Sharing and Protection Act — Siber İstihbarat Paylaşımı ve Koruma Yasası), bu sefer korsan yayınlarla değil de, siber saldırılarla mücadele etmeyi amaçlıyor. CISPA, siber saldırı istihbaratının ABD hükümeti ile özel sektör arasında kullanılmasını zorlaştıran Devamı »

Yemesek de tweet mi etsek?

Sosyal medyanın nelere kadir olduğunu Koltukname’de ara ara tartışıyoruz.  Bir sosyal medya rehberi bile sunmuştuk. Yayıncıların okurla yeni ilişkiler kurmasından, ülke bazında sansüre kadar sosyal medyanın hem yeni olanaklar sağlayan bir yüzü hem de aslında var olan ilişkilere eklemlenen bir yüzü var. Bir de yarattığı kendi kültürü var. Özellikle yemek kültürü sosyal medyadan çok etkilenmişe benziyor. Organik gıdadan gurme lezzetlere, bütçelere uygun, hem de zengin bir mutfak kültüründen, farklı memleketlerin yemeklerini pişirmeye, yemek pişirme ve tatma konusunda internette bir patlama yaşandığı kesin. Bu Türkiye’ye de yansıdı elbette. Ben kaçırmışım ama aslında şu tarifi arar dururdum diyenlere Café Fernando‘nun Yemekosfer arama motorunu öneriyoruz. Buradaki yemek blog‘ları bazı kriterleri tamamladıktan sonra dahil Devamı »

Yayıncılıkta başarılı bir sosyal medya kullanımı örneği: Siren Yayınları

Hafta başında, internetin en genç e-dergilerinden Zezine’in yayımlandığını müjdelemiştik; bugün de Pinterest’in en yeni yayıncısına uzanıyoruz: Siren Yayınları!

Türkiye’de son dönemde yaşanan dijital yayıncılık gelişmeleri bir yana, yayıncılar uzun süredir internete taşınmış durumdalar. Elbette neredeyse istisnasız tüm yayınevlerinin iyi kötü bir internet siteleri var. Büyük yayınevlerinin hepsini, daha küçükçe olanların da çoğunu Twitter ile Facebook’ta bulmak mümkün. Buralarda kimileri hashtag‘ler başlatır, yarışmalar düzenlerken, kimileri yalnızca yeni çıkan kitaplarını giriyor, kimileri ise hiçbir şey yapmadan Devamı »

Rap haber bülteniyle Putin’e muhalefet

“DinoMC47”, yeni bir teknolojik ürünün kod adı ya da yeni keşfedilen bir protein değil. Çoğunluğun düşündüğü ama ifade etmeye cesaret edemediği eleştirileri, ekranlarda argo bir dille seslendiren, genç bir Rus rap müzisyeninin lakabı. Haberlerden ve müzik kliplerinden oluşturduğu video kolajları aracılığıyla, Rapinfo adlı YouTube kanalından ve Facebook sayfasındanDevamı »

Zezine: İnternetten ısrarla isteyin

Sosyal medya ve birkaç satırlık yazılarla geçen bu günlerde, haberlere ve insanlara bu kadar hızlı ve bu kadar renkli ulaşabilmek güzel. Güzel ama insan bazen ulaşmak değil de durup şaşırmak, bir daha bir daha okumak, hatta belki de ilham almak istiyor. Dergiler arada kalmışlığın en güzel ifadeleri. Ne bir kitap kadar talepkâr ne de bir başlık kadar uçucu. Hem saklanabilir hem atılıp satılabilir. Hatta belki insana yazı yazdırabilir mecralar.Devamı »

İranlı ninja — cümle içinde kullanınız!

Önce, size yakında tanıtmak için sabırsızlandığımız, Ortadoğu üzerine Ortadoğuluların yazıp çizdiği pek güzel bir İngilizce elektronik mecmua olan Jadaliyya‘da okuduk İranlı ninjaları. Sonra soL Portal “İran’ın Reuters’i yasakladı… ama galiba kimse ‘basın özgürlüğü’ diyemeyecek” adlı, konunun açıklama gerektirdiğini ta başlıktan belli eden bir yazı yayımladı. İyi de oldu. Peki tam ne oldu?Devamı »

Twitter yayınları tuvalet kâğıdında

Amerikalı vatandaşlar, tuvalette kitap yahut dergi yerine tuvalet kâğıdı okuma konusunda ısrarlarını sürdürüyorlar. Üstünde “günün kelimesi”, Bin Ladin’in resmi vb. birçok çılgınca/saçma şey olan tuvalet kâğıtları kullanma (ve bu uzun kelimeyi kısaltarak toilet paper yerine TP deme) alışkanlıkları eskilere dayanan Amerikalı dostlarımız, ocak ayında rapor ettiğimiz üzere en son Herman Melville’in başyapıtı olan Moby Dick‘in tamamını tuvalet kâğıdına daktilo edip 1000 dolara satmaya kalkışmıştı.Devamı »

Tanışınız: Bakınız

Tanışınız:‘da bundan önce moviebarcode ve hitRECord sitelerini tanıtmıştık. Şimdi bir kez daha sinema üzerinden gidiyor, fakat bu sefer Türkiye’ye uzanıyoruz. Eğer sinemayla ilgili seans saatinden daha fazlasını öğrenmek derdindeysiniz, üstelik bunu sadece festivaller gibi özel zamanlarda değil rutin olarak ve vizyondaki filmlerle ilgili olarak da dert edinenlerdenseniz, üstelik tüm bu bilgileri Türkçe almak istiyorsanız sizi hemen Bakınız‘a bakmaya davet ediyoruz.

Sinemayla ilgili haber ve yorum yazılarının ağırlıkta olduğu Bakınız, kategorilerinden de anlaşılacaı üzere içerik anlamında oldukça zengin bir site. Bizce Türkiye için özellikle önemli olan bir bölümü dizilerle ilgili yazılar. “Yabancı diziler” (en son Game of Thrones örneğinde gördüğümüz gibi) gittikçe kendi tartışma mecralarını yaratıyorlar. Ayrıca sayıca çoklar ama kalite hakkında insanın önden bir fikrinin olması zor olabiliyor. Bizim için Bakınız’ı diğer tüm mecralardan ayıran özelliklerinden biri, dizileri de tartışmaya açması. Kötüye kötü, eğlenceliye eğlenceli demekten çekinmiyor. Arada Türk dizilerini de sorguluyor ve sorgulatıyor olması da cilası! İlgilenenlere bkz. “Muhteşem Yüzyıl: Bir Kuma Hikayesi“.Devamı »

İranlılar, sizi seviyoruz!

Ortadoğu’da daha fazla çatışma, daha fazla savaş, tam da bugünlerde gittikçe ana akım medyanın kışkırtmakta bir sorun görmediği konular oldu. Suriye’ye askeri müdahaleden İran’a savaş açmaya kadar Batı’da ve bölgede medyanın önemli bir kısmı bütün bu savaş ve müdahale tehditlerinin devletlerin değil, halkların ilişkileri için ne anlama gelebileceğini düşünmeden yazıyor çiziyor. Bazı düşmanlıklar bir kere başlatıldı mı geri alınması ne kadar sürer kimse bilemez. Bazı düşmanlıklar geri döndürelemeyebilir…Devamı »

Simit üzerinden sosyal medya rehberi

Belki siz sosyal medya önüne ne çıkarırsa çıkarsın, Pinterest olsun Instagram olsun, geldiği gün geldiği gibi başa çıkabilenlerdensinizdir. Biz öyle değiliz. Sosyal medyanın gittikçe dallanıp budaklanan ve eskisine göre çok daha az sönerek kaybolan araçları arasında biz kayboluyoruz. Yalnız değiliz! Bizim gibi, “Her şeyi anladım ama bu en son çıkan x sosyal medya aracı Devamı »